Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları El Alameyn'de buluştu

Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, bölgesel gelişmeleri ve ortak çıkarları ilgilendiren konuları görüşmek üzere El Alameyn'de bir araya geldi.

Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, bölgesel gelişmeler ile üç ülkenin ortak çıkarlarını ilgilendiren konuları görüşmek üzere Mısır'ın El Alameyn kentinde bir araya geldi.

Görüşme, üç ülke arasında bölgesel meseleler karşısında istişare ve koordinasyonun artırılması amacıyla sürdürülen temasların bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Bakanların toplantıda bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra üç ülkenin ortak endişe ve çıkarlarını ilgilendiren dosyaları ele aldığı belirtildi.

Görüşmenin arka planı

Mısır'ın El Alameyn'de Türkiye ve Suudi Arabistan'la dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirdiği görüşme, Kahire'nin Mekke Müşterek Savunma Anlaşması'na olası katılımı açısından da dikkat çekiyor.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 7 Ağustos'ta imzaladığı anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı kabul edilmesini öngörüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da anlaşmanın diğer bölge ülkelerine açık olduğunu belirtmesiyle Mısır'ın adı muhtemel yeni üye olarak öne çıktı.

Mısır'ın bu yapıya dahil olması, anlaşmanın üçlü bir savunma düzenlemesinden daha geniş bir bölgesel güvenlik mimarisine dönüşmesi açısından oldukça önemli. Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan hali hazırda "R4" formatı kapsamında düzenli istişareler yürütüyor. Dört ülkenin dışişleri bakanları haziran ayında Kahire'de yaptıkları toplantıda bölgesel güvenlik, enerji ve deniz yollarının güvenliği konusunda koordinasyonu artırma konusunda mutabık kalmıştı.

Öte yandan Mısır'ın katılımı henüz kesinleşmiş değil. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın genişlemesini ve Mısır'ın da katılmasını istediklerini açıkça ifade etti. Ancak Kahire'nin böyle bir savunma taahhüdüne girerken daha temkinli davranabileceği değerlendiriliyor. Mısır'ın İran'la ilişkileri, İsrail'le olan güvenlik dengesi, Libya ve Sudan gibi dosyalardaki öncelikleri ve ABD ile mevcut savunma ilişkileri, Kahire'nin kararını etkileyebilecek faktörler arasında.

Bununla birlikte Ankara ile Kahire arasındaki savunma ilişkilerinde son dönemde belirgin bir yakınlaşma yaşanıyor. İki ülke temmuz ayında savunma sanayii alanında iş birliğini geliştirmeye yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Dolayısıyla Mısır'ın Mekke Anlaşması'na katılması halinde bu adım yalnızca siyasi bir genişleme değil, Türkiye-Mısır savunma ilişkilerindeki normalleşmenin daha kurumsal bir güvenlik ortaklığına taşınması anlamına da gelebilir.

Mısır'ın dahil olması ayrıca anlaşmanın coğrafi ağırlığını önemli ölçüde artırabilir. Türkiye'nin NATO üyeliği ve gelişmiş savunma sanayii kapasitesi, Pakistan'ın askeri gücü, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve stratejik ağırlığına Kahire'nin Arap dünyasındaki merkezi konumu ve güçlü ordusu eklenmiş olur. Böyle bir yapı, Körfez'den Kızıldeniz'e, Doğu Akdeniz'den Güney Asya'ya uzanan daha geniş bir güvenlik ve savunma koordinasyonunun temelini oluşturabilir.

Ancak bunun doğrudan bir "Ortadoğu NATO'su" olarak değerlendirilmesi için süreç oldukça erken. Anlaşmanın gerçek ağırlığı, ortak tatbikatların, istihbarat paylaşımının, savunma sanayii projelerinin ve özellikle kolektif savunma maddesinin kriz anında nasıl uygulanacağıyla ortaya çıkacak. Mısır'ın katılımı gerçekleşirse, bu mekanizmanın siyasi bir deklarasyondan kalıcı bir bölgesel güvenlik kurumuna dönüşme ihtimalini güçlendirebilir.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri