Türkiye, Avrupa’nın en büyük savunma ve havacılık fuarlarından biri olarak gösterilen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın kapılarını İstanbul’da açtı.
Yerli savunma sistemlerinin yoğun şekilde sergilendiği fuarda, yetkililer bölgesel savaşlar ve değişen güvenlik tehditlerinin savunma sanayisindeki büyümeyi hızlandırdığını vurguladı.
SAHA İstanbul tarafından düzenlenen ve altı gün sürecek fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Organizasyona 120’den fazla ülkeden 1700’ü aşkın şirketin katıldığı, Avrupa, Kuzey Amerika, Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda heyet ile savunma tedarik temsilcisinin fuarda yer aldığı bildirildi.
Organizatörler, etkinliği bu yıl 150 binden fazla kişinin ziyaret etmesini beklediklerini açıkladı. İlk kez 2018’de düzenlenen fuara yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı hatırlatıldı.
“Küresel güvenlik ortamı daha kırılgan hale geldi”
Açılış töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, dünyadaki güvenlik ortamının aynı anda yaşanan savaşlar ve bölgesel krizler nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldiğini söyledi.
Güler, “Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkiledi” dedi.
Son dönemde yaşanan savaşların geleceğin güvenlik doktrinlerine ilişkin önemli veriler sunduğunu belirten Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm gelişmeleri yakından takip ettiğini ve “hiçbir ihtimali göz ardı etmeden” gerekli tedbirleri aldığını ifade etti.
Türkiye’nin geçmişte savunma sanayisinde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu söyleyen Güler, bugün ise kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna geldiğini vurguladı.
Özellikle insansız hava araçları alanındaki gelişmelere dikkat çeken Güler, Türk SİHA’larının “modern savaş doktrinlerini yeniden yazan teknolojiler” haline geldiğini kaydetti.
Haluk Bayraktar: Avrupa’nın en büyük savunma kümelenmesi
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ise kuruluşun 2015 yılında 27 üyeyle başladığını, bugün ise 1300’den fazla üyeye ulaşarak Avrupa’nın en büyük savunma sanayi kümelenmesine dönüştüğünü söyledi.
Bayraktar, fuara katılan şirket sayısının ilk etkinliğe kıyasla 10 kat arttığını, bu yıl 260’tan fazla yabancı şirketin de organizasyonda yer aldığını belirtti.
Yeni nesil silah sistemleri tanıtıldı
Fuarda Türk savunma şirketleri, düşük maliyetli otonom sistemler, yapay zeka destekli silahlar ve gelişmiş deniz platformlarını öne çıkardı.
Roketsan, insansız hava araçlarına karşı düşük maliyetli çözüm olarak geliştirilen Cirit anti-drone füzesini tanıttı. Şirket ayrıca görüş hattı ötesi hedef angajmanı sağlayabilen uzun menzilli tanksavar sistemi CİDA'yı sergiledi.
Roketsan’ın tanıttığı mini seyir füzesinin ise benzer sistemlere göre daha uzun menzil ve daha ağır harp başlığı taşıma kapasitesi sunduğu ifade edildi. Füzenin hedef bölgesinde görsel keşif yapabildiği belirtildi.
Dikkat çeken sistemlerden biri de, MAM-L platformundan geliştirilen “Neşter” mühimmatı oldu. Sistem, klasik patlayıcı başlık yerine çarpışma öncesi açılan kesici bıçaklar kullanarak hedefe noktasal etki sağlamayı amaçlıyor.
Baykar’dan “feda edilebilir” konsepti
Baykar ise modern çatışmalarda öne çıkan düşük maliyetli “feda edilebilir” savaş konseptine dayalı üç yeni dolaşan mühimmat sistemi tanıttı.
K2 Kamikaze İHA’sı sürü halinde görev yapabilen bir saldırı platformu olarak tanıtılırken, yapay zeka destekli “Mızrak” sistemi ile keşif ve saldırı görevlerini bir araya getiren “Sivrisinek” platformu da ilk kez sergilendi.
Zırh çeliği ve deniz sistemleri
Fuarda Türkiye’nin yerli zırh çeliği üretimindeki ilerlemeler de öne çıktı. MIILUX OY, daha hafif ancak aynı koruma seviyesini sağlayan yeni balistik çelik ürünlerini tanıttı.
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, kara ve deniz araçlarının zırh ihtiyaçlarının artık büyük ölçüde yerli imkanlarla karşılandığını söyledi.
ASELSAN da “Mavi Vatan” konsepti kapsamında geliştirilen yeni deniz savaş sistemlerini tanıttı. Bunlar arasında Türkiye’nin ilk otonom kamikaze sualtı aracı olarak tanımlanan “Kılıç” ile ağır torpido seviyesinde harp başlığı taşıyabilen “Tufan” adlı insansız deniz aracı yer aldı.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Tufan sisteminin 2027’de envantere girmesinin hedeflendiğini açıkladı.
KAAN için yerli top sistemi
Fuarın en dikkat çeken projelerinden biri de Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı programı KAAN için geliştirilen altı namlulu 20 mm top sistemi oldu.
Sistem, TR Mekatronik tarafından geliştirildi. Yetkililer, sistemin yüzde 95’in üzerinde yerli üretim oranına sahip olduğunu ve ihracat kısıtlamalarına tabi yabancı bileşenler içermediğini belirtti.
Şirket yetkilileri, sistemin Türkiye’nin orta kalibre silah teknolojilerindeki mühendislik kapasitesinin geldiği noktayı gösterdiğini ifade etti.
Kaynak: Mepa News, Ajanslar