Muhammed Abdullah Hasan, 7 Nisan 1856 tarihinde, Somali'nin kuzeyindeki Haud bölgesinde yer alan Sacmadeeqa Vadisi'nde dünyaya geldi.
Ailesi ve hayatının ilk yılları
Ailesi kırsal bölgede yaşamını sürdüren, dindar bir aileydi. Baba tarafından kökeni Somali halkının Ogadin klanına, anne tarafından kökeni ise Somali halkının Dhulbahante klanına dayanıyordu.
Çocukluğu doğduğu bölgede geçti, zaman zaman ise akrabalarıyla birlikte liman kenti Berbera'yı ziyaret etti. 11 yaşına geldiğinde Kur'an-ı Kerim hafızlığını tamamladı. Devam eden yıllarda Harar, Mogadişu ve Sudan'daki farklı merkezlerde İslami eğitimini sürdürdü.
Hasan'ın çocukluk ve gençlik dönemi, Somali topraklarında Batılı sömürgecilerin faaliyetlerinin arttığı bir döneme rastladı. 1820'li yıllarda bölgede ilk olarak İngilizler etkinlik göstermeye başlamıştı. 1880'lerle birlikte Somali toprakları İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar ve Etiyopyalılar tarafından tamamen işgal edilecekti. Hasan, bu işgal sürecinin yaşandığı dönemde 30'lu yaşlardaydı ve ilim tahsiliyle meşguldü.
Hacca gitmesi ve dini görüşleri
Hasan, 1890'lı yılların başlarında hacca gitti. Hacda bulunduğu sırada, İslami ıslahat düşüncesini temel alan Salihiyye tarikatının kurucusu Abdusselam es Salih'in (1854-1919) fikirlerinden etkilendi.
Bu tarikatın kökenleri, İdrisiyye tarikatının kurucusu olan ve İslami ıslahat fikriyle öne çıkan Faslı alım Ahmed bin İdris'e (1760-1837) dayanıyordu. Ahmed bin İdris'in diğer talebeleri de, Batılı sömürgecilere karşı direniş düşünceleriyle öne çıkan kişilerdi. Bunlar arasında Kuzey Afrika'daki Senusi hareketinin liderleri ve Sumatra'daki Pedri hareketinin liderleri de yer alıyordu.
Hasan, Salih'in fikirleri doğrultusunda yanlış İslami uygulamaların ıslah edilmesi, yabancı işgalcilere karşı savaşılması ve İslam hukukunun uygulanması konularında karar kıldı.
1895'te Somali'ye döndükten sonra Berbera'ya yerleşen Hasan burada bir cami inşa etti. İngiliz sömürgecilere ve Hıristiyan misyonerlik faaliyetlerine karşı vaazlar vermeye başladı. Özellikle Somalili çocukların Hıristiyan yapılması girişimlerine şiddetle muhalefet etti. Bölgedeki yanlış dini uygulamaları, kat otu çiğneme ve tütün içme alışkanlıklarını eleştirdi. Hatalı gördüğü diğer dini liderlerle münazara ve tartışmalara girdi.
Sürgün edilmesi ve Derviş Hareketi'ni kurması
1897 yılında, girdiği bir münazara ve tartışmalar sebebiyle İngiliz yetkililer tarafından Berbera kentinden sürgün edildi.
Sürgün edilmesinin ardından Somali'nin kuzeyindeki iç bölgelere çekilen ve doğduğu topraklara geri dönen Hasan, Dhulbahante akrabalarının yanına gitti.
1899 yılında, İngiliz işgalcilere ve onlara karşı çıkmayan yerel dini gruplara karşı direniş amacıyla, Salihiyye tarikatının ilkelerine dayanan Derviş Hareketi'ni kurdu. İngiliz, İtalyan ve Etiyopya işgaline karşı fiilen bir savaş başlattı. Aynı zamanda bir şair olan Hasan, dilden dile yayılan ve bugün halen Somali halkının kültüründe önemli bir yeri olan birçok şiir kaleme aldı. Şiirlerini mücadelesinde etkin bir araç olarak kullandı.
Somali topraklarının ve İslam'ın yabancı Hıristiyanların saldırılarına karşı savunulması gerektiğini vurguladı. Bu mücadele daveti, özellikle sömürgecilerin dayattığı vergilerden, toprak gasplarından ve misyonerlik faaliyetlerinden rahatsızlık duyan yerel aşiretleri çevresinde topladı. Derviş Hareketi bölgede küçük çaplı bir devlet gibi hareket etti, bölgeyi İslam hukukuyla yönetti. Hareketin 20 bine ulaşan savaşçısı İngiliz, İtalyan ve Etiyopyalı güçlere karşı savaşmaya başladı.
Hasan'ın kurduğu danışma heyeti içerisinde Osmanlı Devleti'nden bir danışmanın da olduğu belirtilir. Osmanlı'dan destek gören Hasan, Osmanlı tarafından "Somali Halkının Emiri" olarak nitelendirilmiştir.
1901 yılında Etiyopya İmparatoru Menelik, Derviş Hareketi'ne karşı İngilizlerle ortak bir harekat düzenledi. İngiliz subayların komutasındaki 1500 Somalili asker ve 15 bin Etiyopya askeri, Hasan'ın güçlerine karşı saldırılara başladı. Bu saldırılarda Derviş Hareketi ağır kayıplar verse de direnişi sürdürdü. Özellikle 1909'daki saldırıları, İngilizleri iç bölgelerden çekilmeye zorladı. Saldırılarda birçok üst düzey İngiliz subay öldürüldü. İngilizler kendisini "Deli Molla" olarak anmaya başladı.
1909-1913 yılları arasında, Kuzey Somali'den Ogadin'e ve buradan da Güney Somali'ye kadar uzanan bölgede taştan kaleler inşa ettirdi. Bu kaleleri sömürgeci güçlere yönelik muharebelerde etkin olarak kullandı. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle İngilizlerin bölgedeki saldırıları da kesintiye uğradı.
Vefatı
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İngilizler, Somali'deki direnişi tamamen sona erdirmek için yeni saldırılar başlattı.
1920'nin başında İngilizler tarafından Derviş Hareketi'ne karşı yoğun hava saldırılarıyla desteklenen kapsamlı bir harekat başlatıldı. Somali topraklarında ağır bir darbe alan Derviş Hareketi, Etiyopya işgali altındaki Ogadin bölgesine çekilmek zorunda kaldı.
Ogadin'de de yerel klanların ve Etiyopyalı güçlerin Derviş Hareketi'ne yönelik saldırıları sürdü. Hasan ve beraberinde kalan yaklaşık 400 savaşçısı, 1920 yılının yaz mevsimi ortalarında Ogadin'in ortasındaki bölgelere çekildi. Ekim ayında, Şabel Nehri kıyısındaki Imi yerleşimi çevresine yerleştiler.
Burada kendilerine yönelik abluka sürdü. Devam eden günlerde Derviş Hareketi'nden geriye kalan savaşçıların tamamına yakını açlık, susuzluk ve hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetti. Hayatta kalan birkaç kişi ise dağıldı ve bölgeden ayrılmak durumunda kaldı.
Muhammed Abdullah Hasan, Mekke'den dönüşünün ardından başlattığı ve 25 yıl süren yoğun mücadelenin ardından, 21 Aralık 1920 günü 64 yaşındayken grip sebebiyle vefat etti. Mezarının Etiyopya'nın Ogadin bölgesindeki Imi kasabasına yakın olduğu belirtiliyor ancak tam konumu bilinmiyor.
Kaynak: Mepa News