Şam ile SDG arasındaki anlaşma Türkiye'ye stratejik bir kazanç sağladı

"Şara'nın SDG ile vardığı anlaşma Türkiye'nin ulusal güvenlik kaygılarını tatmin ederken PKK ile barış sürecinin önündeki bir engeli de kaldırmış oldu."

Ragıp Soylu | Middle East Eye | Tercüme: Mepa News

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye konusunda ABD'li üst düzey yetkililerle yaptığı bir dizi görüşmenin ardından Kasım ayında Washington'dan döndüğünde iyimserdi.

O sıralarda Ankara'da kapalı kapılar ardında yapılan bir toplantıda meslektaşlarına “Suriye konusunda Amerikalılarla tamamen aynı fikirdeyiz” dediği bildirildi.

Ahmed Şara'nın Beyaz Saray'a yaptığı ilk ziyareti gölgelememek için dikkatli davranan Fidan, Suriye Devlet Başkanı ile Donald Trump arasında Oval Ofis'te yapılan ikili görüşmeye sessizce katıldı. Daha sonra varlığı kabul edilse de resmi bir görüntü vermedi.

Fidan Washington'dayken Suriye Dışişleri Bakanı ve diğer üst düzey yetkililerin yanı sıra Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD elçileri Tom Barrack ve Steven Witkoff ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

Fidan toplantı sonrasında meslektaşlarına Amerikalılarla Suriye dosyasını “harita harita” incelediklerini, görüş alışverişinde bulunduklarını ve Türkiye'nin endişelerini nokta nokta ele aldıklarını ve sonunda kilit konularda net bir ortak anlayışa vardıklarını söyledi.

Bu mutabakat o zamandan beri sahada da kendini gösteriyor.

Bu ayın başlarında Suriye ordusu, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllardır elinde tuttuğu Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine bir operasyon başlattı. Şam, SDG'yi keskin nişancı ve havan ateşiyle sivilleri öldürmekle suçladı.

SDG'nin eleştirilerine rağmen ABD'li yetkililerin Suriye ordusunun ilerleyişini sessizce onaylaması, görüşmelere aşina kaynaklara göre SDG'nin uzlaşmaya direnmesi karşısında ABD'nin artan hayal kırıklığının bir işareti.

Kürtlerin liderliğindeki SDG uzun zamandır İslam Devleti (IŞİD) ile mücadelede ABD'nin kilit ortak güçlerinden biri ve 2015'ten bu yana Washington tarafından silahlandırılıyor, eğitiliyor ve finanse ediliyor.

Amerikan birlikleri, SDG'nin kontrolündeki kuzeydoğu Suriye'de, resmi olarak IŞİD'le mücadele misyonunu desteklemek ve SDG kontrolündeki kritik petrol sahalarını korumak için bir askeri üs ve karakol ağını sürdürmeye devam ediyor.

Uzmanlar Suriye ordusunun Washington'un zımni onayı olmadan SDG'ye saldıramayacağını düşünüyor.

Operasyon genişliyor

Ankara ise uzun süredir SDG'nin devlet kurumlarına entegre olmasını ve kamu binaları ile idari kontrolü Şam'a devretmesini öngören 10 Mart Anlaşması'na uyması için baskı yapıyor.

SDG liderleri ise bunun yerine federal ya da özerk bir modeli savunarak kendi öz yönetim yapılarını ve bağımsız bir emir komuta zincirini korumaya çalıştılar.

Yeni yıla kadar sonuçlanması beklenen müzakereler çıkmaza girdi ve bu durum, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile yürüttükleri barış süreciyle paralellikler gören Türk yetkilileri giderek daha fazla hayal kırıklığına uğrattı.

Suriye ordusu SDG ile Halep'te kalan birliklerini geri çekme konusunda anlaşmaya varınca dikkatini hızla doğuya çevirdi ve örgütü Fırat Nehri'nin batı yakasından çıkarma niyetini ilan etti.

Middle East Eye daha önce Washington'un Halep'teki tutumunu yineleyerek SDG'den nehir boyunca geri çekilmesini istediğini bildirmişti. Ancak grup bunu reddetti.

Suriye operasyonu kısa süre içinde çok daha geniş bir alana yayıldı.

Hükümet birlikleri Tabka yakınlarında ilerlerken, Arap aşiret savaşçıları Deyrizor ve Rakka'da SDG yönetimine karşı ayaklandı ve Kürt liderliğindeki yönetimi ayrımcılık ve sert yönetimle suçladı. Bunun üzerine Şara, Kürtlerin kültürel haklarını garanti altına alan bir başkanlık bildirisi yayınladı.

Bu olaylar boyunca ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı uluslararası koalisyon, düşük profilli devriyeler ve kontrollü sızıntılar dışında, SDG önemli ölçüde toprak kaybederken dahi bunu büyük ölçüde kenardan izledi.

Bu arada ABD elçisi Barrack, durumu istikrara kavuşturmak için son bir çaba olarak SDG komutanı Mazlum Abdi ve Iraklı Kürt liderlerle Erbil'de toplantılar düzenledi ve çoğunlukla Suriye hükümetinin sahadaki ilerlemesini görmezden geldi.

Geleneksel olarak Şam'ın toparlanmasına karşı çıkan birkaç ülkeden biri olan İsrail de buna sessiz kaldı. Suriye ve İsrail, ABD arabuluculuğunda Ocak ayı başında Paris'te bir gerilimi azaltma ve istihbarat paylaşımı mekanizması kurulması konusunda anlaşmıştı.

Günlerce süren çatışmaların ardından Pazar günü Barrack Şara ile bir araya geldi ve ardından yeni bir ateşkes anlaşması ilan etti. Anlaşma Türkiye'nin uzun süredir devam eden güvenlik endişelerini büyük ölçüde giderdi.

Ankara'nın ilk tepkisinde Dışişleri Bakanlığı anlaşmayı ihtiyatlı bir şekilde memnuniyetle karşılayarak “Suriye'nin istikrara kavuşmasına ve toprak bütünlüğünün korunmasına yardımcı olacağı” umudunu dile getirdi.

Ancak tam olarak uygulanması halinde anlaşma Ankara için stratejik bir zafer anlamına geliyor.

Anlaşmanın şartlarına göre SDG savaşçıları, güvenlik soruşturmalarının ardından Suriye'nin savunma ve içişleri bakanlıklarına ayrı ayrı entegre edilecek, böylece grubun özerk bir silahlı varlık olduğu fiilen ortadan kalkacak ve devletin güç tekeline sahip olduğu yeniden teyit edilecek.

Suriye'nin doğusundaki petrol ve gaz sahalarının kontrolü Şam'a geri dönecek ve SDG'nin ana gelir kaynağı kesilecek. Şara yönetiminin gelirlerin bir kısmını altyapı ve yerel kalkınma için Haseke'deki yerel yönetimlere tahsis etmesi bekleniyor.

Anlaşma ayrıca Deyrizor ve Rakka'yı doğrudan hükümetin kontrolüne verirken Kürtlerin çoğunlukta olduğu Haseke'deki tüm devlet kurumlarının merkezi otoriteye bağlanmasını öngörüyor.

SDG Haseke'de sadece iç güvenlik işlevlerini elinde tutacak ve sınır geçişlerini Suriye ordusuna devrederek Suriye birliklerinin Türkiye sınırını kontrol etmesinin önünü açacak ki bu Türkiye'nin kaçakçılığı ve sınır ötesi sızmaları engellemek için uzun süredir talep ettiği bir şeydi.

Son olarak anlaşmayla birlikte SDG, Suriyeli olmayan tüm PKK mensuplarını sınır dışı etmeyi taahhüt ediyor. SDG'de PKK'nın bir kolu olan Halk Savunma Birlikleri (YPG) hakim konumda.

İlerleme için bir şans

Türk yetkililer geçen hafta alışılmadık bir jestle SDG ile Irak'ın Kandil bölgesindeki PKK liderliği arasında bir ayrım yaparak Abdi'yi pragmatizmden dolayı överken PKK komutanlarını “maksimalist” tutumlarından dolayı eleştirdi.

Anlaşmanın uygulanması halinde, Türkiye'nin en büyük korkusu olan Suriye'nin kuzeyinde PKK'ya bağlı bir devletçiğin ortaya çıkması ihtimali ortadan kalkarken, Kürtlerin kültürel hakları korunacak ve Haseke'de Kürt bir vali ve toplum güçleri altında sınırlı bir yerel özerklik tanınacak.

Anlaşma aynı zamanda İsrail'in SDG üzerindeki etkisini de zayıflatıyor ki SDG son aylarda söylemde ve gayrı resmi temaslarda İsrail güvenlik ağlarına yakınlaşmıştı.

Belki de en önemlisi, anlaşmanın başarılı bir şekilde uygulanması Türkiye'nin PKK ile yürüttüğü barış sürecindeki son engeli de ortadan kaldırabilir.

İki yıldır süren müzakerelere rağmen Ocak ayında TBMM, Suriye konusundaki anlaşmazlık nedeniyle PKK savaşçılarının cezalarını askıya alacak ya da kısmi af getirecek bir yasa tasarısı sunamadı.

Türkiye, ilerlemeden önce SDG'nin entegrasyonunda somut ilerleme görmekte ısrar ederken, Kandil'deki PKK liderleri Suriye'nin kuzeydoğusundaki kontrolü bırakmayı reddederek burayı daha geniş Kürt hareketinin en değerli parçası olarak gördüler.

Bunun sonucunda birçok PKK üyesi teslim olmayı ya da dağdaki üslerini terk etmeyi erteledi.

Suriye dosyasının büyük ölçüde çözüme kavuşmasıyla birlikte Ankara ve PKK silahsızlanma ve yeniden entegrasyon görüşmelerini yeniden başlatabilir. Sürece yakın kaynaklar bunu daha ileri siyasi adımların izleyebileceğine inanıyor.

Bu gelişme, Suriye konusunda ikircikli ama nihayetinde uzlaşmacı bir tavır takınan ve sürekli olarak uzlaşma ve barış çağrısı yapan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da elini güçlendirdi.

Şimdi Kandil yönetiminin onun fesih çağrısına kulak vermekten başka seçeneği yok gibi görünüyor.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Analiz Haberleri