Taliban: İnsan hakları örgütleri masum Afganlar için neden sessiz?

Açıklamada, medyada yer alan 'propagandif' haberler eleştirilirken, insan haklarının 'ikircikli' tavrı eleştirildi.

Taliban ismi ile müsemma Afganistan İslam Emirliği'nin Cihadın Sesi (Voice of Jihad) adlı resmi sitesinde yeni bir açıklama yayımlandı. Açıklamada, Taliban'ın eğitim faaliyetlerine karşı olduğuna yönelik haberler yalanlanırken,  insan hakları örgütlerinin Afganistan'da yaşanan ihlalleri görmezden geldiği ileri sürüldü.

ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni Afganistan stratejisini açıklamasının yankıları sürerken, Taliban'dan ABD'nin bölgedeki insan hakları ihlallerine dikkat çeken bir beyanat geldi. Beyanatta, "(Taliban), kontrolü altında bulunan tüm bölgelerde hem dini hem de modern eğitim veren merkezlerin kurulması için uğraşmıştır." denildi.  ABD'nin Kunduz vilayetinin Pamir Otel ve Doblo bölgesinde bir bayan eğitim merkezini bombardımana tuttuğu bilgisinin aktarıldığı açıklamada, "Eğitim kurumlarının yıkılması, öğretmen ve öğrencilere zarar verilmesi konularına gelince, bunu ancak kalplerinde ve zihinlerinde eğitime karşı samimi bir nefret besleyen, gerçekte eğitim mefhumunun can düşmanı olan ve sadece görünürde eğitimi destekliyor görünen güçler ve kişiler yapar." denildi.

Açıklamada, sivil halkın 'Taliban sempatizanı' olma suçlamasıyla öldürüldüğü belirtilirken, uluslararası kuruluşların bu katliamları görmezden geldiği ifade edildi.

Afganistan İslam Emirliği'nin, "İnsan haklar örgütleri masum Afganlar için neden sessiz?" başlıklı açıklaması şu şekilde:

Amerikalı mücrim işgalciler ve onların Kabil’deki yerel yardakçıları, son 16 yıldır, İslam Emirliği ve sevgili yurdumuzun dindar insanları arasında bir bölünme yaratmak adına Taliban’ı eğitim ve öğretime karşıymış gibi göstererek, onların eğitim kurumlarını yıktığı ve öğretmenleri yaktığı yalanlarını atarak muazzam bir propaganda gayreti sarf ediyor. 


Tam aksine, İslam Emirliği ne ülkeye hakim olduğu zamanlarda ne de ülkenin kanunsuz bir işgalden kurtarılma safhasında eğitime karşı olmamıştır. Kontrolü altında bulunan tüm bölgelerde hem dini hem de modern eğitim veren merkezlerin kurulması için uğraşmıştır. Gayet doğal olarak, Emirliğin sistem ve eğitim müfredatının ile programının üretkenliği konularında itiraz ettiği noktalar vardır, ancak bu meseleler tamamen farklı bir konu olmanın yanında haklı gerekçelere dayanmaktadır. Eğitim kurumlarının yıkılması, öğretmen ve öğrencilere zarar verilmesi konularına gelince, bunu ancak kalplerinde ve zihinlerinde eğitime karşı samimi bir nefret besleyen, gerçekte eğitim mefhumunun can düşmanı olan ve sadece görünürde eğitimi destekliyor görünen güçler ve kişiler yapar. Bunun en son örneği, Kunduz vilayetinin Pamir Otel ve Doblo bölgelerinde, vahşi Amerikan işgalcilerinin hedef ayrımı gözetmeksizin faal haldeki bir bayan eğitim merkezini bombalamasıdır. Bu bombalama sonucunda masum siviller hem mallarını hem de canlarını kaybettiler.

Onaylanan raporlara göre Uruzgan vilayetinin merkezi Tarin Kot şehrinin Sajawal bölgesinde, gece operasyonu adı altında zalimlikleriyle bilinen Kabil rejiminin paralı askerleri Arbaki militanları tarafından benzer bir saldırı yapıldı, savunmasız siviller Taliban sempatizanı oldukları, onlara yiyecek ve barınak sağladıkları bahanesiyle dövüldü. Birçok evi yağmalayan militanlar küçük çocukları esir olarak alıp yanlarında götürdüler. 


Katliam sırasında çoğunluğu kadın, çocuk ve aksakallı yaşlılar olan bir grup etraftaki bahçelere ve meyveliklere kaçarak canlarını kurtarmaya çalıştı ancak ipi salınmış Arbaki militanları ve acımasız paralı askerler bu sivilleri hedef ayrımı gözetmeksizin ağır ateş altında aldılar ve toplamda bu gruptan 20 kişiyi öldürdüler veya yaraladılar. Tarin Kot hastanesinin başhekimi Dr. Ziya er-Rahman basına yaptığı açıklamada, hastaneye getirilen yaralıların çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğunu söyledi. 


Masum ve savunmasız insanımız kasti şekilde yaralanıyor ve şehit ediliyor. Evlerine baskınlar düzenleniyor, bazıları alıkonulduktan sonra acımasız şekillerde işkenceye maruz kalıyor, ancak ne sivil kayıpları engelleme organları ne de bölgedeki ve dünyadaki insan hakları komisyonları zalim Amerikan kuvvetleri ve onların acımasız yerel paralı askerleri tarafından işlenen bu suçlara en ufak dahi bir ses çıkartmıyor, bunları engellemek adına kınamalarda bulunmuyor. Tam aksine bu kuruluşlar, suçu işleyenler tarafından kontrol ediliyor ve ne yazık ki, UNAMA (Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu) tarafından dönemsel olarak yayınlanan raporda, yaralanan ve öldürülen masum sivillerin çoğu raporda yer almasına rağmen “silahlı muhalif” olarak adlandırılıp göz ardı edildi.


Bağımsız bir aktivist olan Watson tarafından yapılan açık araştırmada, açık bir şekilde, son 15 yılda vahşi yabancı işgal güçleri tarafından hedef ayrımı olmaksızın gerçekleştirilen hava saldırılarında 100.000’den fazla Afgan sivil hayatını kaybetti. Ancak zalim Amerikalı işgalciler ve onların yerel işbirlikçileri haksız yere işledikleri cürümleri sorulduğunda her seferinde suçu silahlı muhaliflere attılar.  En son yaşanan örneklerde, yaralanan ve öldürülen insanlara sahadaki gerçeklere ve sayılara rağmen Taliban yaftası yapıştırıldı. 

Şüphesiz, Kunduz ve Tarin Kot’da yaşanan sivil kayıplar, özellikle de bir eğitim merkezinin hedef alınarak yok edilmesi bir insanlık suçudur ve uluslararası hukuk kurallarının ihlal edilmesi demektir!

Kaynak: Mepa News

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri