Suriye'nin güneyindeki Süveyda'da Dürzi toplumunun liderlerinden Hikmet el Hicri'nin İsrail'i öven açıklamaları, bölgedeki siyasi krize ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
El Hicri, 24 Ağustos'ta yayınlanan bir video kaydında Dürzilerin "İsrail devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu" ve İsrail'in farklı bileşenleriyle birlikte "tek bir aile" oluşturduklarını söylemişti.
Dürzilerin "tarihi köklerine döndüğünü" savunan El Hicri, İsrail devletiyle "ortak bir inanç bağı" bulunduğunu ileri sürdü. İsrail'i kurumlar, bilim ve medeniyet devleti olarak nitelendiren El Hicri'nin açıklamaları, Süveyda'da ve Suriye kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
"Elindeki son kart"
Jusoor Araştırmalar Merkezi araştırmacısı Vail Elvan, El Hicri'nin İsrail'i öven son açıklamalarıyla hem Süveyda'daki kamuoyuna hem de Suriye ve İsrail'deki ilgili taraflara, siyasi tutumundan geri adım atmayacağı mesajını vermeye çalıştığını belirtti.
Elvan'a göre El Hicri, Süveyda içerisinde izlediği siyasi çizgiye yönelik artan muhalefet ve eleştirilerle karşı karşıya bulunuyor.
Elvan ayrıca, El Hicri'nin açıklamaları ile bazı İsrailli yetkililerin Suriye'deki Dürzilere desteklerini yineleyen açıklamaları arasında bağlantı bulunabileceğini ifade etti.
Süveyda'daki "Üçüncü Akım"ın medya sözcüsü Kinan Mesud ise El Hicri'nin açıklamalarının, Dürzi toplumunun tamamını kendi siyasi projesinin arkasına çekme girişimi olduğunu savundu.
Mesud'a göre El Hicri, Süveyda'daki desteğinin önemli ölçüde azalması nedeniyle toplumun tamamını kendi siyasi geleceğiyle özdeşleştirmeye çalışıyor.
El Hicri'nin projesinin başarısız olduğunu öne süren Mesud, İsrail'e yönelik son açıklamaların, El Hicri'nin siyasi projesini ayakta tutmak için kullandığı "son kart" niteliğinde olduğunu söyledi.
Dürziler arası çatışma endişesi
Mesud, El Hicri'nin izlediği çizginin Süveyda'daki aileler ve toplumsal gruplar arasında dahi ciddi görüş ayrılıklarına yol açtığını ifade etti.
Süveyda'da El Hicri'nin İsrail'le ilişkiler konusundaki yaklaşımını destekleyenlerle Suriye'nin birlik ve bütünlüğünü savunanlar arasında giderek derinleşen bir ayrışma yaşandığını belirten Mesud, bunun gelecekte Dürziler arasında doğrudan bir çatışmaya dönüşmesinden endişe duyduğunu söyledi.
Mesud, özellikle eğitim alanında yaşanan sorunların mevcut gerilimi daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Süveyda'daki öğrencilerin sınavlara erişiminin engellenmesi ihtimalinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Mesud, bu tür gelişmelerin bölgedeki siyasi ve toplumsal gerilimi hızla tırmandırabileceğini ifade etti.
El Hicri'nin projesi Süveyda'da tepkiyle karşılaşıyor
Jusoor Araştırmalar Merkezi'nden Vail Elvan ise El Hicri'nin savunduğu siyasi projenin yalnızca Şam yönetiminin tutumuyla değil, Süveyda içerisindeki farklı kesimlerin direnciyle de karşı karşıya olduğunu belirtti.
Elvan'a göre El Hicri'nin taleplerinin Şam'ın Süveyda için öngördüğü çözümden oldukça uzak olması ve ulusal çözüm ihtimallerine kapıyı kapatması, mevcut siyasi krizin aşılmasını zorlaştırıyor.
El Hicri'nin "ya hep ya hiç" anlayışına dayalı bir siyaset izlediğini savunan Elvan, bu nedenle Suriye hükümetiyle uzlaşıya dayalı bir çözüm için alan bırakmadığını söyledi.
Araştırmacı, El Hicri'nin savunduğu projenin mevcut haliyle hayata geçme ihtimalinin düşük olduğunu da ifade etti.
Elvan'a göre İsrail'deki yaklaşan seçimlerin ardından Tel Aviv'in siyasi dengelerinde yaşanabilecek değişimler, Suriye hükümeti ile İsrail arasında yeni bir uzlaşı formülünün ortaya çıkmasına yol açabilir. Böyle bir gelişmenin ise Süveyda'daki mevcut dengeleri ve el-Hicri'nin siyasi pozisyonunu değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Şam'dan tepki: "Süveyda'yı ve Dürzileri temsil etmiyor"
El Hicri'nin açıklamalarına Şam yönetiminden de tepki geldi.
Suriye Devlet Başkanı Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, El Hicri'nin İsrail hakkındaki açıklamalarının ne Süveyda halkını ne de Dürzi toplumunun tamamını temsil ettiğini söyledi.
26 Ağustos'ta Al Hadath kanalına konuşan Zeydan, Süveyda'da ülkenin birlik ve bütünlüğünü savunan çok sayıda siyasi ve toplumsal unsur bulunduğunu belirtti.
Süveyda içerisinde El Hicri'nin tutumunu desteklemeyen önemli kesimlerin bulunduğunu vurgulayan Zeydan, bazı tarafların İsrail'le yakınlaşma yolunu tercih etmesini eleştirdi.
Süveyda içinden de itirazlar var
El Hicri'nin açıklamaları Süveyda'daki bazı isimler tarafından da reddedildi.
Süveyda sakini Fadi el Atraş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Dürzi toplumunun Arap ve dini kimliğine yönelik herhangi bir müdahaleyi kabul etmediklerini belirtti.
Dürzilerin Arap kimlikleriyle ve tarihleriyle gurur duyduklarını ifade eden El Atraş, bölgenin kimliğini temsil etmeyen söylemlerin Süveyda halkının genelini yansıtmadığını söyledi.
Siyasi felsefe profesörü Haldun en Nabvani de El Hicri'nin açıklamalarının yalnızca kendisini bağladığını belirterek, Süveyda'nın geleceği konusunda İsrail'in verdiği vaatlere güvenilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
En Nabvani, İsrail tarafından Süveyda'nın bağımsızlığı veya İsrail'e bağlanması konusunda verilebilecek vaatlerin, Tel Aviv'in iç siyasi ve seçim hesaplarıyla bağlantılı olabileceğini savundu.
Bu nedenle Süveyda'nın geleceğini ilgilendiren siyasi kararların, dış aktörlerin vaatlerinden ziyade uygulanabilir ve gerçekçi seçenekler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
El Hicri'nin son açıklamaları, Süveyda'daki siyasi krizin çözümüne ilişkin belirsizlik sürerken, bölgedeki iç ayrışmaların ve İsrail faktörünün gelecekteki etkilerine yönelik endişeleri daha da artırmış durumda.
Kaynak: Mepa News, Enab Baladi