Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin "çok iyi" seviyede olduğunu belirterek iki ülkenin önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye, savunmadan eğitime kadar birçok alanda stratejik işbirliğini geliştireceğini söyledi.
Yılmaz, Suriye merkezli "Suriye Şimdi" platformuna verdiği ve cuma günü yayınlanacağı belirtilen röportajda, Türkiye'nin Şam Büyükelçiliğinin dünyadaki en fazla diplomata sahip Türk büyükelçiliği olduğunu ifade etti. Yılmaz, bunun Ankara'nın Suriye'ye verdiği önemin göstergesi olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Suriye'deki devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması konusunda yakın işbirliği yürüttüğünü belirten Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir stratejik aşamaya girdiğini söyledi.
Yılmaz, ortak dosyaları takip etmek amacıyla çok sayıda komisyon oluşturulduğunu belirterek hedeflerinin Türkiye-Suriye ilişkilerini önümüzdeki 50 yıl boyunca bölgenin en güçlü ilişkilerinden biri haline getirmek olduğunu ifade etti.
Güvenlik ve askeri işbirliği
Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasında askeri alanda "çok büyük bir güven ilişkisi" bulunduğunu söyledi.
İki ülkenin silahlı kuvvetleri arasında yakın işbirliği yürütüldüğünü belirten Yılmaz, bunun göstergelerinden biri olarak Suriye ordusunun Türkiye'nin düzenlediği Efes tatbikatına katılmasını gösterdi.
Türkiye'nin iki yılda bir düzenlediği ve çok sayıda ülkeden binlerce askerin katıldığı Efes tatbikatına Suriye askerlerinin dahil olması, Ankara ile Şam arasındaki askeri ilişkilerin geliştiğinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Güvenlik işbirliğine de değinen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Suriye'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir" sözünü hatırlattı.
Büyükelçi, 8 Aralık 2024'ten önce Türkiye-Suriye sınırında insan kaçakçılığı, uyuşturucu, düzensiz göç ve terör gibi önemli güvenlik sorunlarının bulunduğunu, yeni yönetimin kurulmasının ardından bu sorunların ortadan kalktığını savundu.
Ankara'nın SDG yaklaşımı
Yılmaz, Türkiye'nin Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devletine entegrasyon sürecini yakından takip ettiğini ve desteklediğini belirtti.
Ankara'nın hedefinin SDG'yi "terör örgütü olarak tamamen tasfiye etmek" olduğunu söyleyen Yılmaz, entegrasyon sürecinin hızlandırılmasını istediklerini ifade etti.
Sürecin yavaş ilerlediğini belirten Yılmaz, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın da kısa süre önce sürecin yavaş ilerlediğini söylediğini hatırlattı.
Türkiye'nin Suriye ile terörle mücadelede ortak çıkarlara sahip olduğunu belirten Yılmaz, Ankara'nın Şam yönetimine bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.
Ticarette 10 milyar dolarlık hedef
Ekonomik ilişkiler konusunda da önemli hedefler açıklayan Yılmaz, mevcut Türkiye-Suriye ticaret hacminin iki ülkenin potansiyeliyle kıyaslandığında "hiçbir şey" seviyesinde olduğunu söyledi.
Ankara'nın orta vadeli hedefinin ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu belirten Yılmaz, bu rakamın geçici bir hedef olduğunu ve daha yüksek seviyelere ulaşılabileceğini ifade etti.
Bunun için iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması yapılması ve ortak sanayi bölgeleri kurulması planlanıyor.
Yılmaz, ortak sanayi bölgelerine ilişkin müzakerelerin bir süredir devam ettiğini ve önümüzdeki dönemde birden fazla serbest ticaret bölgesinin hızla kurulabileceğini söyledi.
Türk büyükelçi, yatırımların önündeki temel sorunlar arasında hukuki ve ticari altyapıdaki eksiklikleri, finansal yapıyı, Esad döneminden kalan bazı yasaları ve devam eden yaptırımları gösterdi.
Yılmaz'a göre Suriye'ye yönelik yaptırımların büyük bölümü kaldırılmış durumda. Ancak Suriye'nin "teröre destek veren devlet" olarak sınıflandırılması konusunda halen bir sorun bulunuyor.
Sınır kapıları yeniden hareketlenebilir
Türkiye ile Suriye arasındaki sınır kapılarının durumuna da değinen Yılmaz, bazı kapıların PKK bağlantılı grupların kontrolünde olması ve terör gerekçeleri nedeniyle kapatıldığını söyledi.
Büyükelçi, "terörden arındırılmış bir Suriye" hedefinin gerçekleşmesiyle sınır kapılarının kademeli olarak açılacağını belirterek, kapıların yaklaşık üç ay içerisinde aktif hale gelmesini beklediklerini ifade etti.
Türkiye'nin ayrıca Suriye'nin İdlib kentinde bir kuru liman projesi üzerinde çalıştığını belirten Yılmaz, girişimin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ticaret borsaları tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Projenin sınırdaki uzun bekleme süreleri, gümrük işlemleri ve taşımacılıktan kaynaklanan sorunları çözerek iki ülke arasındaki ticareti hızlandırmasının hedeflendiğini belirtti.
Ankara ve Şam'ın Lübnan yaklaşımı yakın
Lübnan'daki gelişmelere de değinen Yılmaz, Türkiye'nin Suriye ile bu konuda "neredeyse tamamen aynı görüşe" sahip olduğunu söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın Lübnan'a askeri müdahalede bulunmayacaklarını açıklamasını olumlu karşılayan Yılmaz, Türkiye'nin Lübnan'daki siyasi istikrarı desteklediğini belirtti.
Ankara'nın bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmesini istemediğini ifade eden Yılmaz, Suriye'nin Lübnan'daki gelişmelerden doğrudan etkilenen komşu bir ülke olması nedeniyle Şam'ın görüşünün önem taşıdığını söyledi.
Türkiye'nin Lübnan'da siyasi istikrarın sağlanmasına katkı sunacak her türlü desteği vermeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Suriye'de Türk Maarif okulları açılacak
Eğitim alanında da yeni bir anlaşma yapıldığını açıklayan Yılmaz, Türkiye ve Suriye eğitim bakanlıkları arasında Türk okullarının Suriye'de açılması konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.
Türk Maarif Vakfı okullarının ilk etapta Şam ve çevresinde açılması, daha sonra başka kentlere yayılması planlanıyor.
Kuzey Suriye'deki Türk okullarının ise Suriye mevzuatı çerçevesinde faaliyetlerini sürdüreceği belirtildi.
Yılmaz ayrıca Türkiye Dışişleri Bakanlığının, Suriye'ye dönen veya Türkiye'ye yeniden gelmek isteyen Suriyeliler için vize süreçlerinin kolaylaştırılması üzerinde çalıştığını söyledi.
Büyükelçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından bu konuda yeni adımlar atılacağını belirterek, Ankara'nın "yeni Türkiye ile yeni Suriye arasındaki ilişkiyi stratejik bir seviyeye taşımak" istediğini ifade etti.
Kaynak: Mepa News, Al Jazeera