Oliver Mizzi | New Arab | Tercüme: Mepa News
Sudan ordusunun Ubeyyid ile Omdurman arasındaki stratejik bir yolu ele geçirmesi, üst düzey bir ordu yetkilisinin savaşın yıl sonuna kadar biteceğini öne sürmesine yol açtı. Ancak analistler The New Arab'a yaptıkları açıklamalarda bu tahminin güvenilir olmadığını belirtti.
Sudan Ordusu Genelkurmay Başkanı Yasir el-Atta, kısa süre önce rakip Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (HDK) ayrılan savaşçılar ile aşiret mensuplarına yaptığı konuşmada, ordunun HDK'yi Aralık ayına kadar yenmeyi hedeflediğini söyledi.
Sudan Tribune'e göre Atta, ordunun savaşın daha önceki aşamasında Hartum'un geri alınmasıyla ilişkilendirdiği bir strateji doğrultusunda ülke genelindeki bütün cephelerde ilerlemeye çalıştığını da belirtti.
Ancak analistler, Atta'nın daha önce savaşın başladığı Nisan 2023'te ordunun HDK'yı iki hafta içinde yenilgiye uğratacağını söylediğine dikkat çekerek son açıklamalarını ciddiye almadı.
Democracy for the Arab World Now'da (DAWN) araştırmacı ve Hartum'da kurulan düşünce ve uygulama kuruluşu Confluence Advisory'nin kurucusu ve direktörü Hulud Hayr, The New Arab'a yaptığı açıklamada Atta'nın daha önce de ordunun gücünü abartıp HDK'yi küçümsediğini, son iddiaların ise yakın zamanda elde edilen zaferlerin kutlandığı bir dönemde dile getirildiğini söyledi.
Hayr, HDK'nin kendi içindeki kısıtlamalara rağmen yıl sonundan daha uzun süre varlığını sürdürebilecek ekonomik ağırlığa ve bölgesel desteğe sahip olduğunu belirtti.
Hayr şu ifadeleri kullandı:
"Sudan'da ne kadar küçük veya zayıf olursa olsun hiçbir silahlı grup ortadan kaybolmadı. Kaldı ki burada silahlı bir gruptan ziyade milyarlarca dolarlık bir kartelden söz ediyoruz. Sudan Silahlı Kuvvetleri ile HDK, Beşir'in devletini devralmak için bir veraset savaşı yürütüyor. Bu, iki tarafın da kazanamayacağı bir savaş."
Hayr, parçalanmış savaş ekonomisinin, bölgesel yayılmanın ve müttefik milislere bağımlılığın askeri bir çözümü düşük ihtimalli hale getirdiğini belirtti.
Savaşın temelleri, 2018'in sonları ile 2019'da eski diktatör Ömer el-Beşir'e karşı başlayan ve ordu ile sivil yönetim arasında güç paylaşımına dayalı bir hükümetin kurulmasına yol açan devrime dayanıyor.
Bu yönetim daha sonra 2021'de ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan'ın öncülük ettiği darbeyle devrildi. Burhan, iktidarı yardımcısı ve HDK lideri Muhammed Dagalo ile paylaştı.
İki lider arasındaki ilişkiler Nisan 2023'te bozuldu ve aynı ay Hartum'da iki güç arasında savaş başladı. Çatışmalar kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Sivil topluma karşı savaş
Hayr, The New Arab'a, "Sudan Silahlı Kuvvetleri ile HDK aynı zamanda sivillere ve sivil yönetime karşı başka bir savaş yürütüyor" dedi. Çatışma uzadıkça sivil direnişi sürdürmenin zorlaştığını belirten Hayr, hangi taraf üstün gelirse gelsin "sivil direnişi zayıflamış" bir Sudan'ı devralacağını savundu.
TIMEP'in eski araştırmacısı ve Sudanlı insan hakları avukatı Mohaned Elnour da benzer bir değerlendirme yaptı. Elnour, The New Arab'a yaptığı açıklamada sivillerin hem iki askeri taraf hem de uluslararası toplum tarafından bu savaşta kenara itildiğini söyledi.
Elnour, her iki tarafta savaşan ve çoğu güçlü, kontrol edilmesi zor ve halihazırda uluslararası yaptırımlar altında bulunan "çoğalan milislerin" oluşturduğu risk konusunda uyardı. Bu grupların zamanla birbirlerine karşı dönebileceğini belirten Elnour, HDK'nin da ilk olarak bu şekilde ortaya çıktığına dikkat çekti:
"Gerçek siviller masada yer almadıkça bu, savaş suçlularını ve savaş ağalarını ödüllendiren başka bir pasta paylaşımı anlaşması olacaktır.
Sivillerin katılımı kolay bir iş değil. Çünkü ne Sudan Silahlı Kuvvetleri ne HDK ne de arkalarındaki milisler bunu istiyor. Zira hesap verebilirlik ve adalet, sivillerin katılımıyla merkezi konuma gelecektir.
Her iki taraf da dış aktörlere bağımlı olduğuna göre, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere müdahaleci aktörleri durdurmayı başaramayan uluslararası toplum, sivillerin katılımını güvence altına almalıdır."