11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümü yaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırılar sırasında nerede bulunduğuna ilişkin yıllar içinde yaptığı farklı açıklamalar yeniden tartışma konusu oldu.
Trump son açıklamasında, Dünya Ticaret Merkezi yakınında iki itfaiyecinin kendisini çöken bir binadan kurtardığını öne sürerken, bu iddiaya ilişkin görüntü veya bağımsız kanıt bulunup bulunmadığı ifade ediliyor.
Trump, başkent Washington'da yaptığı bir konuşmada, Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu bölgenin yakınlarında iki itfaiyecinin kendisini kurtardığını iddia etti.
Trump'ın anlatımına göre olay, saldırıların hemen ardından, kulelerin bulunduğu bölgenin bitişiğindeki US Steel binası yakınında yaşandı. Binanın üzerlerine çökmesinden endişe eden iki itfaiyecinin kendisini kollarının altından tutarak yerden kaldırdığını ve koşarak bölgeden uzaklaştırdığını söyledi.
Trump, iki itfaiyeciyi "büyük ve güçlü adamlar" olarak tanımlarken, kendisinin tek başına koşabileceğini söylediğini ancak itfaiyecilerin binanın üzerlerine yıkılmasından korktuğunu belirtti.
"O gün olay yerinde değildim"
Trump daha sonra Truth Social hesabından yaptığı açıklamada ise kulelerin yıkıldığı esnada Dünya Ticaret Merkezi'nin olduğu bölgede bulunmadığını söyledi.
Trump, bölgeye saldırıların ardından kısa süre içerisinde, bir grup inşaat işçisiyle birlikte gittiğini ve daha önce yaptığı açıklamaların tamamen doğru olduğunu savundu.
Trump, bu açıklamasına geçmiş yıllardan saldırı sonrası bölgeyi ziyaret ettiği anlara ait görüntüleri de ekledi.
Ancak son açıklaması, Trump'ın 11 Eylül'deki konumuna ve olaylar sırasında yaptıklarına ilişkin yaklaşık 25 yıllık farklı anlatımlarını yeniden gündeme getirdi.
Yıllar içinde değişen anlatılar
Saldırıların gerçekleştiği 2001 yılında Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir yayında, ikinci uçağın Dünya Ticaret Merkezi'ne çarpışını ve insanların kuleden düşüşünü Trump Tower'daki ofisinin penceresinden gördüğünü söylemişti.
Trump Tower, Dünya Ticaret Merkezi'ne yaklaşık 6,5 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Trump, daha sonra 2015'teki bir seçim mitinginde ise kulelerden insanların atlayışını apartmanının penceresinden gördüğünü ifade etti.
Yıllar içerisinde Trump'ın anlatımları da farklılaştı. İlk açıklamalarında olayların ardından sınırlı ölçekte yardım sağladığını belirtirken, daha sonraki anlatımlarında bölgeye inşaat işçileri gönderdiğini ve ilk müdahale ekipleriyle uzun süre vakit geçirdiğini söyledi.
Son açıklamasında ise anlatı, itfaiyecilerin kendisini fiziksel olarak taşıyarak kurtardığı iddiasına kadar uzandı.
Bu farklı anlatımlar, Trump'ın saldırılar sırasındaki gerçek konumuna ve olaylara müdahalesinin boyutuna ilişkin gazeteciler ve doğrulama uzmanları tarafından sorgulanmaya başlandı.
CNN muhabiri kanıt istedi
CNN muhabiri Daniel Dale, Trump'ın iki itfaiyeci tarafından taşındığına ilişkin iddiasını destekleyen kanıtların ortaya konulmasını istedi.
Trump'ın basın ekibinden bir sözcü ise Trump'ın o dönemde başkan veya kamuya mal olmuş bir siyasi figür olmadığını ve yaptığı her hareketin kameralar tarafından kayıt altına alınmasının beklenemeyeceğini savundu.
Trump'ın destekçileri ise tartışmanın ayrıntılara fazla odaklandığını ve bunun Trump'ın 11 Eylül sonrasında New York'a yönelik erken dönem dayanışma mesajlarını gölgelemeyi amaçladığını ileri sürüyor.
Destekçileri, Trump'ın olayın yaşandığı noktaya, yetkililerin halka bölgeye erişim izni vermesinin ardından gittiğini ve hiçbir zaman kulelerin ilk çöküşü sırasında olay yerinde olduğunu söylemediğini savunuyor.
Trump'ın 2001'deki açıklaması
Trump'ın destekçileri ayrıca saldırıların ardından yaptığı açıklamalara dikkat çekiyor.
Trump, 2001'de saldırıların neden olduğu yıkımı "korkunç" olarak nitelendirmiş, New York halkının dirayetini övmüş ve saldırının sorumlularının etkili biçimde takip edilmesi ve cezalandırılması gerektiğini söylemişti.
25. yıl dönümü yaklaşırken Trump'ın geçmişteki bu açıklamaları ile son dönemdeki anlatımları arasındaki farklılıklar yeniden tartışılırken, özellikle iki itfaiyecinin Trump'ı taşıdığı iddiasını doğrulayacak bağımsız bir kanıt bulunup bulunmadığı gündemin öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Kaynak: Mepa News