Savaşın 7 yılı: Suriye rejiminin zırhlı araç kaybının raporu

Her ne kadar Esed rejimi şu anda savaşı kazanıyor gibi görünse de, söz konusu kayıpların normal bir şekilde telafi edilemeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

7 yıllık savaş boyunca Suriye rejimi ordusu, yerel muhaliflerden yabancı gönüllülere kadar çeşitli güçlere karşı bir savaş yürüttü. Rejimin savaştığı bu savaşçılar genellikle hafif silahlarla silahlanmıştı.

Bu çatışmalara ilişkin açık kaynaklara dayanarak, Esed rejimi ordusunun askeri araç kayıplarının izini sürmek mümkün. Bilindiği gibi Suriye rejimi ordusu savaştan önce dünyada en çok tanka sahip olan 6. orduydu.

İnternette paylaşılan fotoğraflar ve videolar gibi görsel delillerle izlenen askeri araç kayıplarını tahlil etmeden önce, söz konusu bilgiyi toplama şekli açıklanacak. Ve bu makale, neden rejim ordusunun bu denli fazla zırhlı araç kaybettiği meselesi tartışılarak son bulacak.

İsrail sınırına yakın bir bölgede rejime ait bir tank, ikinci nesil Sovyet ana savaş tankı T-72 AV.

Suriye rejimi ordusu zırhlı araçlarına dair genel bilgi

Suriye iç savaşında rejiminin zırhlı araç kayıplarının kapsamını anlamak için, söz konusu ordunun savaş öncesi tarihini kısaca tartışmak önem arzediyor.

On yıllardır Esed rejimi ordusunun iki ana görevi oldu. İlki bu ordunun Esed rejimi için iç güvenliği sağlama vazifesi.

İkincisi ise, çok tartışılmakta ve bölgedeki çoğu insan tarafından reddedilmekle beraber, İsrail'e karşı hücum ve savunma savaşlarını verebilecek düzeyde olması iddiasıydı.

Esed rejiminin bu ikinci iddiası, rejim ordusunun oldukça fazla sayıda tank, zırhlı personel taşıyıcı ve piyadeler için anti tank silahları ile donanmasına yol açtı. Bir İsrail saldırısı endişesiyle Suriye rejimi ordusunun silahları ve ekipmanları, Suriye'nin tüm illerinde birçok askeri üsse yayılmış durumdaydı. Öyle ki Suriye adeta bir askeri üsler ağı ile donanmış haldeydi. Üslerin çok büyük bir kısmı Şam ve Dera’a illerinde İsrail sınırına yakın bölgelerde kurulmuştu.

2011 yılında Suriye İç Savaşı başlamadan önce, rejimin zırhlı araçlarına dair rakamlar şu şekildeydi: (Bu rakamlar yaklaşık rakamlardır.)

Tanklar
T-55: 2,000
T-62: 1,000
T-72: 1,500

Zırhlı Personel Taşıyıcılar
BMP-1: 2,000
BMP-2: 1,00

Zırhlı Destek Araçları
BVP-1 AMB-S: 100
ZSU-23-4 “Şilka”: 400
Zırhlı kurtarma araçları: 130
Kundağı motorlu top
2S1 Gvozdika: 300
2S3 Akatsiya: 100

Not: Savaş öncesi Esed rejiminin zırhlı araçlarına dair rakamlar en üst noktadan baz alınmıştır. Bazı zırhlı araçlar savaştan önceki yıllarda kaybolmuş, bir kısmı da operasyonel niteliğini yitirmiştir.

Savaş devam ederken Esed rejimi Rusya'dan birçok zırhlı araç daha almıştır. Araçlar arasında Rusya'nın en modern tanklarından sayılan T-90 tankları da bulunmaktadır.

Söz konusu çalışmada kullanılan, özellikle muhaliflerin yayınladığı videolar bu tarz çalışmaların en önemli kaynaklarındadı. Ancak YouTube'un “aşırıcılık ile mücadele” kapsamında söz konusu videoları silmesi belli bir tarihten sonra bu çalışmaları zorlaştırdı. Bu sebeple Suriye iç savaşında belgeleyen birçok fotoğraf ve video sonsuza dek kayboldu.

Yine de YouTube bu verileri toplamak için en büyük kaynak niteliğinde, 2015 yılının sonlarına kadar YouTube'da videoların tamamı bulunabiliyordu.

Bir başka bilgi kaynağı da Lost Armour adlı internet sitesi, ki bu internet sitesinin verdiği linklerin çoğu kaldırılmış YouTube videolarına ait. Fakat Esed rejiminin bazı zırhlı araç kayıpları bu sitede kendine yer bulamamış.

Bu ve diğer kaynakların aranması toplamda şöyle bir veri arşivi ortaya çıkardı: 102 gigabyte boyutunda 3853 dosya, ki bunların yüzde 85'i, toplamı 100 saati aşan videolar.

Yukarıda da belirtildiği gibi bu yazı sadece görsel delili olan zırhlı araç kayıplarını içeriyor. Bu nedenle birçok zırhlı araç kaybının da listelenmemiş olacağı unutulmamalı.

Araç kaybı ya ağır şekilde zarar görme, ya imha edilme, yahut muhalifler tarafından ele geçirilme anlamına geliyor. Eğer video kaydında tankın hangi tür olduğu tam olarak belirlenemiyorsa bu bilinmeyen tipte tank olarak listede kendisine yer buluyor.

BMP-2’ler ve BVP-1’ler Şam ilinin dışında oldukça nadir görüldüğü ve zaten rejimin elinde çok az sayıda bulunduğu için, eğer net bir veri yoksa bunlar da BMP-1 olarak sayıldı.

Aynı tankları iki kez saymamak içinde bir takım önlemler alındı. Videolarda görülen aynı tanklar listeye bir kere eklendi.

2011 yılındaki zırhlı araç kayıpları

Suriye’de prostestoların ilk zamanların ağır dozda şiddet daha çok tek taraflıydı ve rejimin göstericilere ateş açması şeklinde cereyan ediyordu. Fakat zamanla göstericilerin silahlanması ve ordudan kopmaların yaşanması, ilk olarak daha zayıf zırhları olan BMP-1 tarzı araçların hedef alınması neticesini doğurdu.

Bu yılda rejim toplam 20 zırhlı araç kaybetti. Bunlardan bir tanesi türü belirlenemeyen bir tank iken, geriye kalan 19 zırhlı araç uçaksavar,piyade savaş aracı ve zırhlı personel taşıyıcılardan oluşuyor. Zırhlı araçlara yönelik saldırıların çoğu yılın sonunda gerçekleşmiş.

Bir muhalif savaşçı rejime ait BMP zırhlı aracı RPG ile hedef alıyor. Humus, 13 Aralık 2011.

2012 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2012 yılında çatışmayı durdurmak için girişimler ve bazı ateşkesler yaşandı. Ateşkesin çoğu yerde uygulanmamasına rağmen yine de bu girişimler genel olarak şiddeti ve bu doğrultuda da rejim ordusunun zırhlı araç kayıplarını düşürdü. Bu dönem 2012 yılı Mayıs ayında Beyda ve Banyas katliamları gerçekleşene kadar görece olarak sakin bir dönemdi. Ancak bu katliamların ardından muhalif güçler ateşkesi sona erdirmeyi ve rejime yönelik saldırılar gerçekleştirmeyi kararlaştırdı. Bu saldırıların ardından rejimin zırhlı araç kayıpları oldukça fazlaydı. Öyle ki aylık ortalama 70 zırhlı araç muhaliflerce tahrip edildi.

Muhaliflerin bu aşamada sadece hafif silahlara sahip olmasına rağmen böylesi yüksek bir zırhlı araç tahrip oranı elde etmesinin nedeni rejim ordusunun zayıf taktikleri, muhaliflerin korunmasız rejim mevkilerine yönelik önemli ölçüde hazırlık yapılarak düzenlediği saldırılar ve henüz cephe hatlarının tertip edilmemesi gösterilebilir. Bu aşamadan sonra rejim güçleri savunmasının mümkün olmadığı bölgeleri terk ederek ana merkezlere geri çekilme eğilimi göstermişti. Esed rejimi güçleri 2012 yılında toplam 393 zırhlı araç kaybetti. Bu zırhlı araçların yarısından fazlasını tanklar, yarısına yakınını da zırhlı personel taşıyıcılar ve uçaksavar araçları oluşturdu. Tahrip edilen tankların büyük bir çoğunluğu T-72 tanklarıydı. Bu yıldan yansıyan rakamlara göre, Beyda ve Banyas katliamlarının yaşandığı ayları takip eden yaz aylarında rejiminin zırhlı araç kayıtparı doruğa ulaştı.

Dera’a’da muhaliflerce ele geçrilmiş ZSU-23-4 Şilka’lar, 16 Aralık 2013.

2013 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2013 yılında cephe hatları zamanla ayrışmaya ve net olarak oturmaya başladı. Bu nedenle her iki tarafın da daha organize ve daha planlı saldırılar gerçekleştirmesi gerekliliği doğdu.

Bu aşamada muhalif güçler anti-tank saldırıları konusunda ciddi tecrübe edindi ve ciddi miktarda güdümlü tanksavar füzesi ele geçirdi. Bu da onlara, zaten oldukça zayıf derecede korunan rejim üslerini ele geçirmesi olanağı sağladı. Yine bu aşamada muhalifler de zırhlı araçlar kullanmaya başladı. Bu tarihlerde rejimin, muhaliflerin kontrolündeki yerleşim alanlarına çok az piyade desteğiyle çok sayıda tank göndermesi, zırhlı araç kaybının hem imha edilme hem de muhaliflerce ele geçirme bakımından artmasına yol açtı.

2013 yılında Esed rejimi güçlerinin toplam 435 zırhlı araç kaybettiği belgelendi. Yine bu zırhlı araçlar arasında 150'ye yakın zırhlı personel taşıyıcı ve hafif zırhlı araç olduğu gözlenirken, bu sayının yaklaşık 3 katı ise tank kaybı yaşadığı ifade edildi.

Başkent Şam’daki Kabun’da tahrip edilen bir T-72, 6 Ağustos 2013.

2014 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2014 yılı muhalif güçler ve IŞİD arasındaki geniş çaplı çatışmalarla başladı. Bu çatışmalar, adam ve silah gücünün odağını Esed rejimi güçlerinden uzaklaştırdı. Bu da her ay yaklaşık bir düzine zırhlı aracın Esed rejimi elinde kalmasına ve tahrip edilmemesine sebep oldu.

Muhalifler ve IŞİD arasındaki cephe hatları soğuduktan ve sabit kaldıktan sonra IŞİD'in de muhalif grupların da odağı rejime döndü ve özellikleri rejimin üslerinden çok sayıda silah ve zırhlı araç ele geçirildi.

IŞİD’in Rakka’daki 93. Tugay’ı alması  sonrası ele geçirilen T-55 tanklar. Fotoğraf 7 Ağustos 2014’te paylaşıldı.

2014 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında IŞİD, Rakka ilinde rejime ait oldukça büyük askeri üslerde kontrol sağladı. Bu üslerde ve belli başlı önemli gaz yataklarında rejime ait çok sayıda tank ve zırhlı araç ele geçirilmişti. Aralık ayında da muhalif güçler, İdlib ilinde rejim elindeki Vadi ed Deif üssünün düşmesi ile sonuçlanan oldukça büyük saldırılar gerçekleştirdi. Özellikle Vadi ed Deif askeri üssüne düzenlenen saldırıda yaklaşık 30 tank ve zırhlı araç ele geçirilmiştir.

İdlib ilinde Vadi ed Deif üssünde ele geçirilen 2 T-62 tankı, 15 Aralık 2014.

Muhaliflerin rejimin zırhlı araçlarına karşı en büyük kozlarından biri güdümlü anti tank füzeleri, fakat 2014 yılına kadar muhalifler bu füzelerden oldukça az sayıda elinde bulunduruyordu, ve bunlar da sadece rejim güçlerinden ele geçirdiklerinden ibaretti.

TOW füzeleri kullanma yeteneğiyle bilinen Ebu Hamza isimli bir ÖSO savaşçısı, 2015’in başları.

Fakat bu, 2014 yılının ilkbaharında Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiklerine muhalifleri anti tank füzeleri ile silahlandırmasına müsaade etmesi ile bir değişim izledi. Bölgede bazı gruplar TOW gibi anti tank silahları silahlarıyla desteklendi. İlk olarak ABD'nin tespit ettiği gruplara verilen bu silahlar daha sonra zamanla başka muhalif grupların da eline geçti. Güdümlü anti tank füzeleri, Suriye Savaşı'nda bir dönem savaşın seyrini muhalifler lehine olacak şekilde ciddi bir biçimde değiştirmişti.

Muhaliflerce Dera’a’da ele geçirilen bir BVP-1 AMB-S, 1 Şubat 2014.

2014 yılında Esed rejiminin zırhlı araç kayıplarında bir önceki yıla göre bir düşüş yaşandı. Bunun nedeni de yukarıda belirtildiği gibi muhalif güçler ile IŞİD arasında yaşanan çatışmalardı. Bu yıl 294 zırhlı araç tahrip edildi, bunların 200'e yakını tanklardan oluşuyordu. Muhalifler ve IŞİD arasında çatışmaların yaşandığı yılan ilk aylarında rejimin kaybettiği zırhlı araçların sayısı görece olarak düşükken, yılın sonlarına doğru bu sayılar artış gösterdi.

Dera’a’ya yakın Deyr el Adas’ta tahrip edilen bir T-71, 1 Ekim 2014.

2015 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2015 yılının ilk 9 ayında Esed rejimi güçleri oldukça ağır kayıplar yaşadı. Şubat ayının sonundan başlayarak muhalif güçler Fetih Ordusu olarak bilinen ittifakla kuvvetlerini bir araya getirdi. Fetih Ordusu İdlib ilinde büyük ve oldukça iyi planlanmış bir saldırı başlattı. Söz konusu operasyonda muhalifler oldukça fazla miktarda silah ve özellikle anti tank füzesi kullandı. Bu saldırılar sonucunda İdlib ilinin tamamına yakını ele geçirilmiş ve rejime oldukça büyük bir darbe vurulmuştu.

Bu aşamada Nisan ayında muhalif güçler Cisr eş Şuğur hastanesinde 250'ye yakın rejim unsurunu kuşatmaya almıştı. Rejim lideri Beşar Esed, ulusal televizyona çıkmış ve kuşatmayı kaldıracağı sözünü vermişti. Bu hastanede kuşatılan askerleri kurtarmak üzere bölgeye oldukça fazla sayıda birlik, ağır silah ve tank sevk edilmek istendi. Ancak güdümlü tanksavar füzeleri için biçilmiş kaftan olan arazide Esed rejiminin zırhlı araçları ciddi kayıp verdi. Rejimin ilerlemeye çalıştığı bölge düz bir ovaydı ve ulaşılmak istenen bölgede, sık ağaçlıklı tepeler bulunuyordu. Bu tepelere mevzilenen güdümlü tanksavar füzeleri ile muhalifler rejime ait zırhlı araçlara büyük darbe vurdu. İfade edene göre kuşatmayı kırma girişimi, bölgedeki rejim güçlerinin yüzde 85’inin ölümü ile başarısız olarak sonuçlandı.

Gab Ovası’na yakındaki bir tepeden bakış. Rejimin ilerlemek istediği bölge. Ganiye, Kufeyr, Frikke, Sirmaniye kasabaları açıkça görülebiliyor.

İdlib’deki bu operasyonlar sırasında rejiminin zırhlı araç kayıpları oldukça ciddi idi. Ancak bunların büyük bir kısmı YouTube'un videoları silmesi ve kanalları topyekün kapatması nedeniyle tam olarak belgelenemedi. Bu yüzden bu yıl belgelenebilen tahrip edilen tank sayısında bir azalma gözlendi. Bunun rejimin kaybettiği tankların sayısında bir azalma olarak değil, sadece bunların belgelenebilmesinde yaşanan bir sıkıntı olarak görülmesi gerekiyor.

Rejimin İdlib’deki ağır çatışmalar nedeniyle Humus bölgesinde ve Suhne ile Palmira gibi bölgelerden eğitimli birliklerini bölgeye kaydırması, bu bölgede IŞİD'in rejime karşı oldukça ciddi ilerlemeler gerçekleştirmesine ve durumu lehine çevirmesine yol açtı. Bu tarihten itibaren muhalifler ve IŞİD oldukça geniş alanlarda kontrolü ele geçirirken, rejimin Hama, İdlib ve Lazkiye’deki hakimiyeti tartışılmaya başlandı. Muhaliflerin Hama şehrine yönelik bir saldırıya başlaması an meselesiydi.

Bu süreçten kısa bir süre sonra Esed rejimine yönelik Rusya ve İran desteği ciddi ölçüde arttı. Rusya bölgeye birçok savaş uçağı ve helikopterini sevk ederken, İran ise Devrim Muhafızları’ndan birçok askeri danışmanı ve onbinlerce Şii militanı bölgeye yığdı. 2015 yılının Ekim ayında Esed rejimi Hama ilinin kuzeyinde ilerlemek ve İdlib’e girmek için büyük bir askeri saldırı başlatmıştı. Bu muhaliflerle rejim arasında oldukça büyük bir çatışmaya yol açtı ve yalnızca bir ayda 140'a yakın güdümlü tanksavar füzesi kullanıldı. Muhaliflerin Hama’ya yönelik planlı hücumu, Rusya hava saldırıları nedeniyle düzenlenemese de, rejim oldukça ciddi tank kayıpları yaşadı.

2015 yılında Belgen inebilen zırhlı araç kaybı sayısı 291, ancak yeniden bunun muhaliflerin daha az tankı tahrip etmesi nedeniyle değil, YouTube'un bu videoları silmesi nedeniyle bu denli düşük olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

Rejimin kayıplarının 200’e yakını tanklardan oluşuyor.

2016 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2016 yılında İran tarafından bölgeye getirilen Şii milisler, Rusya'nın hava desteği ve rejime verilen T-72 ile T-90 tankları sayesinde Esed rejimi savaşta üstünlüğü ele geçirmeye başladı.

Fakat Esed rejimi bu dönemde de neredeyse tamamen Rusya'nın hava desteğini bağımlıydı ve Rusya'nın hava desteği olmadan muhaliflerin düzenlediği saldırılarda çok ağır kayıplar yaşadı. Özellikle muhaliflerin güdümlü tanksavar saldırıları ve IŞİD'in çöl bölgelerindeki taktikleri rejime ciddi kayıplar yaşattı.

Kuzey Halep’te RPG ile vurulan bir BMP-1, 5 Nisan 2016.

Esed rejimi bu tarihlerden itibaren ateş gücünün avantajını kullanarak Halep’te ve Humus çölünde büyük saldırılar başlattı. Ancak rejimin başlattığı saldırılar, askeri taktikler ve manevralar dan ziyade tamamıyla ağır silah gücüne ve zırhlı araçlara dayanmaktaydı. Esed rejiminin Hama, Halep, Humus üçgeninde yaşadığı savaşlarda onlarca zırhlı araç muhalifler ve IŞİD tarafından tahrip edildi.

Benzeri saldırılar ve kayıplar, rejim diğer cepheleri bırakıp Halep'e odaklandığında da yaşandı. Rejim adına, tahkim edilmemiş cephelerde muhaliflerin ve IŞİD'in düzenlediği saldırılar için oldukça büyük kayıplar manasına geliyordu. Esed rejimi bu yıl sonrasında ciddi toprak kazanımları elde etse de, özellikle zırhlı araç kayıpları bakımından yaşadığı kayıplar oldukça büyüktü. 2016 yılında Esed rejimi ordusu toplam 321 zırhlı araç kaybetti. Bunların yüzden fazlası zırhlı personel taşıyıcılar ve hafif zırhlı araçlarken 200’e yakını ise tanklardı. Esed rejiminin kayıpları yaz aylarında, özellikle Ağustos ayında doruğa çıktı.

IŞİD tarafından Palmira’da ele geçirilen tanklar, 11 Aralık 2016.

2017 yılındaki zırhlı araç kayıpları

2017 yılının başında savaşın insiyatifi neredeyse tamamen rejimin elindeydi. Rejim IŞİD'e ve muhaliflere karşı büyük saldırılar başlattı. Uluslararası koalisyonun, Rusya'nın ve Esed rejiminin hava saldırıları altında olan IŞİD ve muhalifler, buna rağmen rejimin ilerleyişini durdurmasa da önemli kayıplar verdiren saldırılar gerçekleştirmeyi başardı.

