Suriye savaşındaki Arnavut savaşçılarla ilgili bu çalışma, Muzaffer Çakır tarafından hazırlanmıştır.
Giriş
Suriye İç Savaşı, 2012'den itibaren dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda cihat yanlısı yabancı savaşçının çeşitli cihat örgütlerinin saflarına katılmaya başlamasına yol açmıştır. Bu hareketliliğin küçük fakat dikkate değer bir bölümünü de Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya'da yaşayan Müslüman Arnavutlar oluşturmuştur. Her ne kadar Arnavut savaşçıların katılımı büyük ölçüde Nusra Cephesi/HTŞ ve IŞİD arasındaki ayrım üzerinden iki kutuplu bir görünüm arz etse de burada bu iki kutuplu portreyi bozan istisnai örnekleri de dışlamamaya çalıştık.
Bu yazı Arnavut savaşçıların katılımının politik, ekonomik veya sosyolojik/kimliksel sebeplerinden veya bu yabancı savaşçı fenomeninin ilgili ülkelerde yarattığı güvenliğe ve uluslararası ilişkilere dair sonuçları bu yazıda ele almadık. Bu yazıda yalnızca sahadaki katılımı nicel olarak açıklayıp fraksiyonel dağılımı dönemin ve sahanın bağlamında kısaca incelemeye çalıştık.
Xhemati Alban: Nusra Cephesi/HTŞ Saflarında Yer Alan Arnavut Grubu
Xhemati Alban (جماعة الألبان) 2012 yılında kurulan, Nusra Cephesi ve sonra Şam'ın Fethi Cephesi (ŞFC) ve Tahriru'ş Şam Heyeti'ne (HTŞ) bağlı faaliyet gösteren, tamamı Arnavutlardan oluşan bir ketibedir. Farklı tahminlerin bulunmasına rağmen grubun büyüklüğünün 100 savaşçı civarında olduğu tahmin edilmektedir. Grup 2012'den beri Nusra Cephesi ve daha sonra halefi (ŞFC ve) HTŞ'ye bağlı olmuştur. Başka herhangi bir grupla koordinasyonu bulunmamıştır.
Grubun lideri, Ebu Katade el-Albani künyesiyle bilinen Abdul Jashari'dir. Üsküp doğumlu Kuzey Makedonya vatandaşı olan Abdul Jashari, 25 Eylül 1976'da Üsküp'ün Çair (Çayır) belediyesinde Arnavut Müslüman bir ailede doğmuştur. Çair, Saraj (Saray) belediyesiyle birlikte Üsküp'ün merkez belediyeleri arasında ezici Müslüman çoğunluğa sahip iki belediyesinden biridir. Bugün de cihadî temelli kimlikler çeşitli hayır kuruluşları, mescid ağları ve organize olmayan diğer ağlarla birlikte oldukça Çair'da oldukça güçlüdür. Abdul Jashari'nin erken yaşamı ve aile geçmişine ilişkin mevcut kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ABD Hazine Bakanlığı 10 Kasım 2016'da Jashari'yi Nusra Cephesi adına faaliyet göstermekten dolayı yaptırım listesine almıştır. Hazine Bakanlığı, Jashari'yi Suriye merkezli bir Nusra askeri danışmanı olarak tanımlamış, ayrıca Nusra savaşçılarının aileleri için para toplanmasına yardımcı olduğunu ve 2015 yazında örgütün kuzey Suriye'deki askeri operasyonlarını yönettiğini belirtmiştir.
Nusra Cephesi Mart 2015'te Fetih Ordusu adı verilen operasyon birlikleriyle Suriye rejiminin askerî güçlerine saldırarak İdlib şehrini ele geçirdiğinde Abdul Jashari'nin birliği Xhemati Alban da bu saldırıya katılmış ve operasyondaki varlığını gösteren bir video yayımlamıştı. Fakat grubun savaşçılarından şehit olan Ebu Halid el-Elbani ve Ebu Amar el-Elbani'nin 2013'ten beri birçok operasyona katıldığı da biliniyor. Ayrıca Ebu İdris el-Elbani adında yaşlı bir Arnavut mücahit de Xhemati Alban saflarında savaşmıştı. Devrimden sonra 14 Nisan 2026'da kendisinin uzun süren bir hastalık sonucunda vefat ettiği duyuruldu.
Grup sanılandan daha aktifti. 2017 yılının başlarında Xhemati Alban savaşçıları, Lazkiye vilayetinde, Rusya'nın kontrolündeki Cebeli Türkmen bölgesinde bulunan Kıbeyne kasabası ve kasabanın da içinde bulunduğu meşhur Cebelu'l Ekrad dağlık bölgesinde rejim güçleriyle yaşanan silahlı çatışmalarda aktifti. Lazkiye kırsalında Burkan Tepesi'nde kaydedilen başka bir videoda ise kırmızı bantlarıyla tanınan HTŞ'nin Asaibu'l Hamra birlikleri Kıbeyne ve Burkan Tepesi'ndeki mevzilere saldırırken Xhemati Alban'ın bu saldırılarda bu birliklere ateş desteği sağladığını görürüz.
Xhemati Alban tarafından yayımlanan videolar, grubun Esed rejiminin yıkılmasına yol açan süreçte Aralık 2024'teki Halep ve Hama Muharebelerinde oldukça aktif olduğunu göstermektedir. Özellikle Albanian Tactical adlı alt grup tarafından yayımlanan video ve fotoğraflarda grubun saldırılara aktif katıldığı görülmektedir.
Xhemati Alban'ın grup içi yazışmalarına bakıldığında Ebu Katade el-Elbani'nin grup içinde saygın bir lider olduğu hemen göze çarpıyor. Bizzat kendisi hem devrim boyunca hem de devrimden sonra yazdığı bazı yazıları grubuyla paylaşıyor. Yazıları İsrail-Arap savaşları tarihi, ABD'nin Venezuela müdahalesi, Epstein Dosyası, demokrasi, Arnavut tarihi, Osmanlı, terörizm, 11 Eylül gibi konulardan bahsediyor. Arnavutça yazdığı bu yazılardaki yaklaşımı oldukça analitik. Tarih bilgisinin yüksek olduğu görülüyor. Genellikle yazılarında da tarihsel referansları analitik bir çerçevede kullanıyor. Arnavut kimliğine yaklaşımında seküler Arnavut ulus kimliğine muhalif olmakla birlikte Arnavutların Osmanlı'ya isyanının Arnavutlara olumsuz politik ve ekonomik etkileri olduğunu savunuyor. Yazılarında Hamas'a çok sık yer veriyor. Suriye İç Savaşı sürecinde dahi Gazze meselesini oldukça merkeze alan bir profil. Hatta İsmail Haniye'nin şehadetinden sonra yine Arnavutça olarak iki sayfalık uzun bir dua ve başsağlığı ile İsrail'in bu eylemi üzerine getirdiği bazı yorumları içeren bir metin yayımlıyor. Aksa Tufanı ile ilgili de yayımladığı bir yazı var.
Hamas ve Gazze desteği sadece Jashari'nin şahsıyla sınırlı değil. Gruba ait medya içeriklerinde ve grupla ilişkili bazı Telegram gruplarında sık sık Arnavutça Gazze'ye dualar ve Hamas'a destek mesajları görmek mümkün. Zaten Jashari'nin liderlik karizması ve entelektüel ilgileri paralel olduğundan grubuna kendine has ortak bir düşünsel çerçeve inşa ettiği söylenebilir. Örneğin 2024 Devrimi'nde Halep'in fethinde görev alan Xhemati Alban savaşçılarından birinin Halep Kalesi'nin önünde görüldüğü bir videoda yüzü kapalı olan savaşçı Arnavutça konuşarak zafer kutlaması yapıyor ve İsrail'in Gazze'deki Müslümanlara yönelik katliamına da değiniyor:
"Bize bu büyük zaferi ve bu şerefi bahşeden Allah'a hamdolsun. Allah'tan, O'nun kelimesini yüceltmemize ve zulmü ortadan kaldırmamıza imkân vermesini diliyoruz. Allah bizi bundan daha büyük zaferlere ve kurtuluşlara şahit olmaya muvaffak kılsın. Dua etmeye büyük ihtiyaç duyan Gazze'deki mücahitleri ve Müslüman kardeşlerimizi dualarınızda unutmayın."
Esed rejiminin düşmesinin ve Suriye geçiş hükümetinin kurulmasının ardından Jashari, yeni Suriye Ordusu'nda albay rütbesine terfi edildi. Nusra'ya bağlı bölgesel taburlar yabancı savaşçı grupları da dahil olmak üzere bölgesel komutanlar tarafından yürütülen büyük operasyonlar dışında karar alma konusunda yarı özerk hareket etme yetkisine sahipti. Bu nedenle Abdul Jashari komutasındaki Xhemati Alban'ın her zaman Nusra'nın ve daha sonra HTŞ'nin sadık ve itibarlı, yarı özerk bir bileşeni olduğu söylenebilir.
Terörizm araştırmacısı olan Daniele Garofalo'ya göre ise grup içinde yer alan Musa el-Albani kod adlı başka bir komutan askerî operasyonlarda HTŞ'den daha bağımsız hareket etmeyi savunuyordu fakat (Abdul Jashari ekibi) HTŞ'ye olan bağlılığını sürdürdü ve Musa el-Elbani ve ona bağlı olan bazı askerler Suriye'yi terk etti.1 Jashari'nin Hurras ed Din ile uzlaşma görüşmelerini yönetmekle görevli yüksek komitenin üyelerinden biri olarak HTŞ iletişim metinlerinde isminin geçmesi, Abdul Jashari ve Xhemati Alban'ın HTŞ yönetimi nezdindeki itibarını ve Xhemati Alban'ın sadık bir bileşen olduğunu teyit eder.2
Lavdrim Muhaxheri'nin Grubu: IŞİD'e Bağlı Arnavut Birliği
Arnavutların Irak Şam İslam Devleti'ne katılımını anlamak için Lavdrim Muhaxheri (Ebu Abdullah el-Kosovi)'yi biraz detaylı incelemek gerekir. Kendisi, Kosova'nın güneyinde, Kuzey Makedonya sınırına 20 km uzaklıktaki Kaçanik kasabasında doğmuştur. Kendisi IŞİD'in sözde Kosova imamıydı ve militan toplama görevlerinin çoğunun kendisi ve daha sonra ele alacağımız Ridvan Haqifi gibi yakın bağlantıları tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.3
Lavdrim Muhaxheri'nin, El-Nusra'nın Irak İslam Devleti'ne bağlı olduğu dönemde ilk kez Nusra ile temas kurduğu ve 2012 yılının sonlarında Suriye'ye gittiği bildirilmektedir. Muhaxheri'nin Ekim 2013'te yayımladığı bir videoda Arnavutça konuşarak Arnavutça konuşan Müslüman kitleyi Beşar Esed'e karşı cihada katılmaya çağırır. IŞİD'in meşhur propaganda serilerinden olan Saleel al-Sawarim'in dördüncü bölümünde yine Muhaxheri'yi görürüz. Bu defa Muhaxheri Ridvan Haqifi ve Bekim Fidani gibi Kosovalı tanınmış IŞİD savaşçıları da videoda yer alır. Videoda Kosova pasaportlarını yırtarak Müslümanları IŞİD topraklarına hicret etmeye çağırır. Ağustos 2015'te yine Muhaxheri'nin yer aldığı bir başka IŞİD videosunda ise Muhaxheri bu defa Arnavutlara değil genel kitleye hitap etmektedir. IŞİD'in Return of the Gold Dinar videosunda IŞİD'in yeni para birimi olan dinarı tanıtır.4
Nisan 2013'te Ebubekir el-Bağdadi'nin iki örgütün tek taraflı olarak birleştirildiğini iddia etmesi ve Ebu Muhammed el-Colani'nin bunu reddetmesiyle birlikte başlayan Nusra-IŞİD çatışması, Nusra Cephesi'nin birçok savaşçısının sözde İslam Devleti olan IŞİD'e katılmasıyla ve Nusra Cephesi'nin Suriye'nin doğusundaki topraklarını IŞİD'e kaybedip Halep ve İdlip kırsalına çekilmesiyle sonuçlandı. Takip eden yıllarda Nusra Cephesi altında savaşan yabancı savaşçıların en az %60'ının IŞİD saflarına geçtiği tahmin edilmektedir.5
Muhaxheri ve yakın çevresinin neredeyse tamamının bu ayrışmada tartışmasız biçimde IŞİD saflarına geçtiği görülür. Muhaxheri'nin propaganda faaliyetlerinin görünür hâle geldiği Ekim 2013, Muhaxheri ve çevresinin Arnavutları IŞİD saflarında Suriye'de cihada çağırdığı dönemdi. Bu nedenle özellikle 2013-2015 arasındaki yoğun yabancı savaşçı akışının olduğu dönemde Muhaxheri ve ekibinin Arnavut mücahitleri IŞİD saflarına çekmeye yönelik baskın bir medya gücü oluşmuştu.
