İsrail'de kritik öneme sahip seçimlerin siyasi bir çıkmazla sonuçlandığı netleşti.
Birbiriyle yarışan iki bloktan hiçbiri, 120 sandalyeli Knesset'te çoğunluğu sağlayacak sandalye sayısına ulaşamadı. Netanyahu'nun sağcı koalisyonu 53 sandalyeyle önde bulunurken muhalefet bloğu 48 sandalyede kaldı. Arap partileri ise 19 sandalye kazandı.
Hem Netanyahu hem de muhalefet lideri Gadi Eisenkot zafer ilan etse de ülkenin 38. hükümetini kurabilmek için her iki lideri de zorlu bir mücadele bekliyor.
Seçim sonuçlarının ardından üç farklı senaryo gündemde:
Netanyahu iktidarı
Netanyahu'nun Likud partisi Knesset'teki en büyük parti olarak kaldı ve Netanyahu'nun bloğunun muhalefetten daha fazla sandalye elde etti.
Ancak Netanyahu'nun koalisyon kurma seçenekleri Eisenkot kadar sınırlı. Netanyahu'nun hükümet kurabilmesi, rakibinin ittifakını parçalayarak muhalefetteki bazı partileri kendi tarafına çekebilmesine bağlı.
Destekçilerine hitap eden Netanyahu, "ulusal bir sağcı hükümet" kurulması çağrısında bulundu. Bu açıklama, bazı çevrelerde Eisenkot'un koalisyonundaki sağcı partilere yönelik açık bir davet olarak yorumlandı.
Avigdor Lieberman'ın aşırı milliyetçi Yisrael Beiteinu Partisi ile yerleşim yanlısı Naftali Bennett, İsrail içinde Yahudi üstünlüğünün sağlanması, işgal altındaki Batı Şeria'nın büyük bölümünün ilhak edilmesi ve dış politikada sürekli savaş halinin korunması gibi temel konularda Netanyahu ile benzer görüşleri paylaşıyor.
Netanyahu'nun iktidarda kalabilmek için son çare olarak Eisenkot ile bir ulusal birlik hükümeti kurmaya çalışabileceği de konuşuluyor.
Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, birlik hükümeti fikrine destek verdiğini açıkladı. Ancak iki lider de bugüne kadar bu seçeneği kesin biçimde reddetti. Eisenkot'u ikna edebilmek için Netanyahu, aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks müttefiklerinden vazgeçebilir. Ancak bunun bile Yashar Partisi liderini, bu kadar sert biçimde eleştirdiği bir kişinin başkanlığındaki hükümette görev almaya ikna etmesi pek olası görünmüyor.
Arap partilerinin destekli muhalefet hükümeti
Eisenkot'un koalisyonunun Knesset'te 48 sandalye kazanması bekleniyor. Bu sayı Netanyahu'nun bloğundan 5 sandalye daha az ve genel çoğunluk için gereken sayının 13 sandalye altında.
Dolayısıyla Eisenkot'un hükümet kurma yolu, doğrudan Arap partilerinden geçiyor.
Rekor sayıda sandalye kazanan Arap partileri, parlamentodaki güç dengesini belirleyecek konumda. Muhafazakar Ra'am ile solcu ve milliyetçi Ortak Liste'nin toplam 19 sandalye kazanması bekleniyor. Bu da Eisenkot'un onların desteği olmadan hükümet kuramayacağı anlamına geliyor.
Ra'am lideri Mansur Abbas, 2021'de Naftali Bennett ile yaptığı anlaşmaya benzer şekilde eski generalin kuracağı bir hükümete katılmaya hazır olduğunu belirtti. Ancak Eisenkot'un karşı karşıya olduğu sorun, Ra'am'ın desteğiyle bile gereken sandalye sayısına ulaşılmasının zor görünmesi. Ra'am'ın Knesset'te yedi sandalye kazanması beklenirken kurulacak bir ittifak, çoğunluğun altı sandalye gerisinde kalacak. Bu durumda geriye Ortak Liste ile iş birliği seçeneği kalıyor.
Ortak Liste, Filistin devletinin kurulmasının taahhüt edilmesi de dahil olmak üzere çeşitli şartların kabul edilmesi halinde Eisenkot liderliğindeki bir azınlık hükümetini desteklemeyi teklif etti. Grubun lideri Yusuf Cabarin, muhalefete müzakerelere başlama çağrısında bulunarak Netanyahu'yu ve aşırı sağı iktidardan uzaklaştırmak için açık bir yol sunduklarını söyledi.
Cabarin, çarşamba günü İsrail medyasına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Netanyahu'nun kana bulanmış hükümetine karşı gerçek ve esaslı bir alternatif sunmak isteyen herkes, İsrail halkının özlemini duyduğu değişimin yolunu açmak için bizimle konuşmak zorunda."
Ortak Liste'yi oluşturan üç partiden biri olan Ta'al'ın lideri Ahmed Tibi ise seçimlerden çıkan temel sorunun, muhalefetin Netanyahu'nun geri dönüşünü engellemek için Arap partileriyle çalışma tabusunu yıkacak kadar "cesur" olup olmadığı olduğunu söyledi.
Yair Golan'ın merkezci Demokratlar Partisi dışında muhalefetin çoğunluğunun eğilimi, Arap partileriyle çalışmayı reddetmek ve Filistinli seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu yeni siyasi gücü dikkate almaktan kaçınmak yönünde.
Yeniden seçim
Her iki tarafın da hükümet kuramaması halinde İsrailli seçmenler yeniden sandık başına gitmek zorunda kalacak.
İkinci seçimin, Knesset'in feshedilmesinden sonraki 90 gün içerisinde yapılması gerekecek. Bu süreçte Netanyahu ve kabinesi geçici hükümet olarak iktidarda kalmayı sürdürecek.
Haftalarca sürebilecek koalisyon görüşmelerinin ardından yeni bir seçime gidilmesi, ülkeyi uzun süreli bir belirsizlik dönemine sürükleyecek.
Üstelik yeni bir seçimin siyasi çıkmazı sona erdireceğinin de garantisi bulunmuyor.
Böyle bir durum, 2019-2022 yılları arasında dört ayrı seçimin düzenlendiği istikrarsızlık dönemini hatırlatıyor.
Söz konusu siyasi tıkanıklık, dört yıl önce Netanyahu'nun aşırı sağla birlikte hükümet kurmasıyla sona ermişti.
Cumhurbaşkanı Herzog, çarşamba günü siyasi liderlere seçimlerin tekrarlanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaları çağrısında bulundu.
Herzog, liderlerden koalisyon görüşmelerinde "farklı seçeneklere açık olmalarını" istedi.
Ancak Netanyahu, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından İran'a karşı savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunduğu bir dönemde, yeniden seçime gitmenin kendisi için en iyi seçenek olduğunu hesaplayabilir.
Kaynak: Mepa News, New Arab