Middle East Institute (Ortadoğu Enstitüsü) Terörle Mücadele ve Aşırılıkla Mücadele Programı Direktörü Charles Lister, Suriye'nin ekonomik hedeflerini gerçekleştirmesi ve küresel bir lojistik merkezine dönüşmesi halinde, enerji ve ticaret hatlarında önemli değişimlerin yaşanabileceğini belirtti.
Lister, Middle East Institute bünyesinde kaleme aldığı ve Al Majalla dergisinde yayınlanan analizinde, Suriye'nin bölgesel ticarette kilit bir kara koridoruna dönüşebileceğini ifade etti.
Lister'e göre Suriye'nin küresel lojistik ağlara entegre olması, Körfez bölgesini Mısır ve Ürdün'e bağlayan yeni ticaret koridorlarının önemli bir parçası haline gelmesini sağlayabilir.
Analizde, böyle bir dönüşümün özellikle enerji ve ticaret taşımacılığında stratejik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığı azaltabileceği vurgulandı.
"Küresel etkileri olabilir"
Lister, Suriye'nin bölgesel bir ticaret ve lojistik merkezi haline gelmesinin yalnızca ülke ekonomisini değil, Körfez'deki enerji üreticilerinden Avrupa'daki tüketicilere kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebileceğini belirtti.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının deniz taşımacılığı sigorta maliyetlerini önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Lister, bu durumun kara taşımacılığını daha rekabetçi hale getirebileceğini ifade etti.
Lister, "Suriye birçok kişinin umduğu noktaya ulaşabilirse, ülkenin toparlanması ve refahı yalnızca Suriye ile sınırlı kalmayacak, komşu ülkeleri de etkileyecek" değerlendirmesinde bulundu.
Enerji koridorlarında yeni dönem
Lister, bölgesel enerji bağlantılarının da önümüzdeki yıllarda önemli bir dönüşüm geçireceğini savundu. Söz konusu projelerin kısa vadede hayata geçmesinin beklenmediğini belirten araştırmacı, buna rağmen bölgedeki enerji üreticilerinin Suriye'yi şimdiden alternatif bir transit güzergâh olarak değerlendirmeye başladığını kaydetti.
Analizde, Suriye'nin uluslararası ticaret ve ekonomi sistemine daha fazla entegre olmasının, ülkenin uzun vadeli istikrarı açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.
İran ve İsrail vurgusu
Lister, Suriye'nin istikrara kavuşması ve ekonomik entegrasyonunun güçlenmesi için iki önemli bölgesel aktörün politikalarında değişiklik yapması gerektiğini savundu. Araştırmacıya göre, son dönemde önemli kayıplar yaşayan İran ile Suriye'yi zayıflatmayı ve parçalanmaya sürüklemeyi hedeflediğini öne sürdüğü İsrail'in mevcut yaklaşımlarını gözden geçirmesi gerekiyor.
Lister, bölgesel ekonomik projelerin başarılı olabilmesi için Suriye'de güvenlik, siyasi istikrar ve uluslararası entegrasyon süreçlerinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Mepa News