Muhaxheri'nin 2017 yılında Suriye'deki ölüm tarihi ve yeri, IŞİD içerisindeki Muhaxheri tarafından yönetilen Arnavutça konuşan birliğe ilişkin önemli ipuçları barındırmaktadır. Muhaxheri'nin ailesinin Reuters'a yaptığı açıklama, herhangi bir kesin yer belirtmeden onun Orta Doğu'da öldürüldüğünü doğrulamıştı.6 Fakat Muhaxheri'nin ölümünden bir ay sonra ABD Savunma Bakanlığının yayımladığı bir duyuruda onun ABD destekli koalisyonun hava saldırıları sonucunda 7 Haziran 2017'de Mayadin'de öldürüldüğü yazıyordu. Ayrıca haber başka Arnavut IŞİD savaşçılarına dair de bilgi içeriyordu. Raporda ilk bakışta Muhaxheri ile birlikte öldürülen diğer dört Arnavut IŞİD savaşçısının da Mayıs ve Haziran 2017'de aynı veya birbirine yakın yerlerde ve tarihlerde öldürüldüğü göze çarpıyor.7 Ölüm yerleri ve tarihleri, Suriye'de IŞİD saflarında savaşan etnik Arnavutların Muhaxheri'nin komutası altında bir birlik içerisinde birlikte hareket ettiklerini doğruluyor.
Sırasıyla ilk olarak Orhan Ramadani, 21 Mayıs 2017'de, Muhaxheri'nin ölümünden (7 Haziran) 16 gün önce, "Mayadin yakınlarında bir yerde" öldürüldü. Ramadani'nin ve Muhaxheri'nin ölüm yerleri ve tarihleri dikkate alındığında, Orhan Ramadani'nin de Muhaxheri tarafından yönetilen bir birlikte olduğu anlaşılır. Yine Muhaxheri'nin öldürüldüğü gün olan 7 Haziran'da, Muhaxheri'nin en yakınlarından olan ve Kosova'dan beri tanıştıkları Ridvan Haqifi'nin kardeşi olan Irfan Haqifi, Mayadin'e sadece 10 km uzaklıkta olan Quriyah'ta öldürüldü. Pentagon'un raporuna göre kendisi Balkanlar'dan IŞİD'e militan kazandırmaktan ve yurt dışındaki saldırıları organize etmekten sorumluydu.8
Aynı yerde, Lavdrim Muhaxheri ve Irfan Haqifi'nin öldürülmesinden 10 gün sonra Razim Kastrati de Mayadin yakınlarında ABD Hava Kuvvetleri tarafından öldürüldü. Jetmir Ismaili ise haziran ayının sonlarında Rakka şehrinde öldürüldü. O da özellikle Avrupa'daki saldırıları organize etmek üzere yurt dışındaki faaliyetlerden sorumluydu.9
Öte yandan, Albert Berisha adlı bir Arnavut mücahidin polis ifadesi, IŞİD içerisinde Muhaxheri tarafından yönetilen Arnavut tugayının tekelini de ortaya koyar. Berisha, Kosova polisine, 2013 yılında Suriye'ye ilk geldiğinde öncelikle IŞİD içerisindeki Arnavutça konuşan bir birliğe ve ardından doğrudan Muhaxheri'ye yönlendirildiğini söylemiştir. Berisha Suriye'ye gittiğinde Arapça bilmiyordu ve kendi ifadesine göre dil bariyerini aşmak için yönlendirildiği grup Arnavutça konuşan bir birlikti. Berisha bu birliğin bir IŞİD birliği olduğunu daha sonradan anlayacak ve içlerinden kaçarak Ahraru'ş Şam'a katılacaktı, ki bundan ileride bahsedeceğiz. Fakat Berisha'nın bu ifadeleri, Muhaxheri'nin kontrolü altında Arnavutlardan oluşan bir IŞİD birliğinin olduğunu teyit ediyor.
