Yemen'de insani kriz derinleşiyor: 125 bin kişi yerinden edildi

Yemen'de yaşanan son çatışmalar sebebiyle en az 125 bin sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildirildi.

Husiler yaklaşırken Eşrak Abdulcelil ve eşi evlerinden kaçtı. Dağların arasından yürüdükten sonra yakınlardaki bir kente giden bir araca bindiler. Dört aylık hamile olan Eşrak, yeniden düşük yapmaktan korkuyordu.

Eşrak ve eşi, Husilerin son saldırısı sebebiyle evlerini terk etmek zorunda kalan 125 bini aşkın kişiden yalnızca birkaçı.

Son çatışmalarda çapraz ateş altında kalan Yemenlilerin ödediği bedel ağır oldu. Birçoğu yanlarına yalnızca taşıyabildiklerini alarak evlerini terk etti. Arap dünyasının en yoksul ülkesi olan Yemen, iç savaşın önceki bir aşamasında kıtlığın eşiğine sürüklenmişti. Savaşta yaklaşık 150 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

AP'den Fatma Khaled'in haberine göre Abdulcelil şu anda ülkenin güneybatısındaki Taiz kentinde ailesinin yanında kalıyor. Bazı siviller ise sokaklarda uyuyor veya plastikten derme çatma çadırlarda yaşıyor.

Eşi Muhammed Sabit, son çatışmaların "son derece şiddetli" olduğunu ve 2017'de kendisini yine kaçmak zorunda bırakan çatışmadan daha yoğun yaşandığını söyledi. "Evin yakınında bombardıman ve şarapnel vardı" dedi.

İkili yaklaşık 5 kilometre yürüdükten sonra dağ yollarında yaklaşık 60 kilometre boyunca bir araçla yolculuk yaptı. Taiz'e vardıklarında bir doktor, bebeğin rahimde daha aşağıya indiğini söyledi. Eşrak önceki hamileliğinde de aynı aşamada düşük yapmıştı.

Sabit, "Eşim yaşadığı şok nedeniyle ağladı ve çok korktu" dedi.

Şimdi geniş aileleriyle birlikte kalabalık bir evde yaşıyorlar. Günde yalnızca iki öğün yemek almaya güçleri yetiyor ve Eşrak'ın hem kendisi hem de bebeği için yeterli besin alamadığından endişe ediyorlar.

Sabit ayrıca bir aydan uzun süredir diyabet ilaçlarını karşılayamayan kız kardeşi için de endişeli. Kız kardeşi ile 8 ve 13 yaşındaki iki kızında, onları kansızlığa yatkın hale getiren bir kan hastalığı bulunduğunu söyledi.

Çatışmalar temmuz ayında yeniden başladı. Husiler, ablukanın kaldırılmasını sağlamak amacıyla Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları yeniden başlattıklarını söyledi. Suudi Arabistan'ın petrol sektörüne yönelik saldırılar, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmakta belirli ölçüde başarı sağladığı bir dönemde gerçekleşti.

BM İnsani İşler Ofisine göre Yemen'deki çatışmalarda 125 bin kişi evini terk etti.

UNICEF ise yerinden edilenler arasında 57 binden fazla çocuk bulunduğunu belirtiyor.

UNICEF'in Yemen temsilcisi Obia Achieng, "Bu, Yemen'in son yıllarda gördüğü en hızlı gelişen ve en değişken yerinden edilme dalgalarından biri. Aileler çok az uyarıyla ya da hiç uyarı almadan, çoğu zaman gece saatlerinde ve yalnızca ellerine geçirebildiklerini yanlarına alarak kaçıyor." ifadelerini kullandı.

Achieng, "Durum özellikle kaygı verici çünkü zaten ağır olan insani krizin üzerine geliyor" diye ekledi.

Son çatışmalar başlamadan önce BM, yaklaşık 5 milyon Yemenlinin "kriz veya daha kötü seviyede akut gıda güvensizliği" yaşadığı uyarısında bulunmuştu.

Daha önce Mercy Corps adıyla bilinen insani yardım kuruluşu Prosper Global'den Milena Murr, Taiz'e ulaşan bazı kişilerin 16 saatten fazla yürüdüğünü ve yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplara bitkin, susuz ve bazı çocuklarda yetersiz beslenme belirtileriyle ulaştığını söyledi.

Bir diğer yardım kuruluşu CARE'in ülke direktörü Iman Abdullahi ise gıda, anne ve yenidoğan sağlık hizmetleri, hijyen malzemeleri, mahremiyet sağlayan tuvaletler ve ruh sağlığı desteğine acilen ihtiyaç bulunduğunu belirtti. "Bir kadın, giyecek başka hiçbir şeyi olmadığı için üzerindeki tek kıyafeti yıkadıktan sonra kuruyana kadar çadırının içinde kalmak zorunda kaldı. Bir başka kadın ise doğum yaptıktan yalnızca iki hafta sonra kaçmak zorunda kaldı" dedi.

Evini terk etmek zorunda kalan sivillerden Naşvan Ahmed Said, plastik buğday çuvallarını birbirine dikerek bir çadır yapmaya çalışıyordu. Savaşın başlamasından bu yana üçüncü kez yerinden edildiğini söyledi.

"Ne haldeyiz! Evimiz yok, tuvaletimiz yok, yiyeceğimiz yok, içecek hiçbir şeyimiz yok" dedi.

Beş çocuğuyla birlikte yerinden edilen Erva Ahmed ise ailesiyle günlerce yalnızca pirinç yediklerini söyledi. "Her şeye ihtiyacımız var. Çadıra ihtiyacımız var, yiyeceğe ve bütün temel ihtiyaçlara ihtiyacımız var. Çünkü yerimizden edildik ve yanımıza hiçbir şey alamadık" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri