Afganistan çöküşün eşiğinde

Afganistan çöküşün eşiğinde

Yolsuzluklar, düzensiz bir ordu ve yanlış politikalar... Fakat ABD'li uzmanlara ve askerlere göre çöküşü engellemek için henüz vakit var.
Mepa Haber Merkezi

Afganistan bugünlerde çok zor günler yaşıyor. ABD, Taliban’ı mağlub edebilmek ve Afganistan’ı yeniden inşa edebilmek için, 2000’den fazla asker ve yarım trilyon dolardan fazla para harcadı. Buna rağmen Afganistan, çöküşün eşiğinde bulunmaktadır.

Afganistan Yeniden Yapılandırma Özel Müfettişi, John Sopko, 29 Nisan’da, görev yaptığı üç aylık dönem için Amerikan Kongresi’ne, Afganistan ile ilgili yaklaşık 300 sayfalık bir rapor gönderdi.

Afgan Birlik Hükümeti, anayasal krizi çözmeye çalışırken, iç çatışmanın etkisiyle fiilen etkisini yitirdi. Birleşmiş Milletler Afganistan Özel Temsilcisi Nicholas Haysom, “Ulusal Birlik Hükümeti hayatta kalabilseydi büyük bir başarı elde edecekti.” demişti.

Hükümet askerlerine göre, Afganistan’da güvenlik gün geçtikçe kötüye gidiyor. Güçlenen Taliban yıllık bahar saldırılarını duyururken, tehditlerini süratle uygulamaya soktu.

"2016'daki savaş daha yoğun olacak"

19 Nisan’da, Kabil’de bir canlı bomba saldırısı sonucu 64 kişi ölürken, 350 kişi yaralandı. Yeniden canlanan savaşçı grup, faaliyetlerini yeni bir İngilizce web sitesinde sürdürüyor.

Ulusal İstihbarat Müdürü Clapper, Amerikan İstihbarat Komitesi’ne şunları söyledi:

“2016’daki savaş, 2015’den daha yoğun olacak ve güvenliğin bozulması etkisini en az 10 yıl daha sürdürecek.”

Amerikan Özel Operasyonlar İstihbaratı’ndan Malcolm Nance, War Is Boring’in, Afganistan’da Amerika için kötüye giden durumla ilgili sorusuna şöyle cevap verdi:

“Hükümetler bu noktada değişebilir. Büyük soru, Amerikan kuvvetlerinin yokluğu ve Taliban’ın Ulusal Birlik Hükümeti’ne yönelik istikrar bozucu faaliyetleri karşısında Afgan Ordusu ayakta durabilecek mi?"

Şu anki geri çekilme planına göre, sene sonunda Afganistan’dan sadece 5500 Amerikan askeri ayrılacaktı. Fakat SIGAR Ve Nance’a göre, bu durum ülke için fenalaşan gidişatı düzeltmeye yardımcı olmazken, Amerika’nın onlarca yıl süren savaşın ardından Afganistan’ı yeniden inşa etmesine de katkıda bulunmayacaktır.

Şüphesiz bu durum Afganistan için kötü bir sahnedir.


ABD ve Afgan hükümet güçleri istihbarat paylaşımında bulunuyor

SIGAR’ın 3 ayda bir yayınladığı bir raporda “Kaya Aşındıran” başlığı dikkatleri çekmektedir. Sopko ve takım arkadaşları Afganistan’ın güvenlik güçlerini yetersiz bulduklarını ifade ettiler. Amerika ve müttefikleri Afganistan’daki savaş sırasında, sıfırdan bir ulusal ordu ve pois gücü kurarak etkileyici bir başarı elde ettiler. Fakat bu kurumlar, Batılı ülkelerin desteği olmadan Taliban güçleriyle savaşamazlar.

Afgan Ordusu ülkenin yüzde 70'inde hakim değil

Koalisyon güçleri büyük ölçüde savaş alanından çekilirken, Afgan ordusunun istihbaratın büyük kısmını sağladığına inanılıyor. Daha da kötüsü, Amerika ve Batılı müttefiklerinin, Afgan güvenlik güçlerinin operasyonlarının üzerinde fazla denetime sahip değil. Afgan ordusu hala disiplinsiz, amatör ve kötü yönetiliyor. Bu yüzden sağladığı istihbarat güvenilir değil.