Buna ek olarak, Zekerija Qazimi Kosova'da İslam Devleti'ni destekleyen en önde gelen imamlardan biriydi. 1980 yılında Kosova'nın güneydoğusundaki Gilan'da doğdu. Bazı kaynaklara göre Qazimi, İslami eğitimini el-Ezher Üniversitesi'nde aldı. Tutuklandığı sırada, ülkenin resmî dinî otoritesi olan Kosova İslam Birliği'ne (Bashkësia Islame e Kosovës) bağlı olmayan Gilan'daki el-Kuddüs Camii'nde imamlık yapıyordu.
Kosova'da IŞİD ile ilişkilendirilen en önemli Arnavut figürlerden biri olan Zekerija Qazimi'nin, Lavdrim Muhaxheri ve Ridvan Haqifi'nin etrafında toplandığı merkezi bir figür olduğu bildirilmektedir. Ridvan Haqifi'nin kardeşi Irfan Haqifi'nin de o yıllarda Qazimi ve Muhaxheri'yi içeren aynı ağın parçası hâline geldiği varsayılabilir. Yukarıda belirtildiği üzere Irfan Haqifi, Muhaxheri ile aynı gün ve ona yakın bir yerde gerçekleştirilen hava saldırısında öldürülmüştür. Ridvan Haqifi ise Şubat 2017'de ayrı bir hava operasyonunda öldürülmüştür.
Qazimi, Muhaxheri ve Haqifi kardeşleri arasındaki ağa ek olarak, Priştine'den Naman Demolli ve Gostivar'dan Bekim Fidani de Lavdrim Muhaxheri ve Ridvan Haqifi ile birlikte aynı IŞİD propaganda videosunda görülmüştür. Ancak Muhaxheri ile Demolli arasındaki arkadaşlık bu sonraki kayıtların öncesine dayanmaktadır: Daha önce çekilmiş bir videoda Demolli ve Muhaxheri, Priştine Üniversitesi kampüsünde bir katedralin önünde, katedralin eskiden cami olduğunu ve mescit olarak yeniden restore edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu videoda Demolli, 1998-99 Kosova Savaşı'na açıkça cihadî yorumlar getirmekte, savaşı İslam ve Müslümanlara yönelik bir zulüm olarak çerçevelemekte ve "haç taşıyan Sırp askerlerin" gerçekleştirdiği tecavüzlere atıfta bulunmaktadır.10 Fakat Demolli Esed güçleri tarafından 2012'de şehit edildiği için Nusra-IŞİD ayrımını hiç yaşamamıştı. Makedonya kaynaklarına göre Demolli Suriye İç Savaşı'nda ölen ilk Kuzey Makedonya vatandaşıydı.
Medya kaynakları, IŞİD savaşçılarıyla birlikte Suriye'ye giden dul kadınlar ve çocukların bulunduğu Hol Kampı'nda yaklaşık seksen etnik Arnavutun kimliklerini içeren bir listenin varlığını bildirmiştir. Suriye'de doğan çocuklar dışında liste, Arnavutluk'ta doğmuş ve Tiran, Kurbnesh, Librazhd, Korçë, Elbasan ve Pogradec şehirlerinden gelen kadınları içermektedir. Tirana Today tarafından yayımlanan listede Kosova veya Kuzey Makedonya kökenli kadın ve çocukların isimleri yer almasa da, Lavdrim Muhaxheri'nin Suriye doğumlu iki çocuğunun listede bulunması önemlidir. Bu bulgular, IŞİD içerisindeki Arnavutlara ve bunların Muhaxheri ile işbirliğine ilişkin daha kapsamlı bir veri setinin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır.
Bu bulgular, onların İslam Devleti içerisindeki koordinasyon ve işbirliğini daha da doğrulamaktadır. Dahası, bu veri noktalarının neredeyse tamamının bir şekilde Muhaxheri ile kesişmesi önemlidir. Haqifi kardeşler ve Muhaxheri'nin yakın arkadaşlarından Naman Demolli gibi kişiler de bu ağın parçasıydı. Buna karşılık Zekerija Qazimi, bu ağın Kosova merkezli propaganda kolunu oluşturuyor ve bu kişilerin bir araya getirilmesinde kolaylaştırıcı bir rol oynuyordu.
Suriye'de Farklı Cihad Grupları Arasında Sıkışıp Kalan İki Arnavut Yabancı Savaşçının Hikâyeleri: Arnavutların Cihadi Katılımının Çok Kutupluluğunu Anlamak
Bosna örneğinde, grup bölünmeleri ve rekabetleri ülkedeki Selefi topluluklar içerisinde, en azından IŞİD ve Nusra Cephesi'nin bu yerel topluluk bölünmesinin iki temel unsuru olduğu iki kutuplu bir bağlamda temsil edilmiştir. Ancak Kosova ve Kuzey Makedonya'da yerel cihadi-Selefi topluluklar arasında böyle bir bölünme temsil edilmemiştir. Bu nedenle Arnavut nüfusun yoğun olduğu Balkan ülkelerindeki cihadi yabancı savaşçılar, Suriye'deki cihadi örgütlerin kendi aralarındaki dinamikleri hakkında daha az bilgi sahibiydi. Buna bağlı olarak Suriye'ye geldiklerinde kendilerini rakip cihadi gruplar arasında sıkışmış hâlde buldular. Cihat amacıyla Suriye'ye göç eden iki Kosovalı Arnavut olan Albert Berisha ve Hodza Eldin'in bireysel deneyimleri bu durumu ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır.
Öte yandan onların hikâyeleri, Arnavut cihadi muhacirlerin Suriye'deki katılımının çok taraflı niteliğini ve Suriye'nin diğer cihadi gruplarının IŞİD'in ciddi hâkimiyeti altında olan istikrarsız cihadi bölgelerden nasıl olumsuz etkilendiğini de gösterir. Bu vakalar, doğrusal ideolojik güzergâhları veya istikrarlı örgütsel bağlılıkları temsil etmekten ziyade, katılımın çoğu zaman koşullara bağlı olabildiğini ve sahada hızla değişen gruplar arası çatışmalar tarafından şekillendirilebildiğini göstermektedir.
