Middle East Eye'dan (MEE) Ragıp Soylu'nun haberine göre Türkiye, İsrail'in İran'da Kürt gruplar üzerinden silahlı ayaklanma çıkarma planına karşı hem ABD hem de İran nezdinde diplomatik girişimlerde bulundu.
Habere göre Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu ayın başında İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılmak üzere Tahran'a gitti. Ziyaret sırasında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Türkiye'ye İsrail'in İran'ın batısında Kürt gruplar aracılığıyla silahlı ayaklanma çıkarma planının engellenmesine verdiği destek nedeniyle teşekkür etti.
MEE'ye konuşan konuya yakın bir kaynağa göre Ankara, üst düzey ABD'li yetkililere İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından geliştirildiği öne sürülen planın gerçekçi olmadığını ve Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit edebileceğini iletti.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın da çeşitli açıklamalarında Türkiye'nin, Suriye'de yaşadığı deneyimin ardından sınırlarında yeni bir Kürt yapılanmasının ortaya çıkmasını engellemek amacıyla savaşa müdahil olmayı değerlendirdiğini ima ettiği belirtildi.
Ankara'dan Tahran'a ikinci mesaj
Habere göre Türkiye, İran yönetimine yalnızca İsrail'in planına karşı destek vermekle kalmadı, aynı zamanda İran ve Irak'taki Kürt gruplara yönelik askeri operasyonların durdurulmasını istedi.
MEE'ye konuşan kaynaklar, Ankara'nın İran'ın söz konusu gruplara yönelik baskısını artırmasının, bu yapıların İsrail ile daha yakın ilişki kurmasına yol açabileceğinden endişe ettiğini aktardı.
Haberde ayrıca ABD ile İsrail'in yılın başlarında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki Kürt liderlerle İran'a karşı silahlı ayaklanma planını görüştüğü, ancak Erbil yönetiminin bu girişime sıcak yaklaşmadığı öne sürüldü.
"Türkiye'nin önceliği PKK ile yürütülen süreç"
Irak uzmanı Mehmet Alaca, MEE'ye yaptığı değerlendirmede, İran'ın özellikle Irak'ın kuzeyindeki Kürt muhalif gruplara yönelik askeri baskısını artırmasının bu grupları Batı'ya ve özellikle İsrail'e yakınlaştırabileceğini söyledi.
Alaca'ya göre böyle bir senaryo, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni İran-İsrail rekabetinin yeni cephesi haline getirebilir ve bölgedeki siyasi dengeleri daha da kırılganlaştırabilir.
Haberde, Türkiye'nin bu nedenle hem Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) hem de son dönemde Ankara ile ilişkilerini normalleştiren Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile temaslarını artırdığı ifade edildi.
Alaca, Türkiye açısından en kritik başlığın PKK ile yürütülen barış süreci ve PKK sonrası döneme ilişkin yeni güvenlik mimarisi olduğunu belirterek, İran-İsrail rekabetinin Irak Kürt bölgesine taşınmasının Ankara'nın uzun vadeli güvenlik hesaplarını doğrudan olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Kaynak: Mepa News, Middle East Eye