Bazı komutanlar, Afgan Birlik Hükümeti’nin ülkenin yüzde 70’ini kontrol edemediğini ve çok az denetime sahip olduğunu tahmin ediyor. Belki de bu yüzden bir "keçi çiftliğinde" milyonlarca dolar harcanmasına ilişkin neler yaşandığı göze çarpmıyor.

Editör notu: ABD Savunma Bakanlığı, Afganistan'da keçi yetiştiriciliğini desteklemek için 2,3 milyon $ dolar harcandığını açıklamış ve bu durum vergi mükelleflerini kızdırmıştı. Yazar, bu konuya ironik bir şekilde yaklaşıyor.

"Ekstra maaş için personel sayısı abartılı gösteriliyor"

Elbette Washington ve Kabil, Afgan ordusunu oluşturarak inanılmaz bir iş yaptı. 15 sene önce doğru dürüst bir kurum yoktu. Şimdiyse Afganistan bir ordu, hava gücü ve ulusal polis gücüyle övünüyor.

Sopko raporunda şu bilgileri verdi:

“2002 mali yılından beri, Amerikan Kongresi, acemi askerlerin, eğitim, ekipman, konut, gıda, tedarik, 352 bine ulaşan resmi bir gücün maaşlarını ödemek, Afgan Ulusal Savunma ve Güvenlik Güçleri ve ek olarak 30 bin üyeli Afgan Yerel Polisi’nin maaşlarını ödemek için 68 milyar dolardan daha fazla harcamayı onayladı.

Fakat ordunun denetimden yoksun olması her şeyi olumsuz anlamda etkiliyor. Hiç kimse Kabil’in ne kadar tabur ve polisi görevlendirdiğini bilmiyor. Daha kötüsü, birçok polis ve askeri lider ekstra maaş alabilmek için personel sayılarını abartmaktadır. Nance konu hakkında şöyle diyor: “ Kayıtlarda her zaman beş personel var görünüyor ancak gerçekte sadece 2 personel var.”

Polisler arasında çok tehlikeli bir problem var. 2011 tarihli bir Afgan polis gücünün denetimi, çoğu bölgenin miktarı 13 binden daha fazla polis tarafından idare edildiğini gösterdi. Bu da ekstra para anlamına gelmekteydi.

Yolsuzluk kötüdür, fakat personelin bilgi eksikliği bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Eğer Kabil, bölgelerin ihtiyaç duyduğu ekstra taburu ve piyadelerin daha fazla sıhhiyeciye ihtiyaç duyduğunu görmezse, Taliban gibi bir güce karşı etkili bir savaşı sürdürmesi imkansız olacaktır.


Talim yapan bir Kabil hükümeti polisi


Yatırımlara rağmen Afgan ekonomisi küçülüyor

Afgan güvenlik güçlerinin senelik maliyeti yaklaşık olarak 5 milyar dolardır. Amerika bu miktarın yüzde 80’ini ödüyor. Kabil, yılda 500 milyon dolar ödemekte, fakat bu miktarı bile idare edememektedir. John Cambell (önceki Uluslararası Güvenlik Güçleri komutanı), Afganistan’ın 2024 yılına kadar kendi ordusunu finanse edemeyeceğini dile getirdi.

Gelecek ödemeler için Kabil'in yeterli olup olmayacağı şüphelidir. Yabancı iş adamları ve yerel yetkililerin her kademede yapageldikleri yolsuzluklar, Afgan ekonomisini baskıya soktu. Yabancıların milyon dolarlarca yatırımlarına rağmen, Afgan ekonomisi 700 milyon dolara kadar küçüldü.

Ordu uzmanları jet yakıtlarını dahi çaldı 

SIGAR'ın üç aylık raporu bazı skandalları da ortaya koydu. Teksaslı bir iş adamı taşeronluk sözleşmesiyle kendilerini "ödüllendirmeden" önce rüşvet olarak Afgan şirketlerden 51.000 dolar istedi. Bir Afgan inşaat şirketi ABD askeri yetkililerine, ayrıcalıklı muamele görmek için ve üç milyon dolarlık sözleşmeler karşılığında 140.000 dolar ödeme yaptı.

