İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın eski Başkanı David Barnea, Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılar sırasında kurumun gizli operasyonlarına ait görüntüleri kamuoyuyla paylaşmalarının arkasında İran'ın karşı istihbarat faaliyetlerini zorlaştırma stratejisinin bulunduğunu söyledi.
Barnea, görüntülerin yayınlanmasının ardından İran'da 21 bin kişinin gözaltına alındığını belirterek, bu sayede gerçek İsrail ajanlarıyla sıradan vatandaşların birbirinden ayırt edilmesinin güçleştiğini savundu.
The Jerusalem Post gazetesinin 25 Ekim'de yayınladığı habere göre Barnea, 22 Ekim'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Mossad'ın Haziran 2025'teki saldırıların ilk sabahında operasyon görüntülerini kurumun logosuyla birlikte yayınlamasının nedenlerinden birinin sahada görev yapan ajanları korumak olduğunu ifade etti.
Barnea, görüntülerin paylaşılmasının yalnızca Mossad'ın İran içerisindeki operasyonel kapasitesini göstermek amacı taşımadığını, aynı zamanda İran'ın karşı istihbarat birimlerini çok sayıda kişiyi gözaltına almaya yönelterek gerçek ajanların tespit edilmesini zorlaştırmayı hedeflediğini söyledi.
İran makamlarının çok sayıda kişiyi gözaltına almasını istediklerini belirten Barnea, "İran'da o kadar çok kişiyi tutuklamalarını istedik ki buğdayı samandan ayıramaz hale gelsinler ve sonunda herkesi serbest bırakmak zorunda kalsınlar" ifadelerini kullandı.
Barnea, operasyon sırasında İran makamlarının 21 bin kişiyi gözaltına aldığını söyledi. Çok sayıda kişinin aynı gerekçelerle yakalanmasının güvenlik birimlerinin gerçek ajanları tespit etmesini zorlaştırdığını savunan Barnea, "21 bin kişiyi gözaltına aldığınızda, bir veya iki ajan yakalamış olsanız bile sonunda onları serbest bırakmak zorunda kalırsınız. Çünkü herkes aynı şeyi söyleyecektir: Sokakta yürüyordum, arabamı kullanıyordum ve beni gözaltına aldılar" dedi.
Eski Mossad Başkanı, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanarak idam edilen bazı kişilerin Mossad ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını da öne sürdü.
Barnea, İran'da Mossad ajanı olmakla suçlanarak idam edilen bazı kişiler hakkında kendisine bilgi verildiğinde kim olduklarını sorguladığını belirterek, "Bana 'Biz de bilmiyoruz' diyorlar" ifadelerini kullandı.
İdam edilenlerden bazılarının Mossad için veya muhtemelen başka herhangi bir istihbarat kuruluşu için çalışmamış kişiler olduğunu söyleyen Barnea, bu kişilerin yanlışlıkla ajan olarak değerlendirildiğini savundu.
Parsi'den Barnea'nın açıklamalarına tepki
Barnea'nın kapalı bir toplantıda yaptığı açıklamalar, Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü Başkan Yardımcısı Trita Parsi'nin tepkisine yol açtı.
Parsi, Barnea'nın sözlerini İsrail'in Mossad ajanlarını korumak amacıyla sıradan İran vatandaşlarını bir araç olarak kullandığının itirafı olarak değerlendirdi.
Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Parsi, "İsrail'in özgürleştirmeyi hedeflediğini iddia ettiği binlerce insanı bilerek ve umursamazca tehlikeye attığını bundan daha açık biçimde itiraf eden bir açıklama bulmak nadirdir" ifadelerini kullandı.
İran'da 21 bin kişi gözaltına alınmıştı
İsrail, 13 Haziran 2025'te İran'a yönelik "Yükselen Aslan Operasyonu"nu başlatmıştı. İsrail saldırılarında İran'ın üst düzey askeri komutanları ve nükleer programıyla bağlantılı bilim adamlarını hedef alınmıştı.
İran'ın İsrail'e füze saldırılarıyla karşılık vermesinin ardından 12 gün süren çatışmalar, ateşkesle sona ermişti.
İsrail saldırılarının başladığı ilk sabah Mossad, İran içerisinde görev yapan ajanlarına ait olduğunu öne sürdüğü görüntüleri yayınlamıştı. Görüntülerde balistik füze sistemleri ve hava savunma unsurlarına yönelik operasyonlar yer alırken, operasyonlara katılan kişilerin yüzleri gizlenmişti.
İran polisi, 12 Ağustos 2025'te yaptığı açıklamada, 12 günlük çatışma sırasında yaklaşık 21 bin kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.
Reuters'ın haberine göre İran polisi sözcüsü Said Müntezer el Mehdi, gözaltıların halktan gelen ihbarlar ve artırılan güvenlik önlemleri sonucunda gerçekleştirildiğini açıklamıştı. Sözcü, kamuoyundan gelen ihbarların yüzde 41 arttığını belirtmişti.
İran polisi, gözaltına alınanlar arasında casusluk şüphesiyle 261 kişinin ve izinsiz görüntü çekmekle suçlanan 172 kişinin bulunduğunu bildirmişti. Ayrıca 2 bin 774 belgesiz göçmenin yakalandığı ve telefon incelemeleri sonucunda 30 özel güvenlik vakasının tespit edildiği açıklanmıştı. Ancak İran makamları, gözaltına alınan 21 bin kişinin kaçının daha sonra serbest bırakıldığına ilişkin bilgi paylaşmamıştı.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Eylül 2025'te yayınladıkları ortak açıklamada, İsrail ile çatışmaların başlamasından sonra İran'da 20 binden fazla kişinin gözaltına alındığını bildirmişti.
İki kuruluş, gözaltına alınanlar arasında gazetecilerin, insan hakları savunucularının, sosyal medya kullanıcılarının, etnik ve dini azınlık mensuplarının, muhaliflerin ve yabancı uyrukluların bulunduğunu belirtmişti.
İran makamları ise ülkedeki güvenlik operasyonlarının İsrail istihbaratının faaliyetlerine ve ülke içerisindeki işbirlikçilerine yönelik gerçek tehditlere karşı yürütüldüğünü savunuyor. Tahran yönetimi, Mossad'ı İran'da istihbarat toplamak, sabotaj eylemleri gerçekleştirmek ve askeri saldırılara yardımcı olmak üzere kişiler devşirmekle defalarca suçladı.
Kaynak: Mepa News, Middle East Eye