Menzil Şeyhi Erol: Keşke laiklik olsaydı

Gazeteci Saygı Öztürk, Menzil Şeyhi Saki Erol ile röportaj gerçekleştirdi.

Gazeteci Saygı Öztürk, Menzil Şeyhi Saki Erol ile röportaj gerçekleştirdi.

"Menzil-Bir Tarikatın İki Yüzü" adlı kitabı için Menzil cemaati ile görüşmek üzere Adıyaman ve Eskişehir'e giden Öztürk, Erol'a bazı sorular yöneltti.

Öztürk-Erol görüşmesinin bazı detayları şu şekilde:

Kadrolaşma

"Beni, şeyhin yanına götürmek için Menzil Köyü Muhtarı Yücel Özkan ile Adıyamanlı iş insanı Erkan Çakmak geldi. Şeyh Saki Erol, gelmemden dolayı son derece memnun olduğunu, zaman zaman dini konularda gazeteci Ruşen Çakır'la sohbet ettiğini, ikinci görüştüğü gazetecinin de ben olduğumu söyledi. Tabii ki bu sözleri ve herkesin merak ettiği tarikatın içyüzüyle ilgili tepedeki isme sorular yöneltecek olmak beni de mutlu etmişti.”

Öztürk soruyor: “40'ı aşkın şirketiniz olduğu biliniyor. Neyiniz var?” Şeyh anlatmaya başlıyor: “ Semerkand Holdingimiz var, hastanemiz var, Semerkand TV var, radyo, dergi… O kadarını da bilmem yani tam altını, ne yapıyorlar filan. Kanunlar elverdiği müddetçe her ticareti yaparız. Bu ihale meselesine geliyorum. İhaleye de girdim ben, ama senin hakkının yenilmesine hayır. Senin programın daha iyiyse, buna rağmen ben aldıysam o haramdır. İşi liyakat sahibine, vatanına bağlı olana vermek lazım. Şimdi bazı bakanlıklarda kadrolaştığımız yazılıyor, söyleniyor. Şimdi sizinle tanıştık. Bu durumda benim sizin gazetenizde kadrom mu oldu? İnsanın arkadaşının, dostunun olması kadro mu şimdi?”

"Keşke laiklik olsaydı"

"Sağlık Bakanlığı'nı ele geçirdiklerine" dair söylemlere Erol şöyle yanıt veriyor:

“… Doğru, Recep Akdağ'ı tanıyorum. Buraya (Menzil'e) gelmiş gitmiş. Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsız bir insanı almışsa vallaha o doğru değildir. Bir genelleme yapıyorlar. Devlet işine baksın. Devlet devletliğini yapsın. Cemaat de cemaatliğini. Türkiye'de cemaatler sivil toplum örgütü gibi, herkes bir yere bağlıdır. Aşiret, cemaat vs… Batılılar gibi yürüyeceğiz ama yürüyemedik. Ortadoğu bu, aşiretsiz gitmez. Peygamber gelmiş. Yüzde 99 insanlık tarihi burada başlıyor. Almanya'daki insanları gördüm, sağına soluna bakmıyorlar. Resmen adamlar bizim dinimizi yaşıyor. Biz de onların dini gibi yaşıyoruz. Fransa da öyle. Gittim, devlet kiliseye bir şey yapmıyor. Keşke laiklik olsaydı. Devlet de kendine çekidüzen vermelidir.”

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberler Haberleri