Ordu uzmanları kamyon dolusuyla jet yakıtları çaldı. Orduda bulunan bir kıdemli başçavuş Kentucky'de yaşayan eşi için para sandıklarını ve ekipmanları kaçırdı. Onları 'ailesinin hediyeleri' olarak gösterdi. Gümrük yetkilileri kutuyu açtıklarında içinde 41.750 $ buldular.

Yolsuzluk Afganistan'da yaşamın bir parçası

Bu sadece küçük bir örnek. Afganistan'da yolsuzluk her yerde mevcut olan birşeydir. Rüşvetler bürokrasinin dönüş tekerleklerinin makina yağlarıdır. Bir 2012 BM soruşturma-inceleme ekibi yolsuzluk hakkında bir röportaj gerçekleştirdi. Afganistanlılar'ın neredeyse %70'inin söylediğine göre onlar, devlet memurlarının yaptıkları işlerin karşılığında rüşvet almaları gerektiğini hissediyor. %42'si en azından bir polis memuruna rüşvet verdiklerini söylediler.

Yolsuzluk Afganistan'da yaşamın bir parçasıdır. ABD’ye göre Kandahar’daki korucular çıkarılmalıydı, yüzyıllarca süregelen kültürün kökü kazılıp Amerikan değerleri yerleştirilmeliydi. Fakat bunun yerine Afgan yolsuzlukları ülkeye gelen askerlere ve iş adamlarına sirayet etmiştir.

Nance'a göre, yolsuzluk ve Afganistan birlikte yürür. O, yıllar boyunca ABD Özel Operasyon Güçlerini eğitmesinin yanı sıra Ortadoğu ve Kuzey Asya'daki yerli taburlar içinde çalıştı.

ABD'li komutan: Afganistan'da yolsuzluğa izin vermek zorundayız

Nance Afganistan'ın geleceği konusundaki görüşlerini şöyle açıklıyor: 

“(ABD vs.) Ellerini orada tutmak zorundalar, (Afgan güçleri) kendi altyapılarını inşa edene kadar, askeri disiplinin sürdürülmesi ve mali avantajlar gibi isteklerini karşılayabilene kadar.”

Nance, Amerika'nın Afganistan'ı değiştirebileceğini düşünmesinin aptallık olduğunu söylüyor:

"Bunu ulusal çıkarlar haline getirinceye kadar onların yolsuzluklarını geliştirmelerine doğal olarak izin vermek zorundasın. Orada yolsuzluk her zaman sürecektir. Afganistan'da oturmuş çıkarları olan milyarderler vardır. Onlar ülkenin zarar görmesini istemeyen birileri olmak zorundadır."



Kabil hükümeti ordusu, bir IED tipi bombayı imha ediyor [Fotoğraf: Al Jazeera English]

Ve Taliban geliyor

Sopko, raporunda Taliban'ın ilerleyişine dair şu ifadelere yer veriyor:

"Savaşçılar geçen Sonbaharda bir il merkezini aldılar ve kısa bir süre ellerinde tuttular. :eşitli ilçe merkezlerini ellerine geçirdiler ve Mart ayının sonlarında birkaç günlük boşlukta Kandahar’da bir Afgan ordusu generaline ve bir yargıça suikast düzenlediler. Yeni Afgan Parlamento Binasını roketle vurdular.’

Pentagon, Afgan ordusunun askeri varlığı hakkında net bir kavrayışa sahip olmasa da, onun Taliban’dan dafa fazla askeri bünyesinde barındırmasına oldukça güveniyor. Ne yazık ki Kabil hükümetinin saldırıları hiç yok ve taburları az. Her zaman savunma ve ülke genelinde inceden yayılma içerisindeler. Devriyeleri az ve Taliban mevzilerine saldırıları ise yok.

Hükümet askerlerinin üstün silahlarına Taliban el koyuyor

Afgan askeri, üstün silahlara ve donanıma sahiptir ancak Taliban her zaferinin sonucunda bu silahlara el koyar. Taliban topraklarını tutmakta oldukça "korkunçtur" ve üyeleri kaybettiği yerleri sıklıkla geri alır ancak bunlar büyük problemlerdir.

Geçen yıl açıklanan bir Savunma Bakanlığı değerlendirmesine göre;  "Afgan askerleri yeniden toplansa ve halkın merkez olarak kullandığı bölgelerin anahtarlarını Taliban'dan geri almış olsa bile bu hükümetin koruduğu Afgan halkındaki kamu güvenini zayıflatmaktadır." 

Ordu ve Kabil’de duyulan güven azalmakta, güvenlik güçleri Taliban’a katılmaktadır. Şubat'ta Afgan askerleri silahsızlandı. Helmand eyaletinin Sangin ilçesi polis şefi de dahil olmak üzere 30 Afgan polisi, Taliban ile bağlantısından dolayı tutuklandı. 

Afgan vali yardımcısı, Facebook üzerinden Cumhurbaşkanı'na yardım çağrısında bulundu

Helmand'ın vali yardımcısı Muhammed Can Rasulyaar’ın geçen yıl aralık ayında Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Ganiden Facebook üzerinden yardım istemesi durumun vahametini gösteriyor. Bunun yolu bu olmamalı. Valiler hükümetlerinden yardımı sosyal medya üzerinden istememelidir.

Ancak bu sorunun giderilmesi zaman , para ve muhtemelen daha çokça Amerikan kanı alacaktır. Bu, yarım dünya uzaktaki kafa karıştırıcı savaştan dolayı bitkin düşen Amerikan halkı için oldukça zor bir "ticaret".

Nance, bu durumu Kore Savaşı'nın çıkmazına benzett:

"Önümüzdeki beş ila on yılı belki görebiliriz. Hiçbir başkanın oradan çekileceğine ve böylece Afganistanın tekrar Talibanın kalesi olacağına inanmıyorum."

Nance ayrıca hiçbir başkanın Afganistan topraklarına ağır taburlar yerleştirecek kadar aptal olacağını da düşünmüyor:

"Bu Amerikan güçlerinin Afgan güçlerine yardım etmek, danışmanlık yapmak ve onları profesyonelleştirmek için tekrar bir sorumluluk üstlenerek orayı güvence altına alması şeklinde olacaktır."

"Taliban halkın taleplerini karşılayamaz"

Afganistandaki mevcut durumun sorumlusu Amerika değil ancak bu sorumluluğun bir kısmını o taşımaktadır.

Ancak, Nance umutlu:

"Afganistan halkı kendisi ve aileleri için daha kaliteli bir yaşam istiyor. Saatler, araçlar gibi Taliban'ın temin edemeyeceği kapitalizmin temel şeylerini istiyorlar. Taliban onlara iş veremez, araç da veremez. Onların yapabilecekleri tek şey Müslümanlar olarak kendi tabanlarının arzularına hitap edebilmektir. Bu böyledir. Bizim yapmamız gereken tek şey ise burada kalmaktır ve bu da belki eğitim vererek, danışmanlık ve yardım ederek ABD güçlerinin bir on yılını alabilir."

Nance şöyle devam etti:

"Bu yönetimleri desteklemek zorundayız, aksi takdirde sadece operasyonlar için 15 yılımızı harcarız"

Nance ve birçok eski ordu yetkilisi için bu durum kabul edilemezdir. O, Irak , Afganistan ve 11 Eylül'deki Amerikan kayıplarını listeledi. Sonra, 19 yaşındaki bir ordu askerinin hikayesini anlattı. Kadın asker el yapımı bir bombanın patlamasıyla üç organını kaybetmişti.

Nance, "Eğer Afganistan ve Ortadoğu'dan uzakta yürüyorsan, her şeyi uzağa fırlatırsın." diyor ve ekliyor:

"Sen bu savaşın ölüm ve yaralanmasından uzakta yürümeye karar vermedikçe, Afganistan'ın desteğe ihtiyacı devam edecek." 

War Is Boring sitesinde Matthew Gault tarafından kaleme alınan bu analiz, Mepa News okurları için tercüme edilerek derleme halinde sunulmuştur.