Cihat amacıyla Suriye'ye göç eden ve kısa bir süre sonra Kosova'ya dönen etnik Arnavut yabancı savaşçı Berisha'nın polis ifadesi, Suriye'ye ilk geldiğinde dil engelini aşmak amacıyla IŞİD içerisindeki etnik Arnavut birliklerle temas kurduğunu anlatmaktadır. Daha sonra Lavdrim Muhaxheri ile ilk kez temas kurduğunda onun IŞİD komutanı olduğunu ve grubun doğrudan IŞİD'e bağlı bulunduğunu anladı. Bunun üzerine Muhaxheri ile temasını sürdürmek istemedi ve Kosova'daki bir yakınının ağır hasta olduğunu bahane ederek Muhaxheri'den ayrılmak için izin alabildi. Muhaxheri'nin kendisine izin vermesinden sonra Ahraru'ş Şam'a katıldı fakat iki grup arasındaki gerilimin artması nedeniyle bu çatışmanın bir parçası olmak istemedi Ahraru'ş Şam'dan ayrılarak Suriye'yi tamamen terk etmeye karar verdi. Daha sonra Kosova'daki arkadaşlarından biriyle iletişim kurdu ve ülkesine dönmeyi başardı. Kosova'ya döndükten sonra Kosova'daki bazı Arnavut IŞİD üyelerinin kendisine, Suriye'deki birçok IŞİD üyesinin (Muhaxheri'yi kandırdığı için) onun oradayken kendisini öldürmemiş olmaktan pişmanlık duyduğunu söylediğini belirtmiştir.11
İfadeye, polise verilen ifade olması sebebiyle elbette kuşkulu yaklaşmak gerekir. Fakat Berisha'nın ifadesindeki hikaye sahanın realitesiyle de örtüşmektedir. Nitekim Berisha'nın IŞİD'den Ahraru'ş Şam'a sığındığını ve daha sonra Ahraru'ş Şam-IŞİD geriliminin arttığını söylediği dönem (2013 Ekim ve muhtemelen sonraki birkaç ay), IŞİD'in Ahraru'ş Şam'ı baskı altına aldığı dönemle örtüşmektedir. Berisha'nın Suriye'ye varışından birkaç hafta sonra, Kasım 2013'te, IŞİD Ahraru'ş Şam'ın komutanlarından Ebu Ubeyde el-Binnişi'yi şehit etmişti.12 Şubat 2014'te ise IŞİD bu defa Ahraru'ş Şam'ın kurucularından meşhur Ebu Halid es-Suri'yi şehit edecekti. 2014'ün şubat ayında ise Ahraru'ş Şam, Ceyşü'l İslam, Sukuru'ş Şam, Ensaru'l İslam, Livau'l Hak ve Kürt İslami Cephesi birleşerek Ahraru'ş Şam öncülüğünde İslami Cephe'yi kuracak ve IŞİD'e karşı ortak operasyonlar başlatılacaktı. Dolayısıyla Berisha'nın Suriye'de IŞİD Ahraru'ş Şam gerilimi arasında kaldığını belirttiği dönem gerçekten de IŞİD ile Ahraru'ş Şam ile gerilimlerin arttığı dönemdi. Fakat bizim için Berisha'nın hikâyesinin asıl önemi sahadaki gruplar arası gerilimlerin yabancı savaşçıların farklı gruplara olan katılımını nasıl etkileyebildiğine dair önemli ipuçları vermesidir.
Benzer şekilde başka bir Kosovalı Arnavut olan Hodza Eldin'in hikâyesi de Suriye'den ülkesine dönmesinin benzer nedenlerini yansıtmaktadır. 1988 yılında Kosova'da doğmuş, ancak İtalya'nın Merano kentinde göçmen olarak yaşamıştır. Merano'da Irak merkezli Kürt İslamcı cihadi grup Ensaru'l İslam'a doğrudan bağlı cihadi bir Kürt grup olan Rawthi Shah'ın üyesi olmuştur. Bu grup, 2013 yılında Ahraru'ş Şam tarafından kurulan ve daha önce bahsettiğim İslami Cephe'nin müttefik bileşenlerinden biriydi. Grup, çoğunlukla Kürt cihadi ağlarını kullanarak Avrupa'da Ensaru'l İslam'ın medya ve siber alt grubu olarak faaliyet göstermekte; savaşçı toplama ve propaganda hizmetleri yürütmekteydi. Eldin Arnavut olmasına rağmen çevresindeki Kürt arkadaşlarından, özellikle de grubun Iraklı Kürt üyesi Abdurrahman Nauroz'dan etkilenmişti.13
Cihada katılmaya karar verdikten sonra Ocak 2014'te Suriye'ye geldi. Bu ay, Nusra ile IŞİD arasındaki silahlı çatışmaların şiddetlendiği dönemdi. Ensaru'l İslam o sırada Nusra Cephesi ile ittifak hâlinde olduğunu ve diğer gruplara benzer şekilde Ensaru'l İslam komutanlarından bazılarının gruptan ayrılarak IŞİD'e katıldığını hatırladığımızda durum daha açık hâle gelir. Geriye kalan komutan ve birlikler IŞİD'e direndi ve yer yer Ahraru'ş Şam ve Nusra Cephesi ile ittifaklar kursa da bağımsızlığını korudu. Dolayısıyla IŞİD-Nusra çatışması nedeniyle Eldin iki ateş arasında kaldı ve yalnızca bir ay sonra Avrupa'ya döndü. Dönüşünden sonra Rawti Shah'ın Avrupa ağına bağlılığını sürdürdü.
