İsrail işgali sebebiyle uzun bir süre kapalı kalan Refah Sınır Kapısı, geçtiğimiz hafta Gazze Şeridi'ne giriş ve çıkış için yeniden açıldı.
Ancak yeniden açılan geçişlere İsrail askerlerinin gerçekleştirdiği ihlaller gölge düşürüyor.
Haaretz'in aktardığı rapora göre, sınır kapısının işleme sürecinde Mısır, Filistin Yönetimi, Avrupa Birliği, İsrail destekli milis çeteler, İsrail ordusu ve Birleşmiş Milletler olmak üzere en az altı taraf söz konusu.
Yaklaşık 15 kilometrelik bir güzergah boyunca, evlerine dönmeye çalışan Gazzeliler bir dizi denetime tabi tutuluyor. Yolculuk Refah Sınır Kapısı'nda başlıyor ve Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde sona eriyor. Normal şartlarda hızlı bir şekilde seyahat edilebilecek bu güzergahı aşmak mevcut durumda bütün bir gün, bazen de daha uzun sürebiliyor. Gazze'ye geri dönenler sorgulandıklarını, tehdit edildiklerini ve aşağılandıklarını, ayrıca yanlarında ne kadar para ve eşya getirebileceklerine dair katı sınırlamalarla karşılaştıklarını anlatıyor.
Gazze'ye dönen Filistinlilerin medyaya verdikleri ifadelere göre, yolculuk Kahire'deki Filistin Büyükelçiliği tarafından verilen talimatla başlıyor. Filistinliler bunun üzerine Refah yakınlarındaki Mısır sahil kenti El Ariş'e gidiyor. Buradan da Gazze'ye kabul edilmeden önce uzun bir güvenlik taramasından geçmek üzere Refah Sınır Kapısı'na ulaşıyorlar.
Mısır tarafının denetimi tamamlandıktan sonra Filistinliler, geçişin Gazze tarafındaki bir kontrol noktasından geçiyor. Geçidin Gazze tarafı bir Avrupa Birliği ekibinin gözetimi altında Filistin Yönetimi personeli tarafından işletiliyor.
Diğer prosedürlerin yanı sıra, geçiş yapanlar yüz tanıma kontrollerinden geçiyor. Geri dönenlerin kıyafet ve belgelerini içeren bir çanta, bir cep telefonu ve en fazla 2 bin şekel (yaklaşık 650 dolar) getirmelerine izin veriliyor. Sıvı maddeler ise yasak.
Bu kontrolün ardından tesisten ayrılan Filistinliler Gazze'nin İsrail kontrolündeki kısmına ulaşıyor. Otobüslerle Selahaddin Caddesi üzerinden yaklaşık beş kilometre uzaklıktaki İsrail ordusu denetim noktasına götürülüyorlar.
Ancak İsrail kontrol noktasına ulaşmadan önce, İsrail tarafından desteklenen yerel bir çete olan Yasir Ebu Şebab milislerinin denetiminden geçiyorlar.
Görgü tanıkları ve video kayıtlarına göre milisler, Selahaddin Caddesi ile Morag Yolu'nun kesiştiği noktada kurulan İsrail kontrol noktasına kadar Filistinlileri götürüyor. BM İnsan Hakları Ofisi, milislerin geri dönenlerden bazılarını kelepçelediğini, gözlerini bağladığını ve tehdit ettiğini gösteren kanıtlar topladı. Ayrıca, bazı tanıklıklara göre milisler bagajları aradı, kişisel eşya ve paraları çaldılar.
Milisler daha sonra Filistinlileri, Nekaz Regavim olarak bilinen ve ana yol üzerinde yeni kurulan bir kontrol noktasında İsrail askerlerine teslim ediyor. Bu bölgede bir süredir nispeten büyük bir askeri üs bulunuyor. Bu kontrol noktasından geçiş birkaç saat sürebiliyor.
Geri dönenlerden 48 yaşındaki İsmet Safi isimli Filistinli şunları anlatıyor:
"Çok korkmuştum. Üç saat boyunca tarama alanında kaldık. Yüksek tansiyon ve kalp sorunlarım olduğu için yürüyemiyor hatta hareket bile edemiyordum. Beni kızım ve torunlarımla birlikte kameralar ve tel örgülerle çevrili bir alanda bıraktılar. Sonunda beni aradılar ve adımı, torunlarımı ve nerede yaşadığımı sordular. Yan taraftaki sorgu odasında başka bir kadının ağladığını duydum. Yanımızda yaşlı bir adam vardı. Onu kelepçelediler, gözlerini kapattılar ve sert bir şekilde sorguladılar."
Bu ifadeler, BM tarafından İsrail kontrol noktasına ilişkin olarak toplanan ve 5 Şubat'ta yayınlanan ifadelerle örtüşüyor. Rapora göre:
"Geri dönenler şiddet, aşağılayıcı sorgulamalar ve bazı durumlarda gözleri bağlı ve elleri kelepçeliyken saldırgan vücut aramaları yapıldığını anlattılar. Ayrıca, askerlerin ihtiyaç duyduklarında tıbbi bakıma ve banyoya erişimlerini engellediklerini, bunun da toplum içinde idrar yapmaya zorlanmak da dahil olmak üzere aşırı aşağılanmaya neden olduğunu bildirdiler.
Filistinlilerin birçoğu, aileleriyle birlikte Mısır'a geri gitmeleri ve bir daha dönmemeleri için kendilerine para teklif edildiğini söyledi. Bazıları ise İsrail ordusu için muhbir olmaları için para teklif edildiğini belirtti."
İsrail ordu taramasını tamamladıktan sonra Filistinliler, bu kez Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı personelinin eşlik ettiği otobüsle yola devam ediyor. Otobüs, Gazze'nin İsrail ve Filistin kontrolündeki bölgelerini ayıran Sarı Hattı geçerek Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'ne doğru ilerliyor.
Bölgeye geri dönenlerin yanı sıra çok sayıda Gazzeli de tıbbi tedavi görmek için Gazze'den ayrılmaya çalışıyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 4 bini çocuk olmak üzere yaklaşık 18 bin 500 kişi Gazze'den çıkmak için bekliyor. Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılmasından bu yana geçen bir hafta içinde 150'den az kişi Gazze'den ayrıldı.
Pazar günü İsrail merkezli Filistin hak grupları, bölgedeki tacizlerin durmasını talep etti. Avukatlar Muhammed Avad ve Muna Haddad başvurularında, "tacizlerin Filistinlileri geri dönmekten caydırmayı amaçladığını savundu:
"Görünen o ki, geri dönen sakinler, İsrail ordusuyla koordinasyon halinde hareket eden silahlı milisler tarafından iradeleri dışında ve hayatları ve güvenlikleri riske atılarak götürülmüş ve geçiş koşulu olarak uzun güvenlik sorgulamalarına tabi tutulmuşlardır. Tanıklıklar ve ordunun tutumu, bu eylemlerin yalnızca evlerine dönen sakinleri aşağılamak ve onlara zarar vermek için değil, aynı zamanda bölgeye geri dönmek isteyenleri terörize etmek ve korku salmak için yapıldığını göstermektedir."
Bölgeye geri dönmeyi başaran bir Gazzeli Filistin haber ajansı Wafa'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Binlerce kişi geri dönme umuduyla yaşıyor. Burada trajik hikayeler var: Parçalanmış aileler, her biri farklı bir yerde olan eşler, doğan çocuklarını görmeyen babalar. Geçişi gerçekten açın, pratikte geçiş hala açılmadı."
Kaynak: Mepa News, Haaretz