Suriye'nin, Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan destekli güçler arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi üzerine Riyad'a askeri destek sağlacağı yönündeki iddialar sosyal medyada gündem oldu.
Reuters'in ABD'li ve Suriyeli yetkililere dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan, Suriye'den Yemen'deki Husilere karşı mücadeleye destek vermesini istedi. Haberde Şam yönetiminin Riyad'a sunabileceği askeri desteğin kapsamı konusunda farklı seçenekleri değerlendirdiği öne sürüldü.
Reuters'in haberine göre değerlendirilen seçenekler arasında "Suudi Arabistan topraklarının füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunulmasına yönelik destek verilmesi ile Suriye askerlerinin Suudi Arabistan destekli Yemen güçlerinin yanında Husilere karşı doğrudan operasyonlara katılmasının bulunduğu" iddia edildi.
"Haberler tümüyle gerçek dışı"
Suriye Devlet Başkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan ise Suudi Arabistan'ın güvenliğinin Suriye ve Körfez'in güvenliğiyle bağlantılı olduğunu belirterek Şam'ın "iki kutsal beldenin olduğu ülkedeki kardeşlerinin yanında güçlü ve kararlı şekilde durduğunu" söyledi.
Zeydan, bazı medya kuruluşlarında Suudi Arabistan'ın Suriye'den ülkeye veya Yemen'e asker göndermesini istediği yönünde yayılan haberleri ise yalanlayarak, "Bunlar yalan ve gerçeği yansıtmıyor" ifadelerini kullandı. Zeydan sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Suudi Arabistan'ın "kötü niyetli girişimlerden" korunması temennisinde de bulundu.
Şam'dan temkinli açıklama
Reuters'ın sorularını yanıtlayan Suriyeli bir diplomat, Şam yönetiminin Suudi Arabistan'ın Husilerin saldırılarına karşı mücadelesini desteklediğini söyledi.
Diplomat, bununla birlikte Suriye yönetiminin önceliğinin 14 yıllık savaşın ardından ülkenin yeniden inşası, devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması ve iç meseleler olduğunu vurguladı.
Diplomata göre Riyad'dan gelecek herhangi bir askeri iş birliği veya uzmanlık paylaşımı talebi, yalnızca resmi kanallar üzerinden ve iki ülke arasındaki mevcut anlaşmalar çerçevesinde değerlendirilecek.
Bu açıklama, Şam'ın Suudi Arabistan'a siyasi desteğini sürdürürken doğrudan bir askeri angajmana girme konusunda temkinli bir tutum izlediğine işaret ediyor.
Suriye ordusu henüz yeniden yapılanma sürecinde
Suriye'nin önündeki en önemli konulardan biri, yeni ordunun henüz tam anlamıyla kurumsallaşmamış olması.
Beşar Esed rejiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Şam yönetimi, önceki dönemde farklı silahlı gruplar bünyesinde faaliyet gösteren unsurları yeni Suriye ordusu ve güvenlik kurumları altında birleştirmeye çalışıyor.
Şara'nın Riyad ziyareti
Reuters'ın haberinde gündeme getirilen askeri destek iddiası, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın 6 Ekim'de Riyad'a yaptığı ziyaretin hemen ardından ortaya atıldı.
Şara, ziyaret sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile görüştü. Görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani de hazır bulundu.
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA, görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, bölgesel gelişmeler ve ortak çıkarları ilgilendiren konuların ele alındığını bildirdi. Görüşmenin bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme yollarına odaklandığı belirtildi.
Suriye Devlet Başkanlığı Medya Direktörlüğü ise görüşmelerin siyasi, diplomatik ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yoğunlaştığını açıkladı. Görüşmelerde Suriye'nin yeniden imarı, altyapının yeniden inşası ve enerji, inşaat, sanayi, tarım ve ticaret alanlarında Suudi yatırımlarının artırılması da gündeme geldi.
Şara ayrıca Muhammed bin Selman'ı Suriye'ye resmi ziyarete davet etti. Şam yönetimi bu daveti, iki ülke arasındaki diplomatik yakınlaşmanın yeni bir aşamaya taşınması ve ortak Arap koordinasyonunun güçlendirilmesi hedefiyle ilişkilendirdi.
Suudi Arabistan Yemen'de yeni bir savaş aşamasında
Suriye'ye yönelik askeri destek iddiası, Yemen'deki çatışmaların son haftalarda yeniden genişlemesinin ardından gündeme geldi.
Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti güçleri, ekim ayının başında Kızıldeniz kıyısındaki Babülmendep Boğazı çevresinde Husilerin kontrolündeki bölgelere yönelik geniş kapsamlı bir karşı saldırı başlattı.
Yemen hükümeti güçleri 5 Ekim'de Babülmendep çevresindeki bazı stratejik bölgeleri ele geçirdiğini açıkladı. Reuters, operasyonun Husilerin geçen ay gerçekleştirdiği hızlı ilerlemenin ardından başlatıldığını bildirdi.
Husiler ise buna Suudi Arabistan'daki havalimanları, askeri tesisler ve enerji altyapısına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık verdi.
7 Ekim'de Suudi yetkililer, Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Havalimanı'na yönelik saldırılarda toplam üç kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı.
Husiler 8 Ekim'de de Kral Halid Havalimanı'na balistik füze saldırısı düzenlediklerini ileri sürdü. Bu son saldırıya ilişkin Suudi Arabistan'dan henüz bir açıklama yapılmadı.
Riyad'ın bölgesel destek arayışı
Yemen'deki çatışmaların yeniden genişlemesi Suudi Arabistan'ın bölgedeki müttefiklerinden daha fazla destek aramasına yol açıyor.
2 Ekim'de gündeme gelen haberlerde Riyad'ın Husilere karşı yeni bir kara operasyonu hazırlığında olduğunu ve Kızıldeniz'deki deniz ulaşımının güvenliğini sağlamak amacıyla farklı askeri seçenekleri değerlendirdiğini bildirmişti.
Bu çerçevede Türkiye ve Pakistan'ın da Suudi Arabistan ile imzaladıkları savunma düzenlemeleri kapsamında askeri destek vermeye hazırlanması, Riyad'ın oluşturduğu bölgesel güvenlik mimarisinin genişlediğini gösteriyor.
Suriye'nin olası katılımı ise bu yapıya farklı bir boyut kazandırabilir. Ancak Şam'ın Yemen'deki savaşa müdahil olacağı yönündeki iddialar henüz doğrulanmış değil.
Suriye-Suudi Arabistan yakınlaşmasının yeni aşaması
Şam ile Riyad arasındaki ilişkiler, Esed rejiminin devrilmesinin ardından hızlı biçimde gelişti.
İki ülke arasındaki temaslar başlangıçta siyasi ve diplomatik konulara odaklanırken, daha sonra Suriye'nin yeniden imarı, yatırım, enerji ve ekonomik iş birliği alanlarına genişledi.
Şara ile Muhammed bin Selman'ın son görüşmesinde de resmi açıklamalara göre bu alanlar ön plandaydı. Suriye yönetimi, Suudi yatırımlarını ülkenin yeniden imarı için önemli kaynaklardan biri olarak görüyor. Riyad ise Şam'ın bölgesel sistemle yeniden bütünleşmesini destekleyen başlıca Arap aktörlerden biri konumunda.
Bu nedenle Yemen konusunda olası bir askeri iş birliği, Suriye-Suudi ilişkilerinin ekonomik ve diplomatik boyutunun ötesine geçerek güvenlik alanına taşınması anlamına gelebilir.
Ancak şu aşamada Şam'ın Riyad'ın askeri talebine nasıl karşılık vereceği ve herhangi bir Suriye birliğinin Yemen'de konuşlandırılıp konuşlandırılmayacağı belirsizliğini koruyor.
Kaynak: Mepa News