Eldin, Albert Berisha'nın aksine, Suriye'ye geldiğinde katılacağı yapı konusunda daha net bir bilgiye sahipti, muhtemelen Rawti Shah'a ve dolayısıyla Ensaru'l İslam'a katılmak üzere gelmişti. Bununla birlikte savaş alanındaki farklı grupların askerî ve bölgesel durumuna ilişkin yeterli bilgiye sahip değildi. IŞİD'in Nusra Cephesi üzerindeki savaşçı ve toprak kayıpları ile bunun sonucunda Nusra'nın Halep-İdlib bölgesine yoğunlaşması ve geri çekilmesi, Eldin'i yalnızca bir ay sonra Avrupa'ya dönmeye zorladı. Eldin'in radikal kararına rağmen yalnızca bir ay sonra Avrupa'ya geri dönmesi, IŞİD ile diğer gruplar arasındaki çatışmaların bazı Arnavut muhacir mücahitler için cihat bölgesini terk etmeye zorlayan engeller oluşturduğunu göstermektedir.
Dipnotlar
1. Daniele Garofalo, "Albanian Jihadists in Syria: How Did They Grow Up and Where Do They Fight?," Daniele Garofalo Monitoring, May 15, 2023.
2. Adrian Shtuni, "Western Balkans Foreign Fighters and Homegrown Jihadis: Trends and Implications," CTC Sentinel 12, no. 7 (August 2019), Combating Terrorism Center at West Point.
3. Adrian Shtuni, "Breaking Down the Ethnic Albanian Foreign Fighters Phenomenon," Soundings: An Interdisciplinary Journal 98, no. 4 (2015): 460; Jelena Bešlin and Marija Ignjatijević, Balkan Foreign Fighters: From Syria to Ukraine, EUISS Brief no. 20 (Paris: European Union Institute for Security Studies, June 2017)
4. Ali Fisher and Nico Prucha, "A Milestone for ‘Islamic State' Propaganda: ‘The Clanging of the Swords, Part 4,'" in World Wide Warriors: How Jihadis Operate Online, ed. Rüdiger Lohlker (Göttingen: V&R Unipress, 2019), 84-99.
5. William McCants, The ISIS Apocalypse: The History, Strategy, and Doomsday Vision of the Islamic State (New York: St. Martin's Press, 2015), 124.
6. "Who Is Lavdrim Muhaxheri? ISIS's Balkans Commander and Architect of Israel World Cup Plot," Newsweek, June 2017
7. CJTF-OIR Public Affairs, "Coalition Removes ISIS Terrorists From Battlefield," U.S. Central Command, August 3, 2017.
8. age.
9. age.
10. Garentina Kraja, Skender Perteshi, and Rudina Jakupi, The Islamic State Narrative in Kosovo: Deconstructed One Story at a Time (Prishtina: Kosovar Centre for Security Studies, September 2017), 28.
11. Balkan Insight, "Former Kosovar Jihadist Recounts His Syrian Odyssey," April 5, 2016.
12. Bu olay, Binnişi'nin Malezyalı yardım görevlilerini korumaya çalışması sırasında IŞİD mensuplarının Malezya bayrağını ABD bayrağı sandıklarını söyleyerek onu öldürdüğü olaydır.
13: Monitoring Jihadism, "Hodža Eldin," Monitoring Jihadism.
Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.