16 Kasım 2017’de IŞİD tarafından tahrip edilen bir T-90.

Aynı zamanda yine 2017 yılının başında muhaliflere verilen güdümlü tanksavar silahlarının sayısında azalma yaşandı ve ABD'nin bölgeye silah aktarımı bir süre sonra durduruldu. Muhaliflerin arasındaki iç çatışmalar da rejimin işine yaradı ve rejiminin zırhlı araç kaybında bir düşüş gözlendi. 2017 yılında rejiminin zırhlı araç kaybı 243 oldu.Bu zırhlı araçların 200’e yakınını tanklar, 50'den fazlasını ise hafif zırhlı araçlar oluşturdu. Yılın ilk birkaç ayında rejimin kayıpları bir artış grafiği izlerken, yılın devamında rejimin yaşadığı zırhlı araç kayıplarında azalma gözlendi.

2018 yılındaki zırhlı araç kayıpları

İçerisinde bulunduğumuz yılın dörtte biri geride kalmışken, rejim muhaliflerin elindeki bazı bölgelerde ilerleyişini sürdürüyor ancak muhaliflerin rejime karşı ciddi bir faaliyeti bulunmuyor. Esed rejimi, en son Doğu Guta’nın büyük bölümünü ele geçirdi, Kuzey Humus kırsalını da ele geçirmek için faaliyetlerini sürdürüyor. Ülkenin doğusunda rejim ile PYD ile olası bir çatışmanın yaşanabileceği öne sürülüyor.

Doğu Guta’ya yakın bir bölgede tahrip edilen rejime ait bir T-72, 4 Mart 2018

Bu yıl rejime karşı önemli bir saldırı gerçekleştirmeyen muhalifler, şu an kendi aralarında bir iç çatışma yaşıyor ve bu da rejimin yaşadığı zırhlı araç kayıplarını düşüren etkenlerden biri.

IŞİD mensupları da ülkenin doğusunda halen rejime karşı bir tehdit olmaya devam ediyor. Muhaliflerin elindeki İdlib ve Dera’a bölgelerinin akıbetinin ne olacağını ise merak konusu.

Bu yıl hem muhaliflerin saldırıları, hem de bu saldırılara dair video görüntülerine olan erişim oldukça kısıtlı olduğundan, rejimin ciddi bir zırhlı araç kaybı gözlemlenemedi. Rejimin görsel olarak doğrulanabilen zırhlı araç kaybı 2018 yılında 40 olarak gerçekleşti. Bunların tamamına yakını tanklar.

Sonuç

Suriye'de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana bölgeden gelen görsel kanıtların tahlili sonucu toplam 2037 zırhlı aracın tahrip edildiği ortaya çıkıyor.

Görsel kanıtların çoğu zaman kamuoyuna ulaşamadığı göz önüne alınırsa, Esed rejimi ordusunun zırhlı araç kayıplarının çok daha fazla olduğu söylenebilir. Rusya’nın da Suriye'ye çok ciddi sayıda tank nakletmesine rağmen, dünyanın en çok tanka sahip olan 6. ordusunun bu filosu tamamen yok edildi.

Tahrip edilen rejime ait zırhlılar. Bir T-72, 4 BMP-1, 1 BVP-1 AMB-S. Adra yakınları, Şam, 27 Şubat 2013.

Suriye'de gerek savaşın başlarında rejimin zırhlı araçların oldukça korunaksız mevzilerde ve muhaliflerin kolayca ele geçirebildiği depolarda bulunması, gerekse ileride ifade edileceği şekilde Suriye'nin bir güdümlü anti tank füzesi cenneti haline gelmesi bu kayıpların bu denli yüksek oranda gerçekleşmesine yol açtı. Her ne kadar Esed rejimi şu anda savaşı kazanıyor gibi görünse de, söz konusu kayıpların normal bir şekilde telafi edilemeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

www.bellingcat.com'da yer alan bu çalışma Mepa News okurları için derlenerek tercüme edildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

İlgili Haberler

Suriye'de Esed rejimi savaş boyunca 3 bini aşkın zırhlı araç kaybetti
Suriye rejim ordusu: Kısıtlı kapasite ve parçalı bir yapı
Rus uçakları İdlib'in güneyinde pazar yerini vurdu

Analiz Haberleri