21 yıldır iktidarda olan Mahmud Abbas'tan seçimleri erteleme kararı

Ramallah yönetimi lideri Mahmud Abbas, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin 11 Eylül 2027'de eş zamanlı yapılmasını kararlaştırdı. Parlamento seçimleri daha önce 28 Kasım 2026 için planlanmıştı.

Ramallah merkezli Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin 11 Eylül 2027'de eş zamanlı yapılması yönünde kararname yayınladı.

Kararla, daha önce bu yılın kasım ayı için planlanan parlamento seçimleri ertelenirken cumhurbaşkanlığı seçiminin de daha ileri bir tarihte yapılması kararlaştırıldı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre Abbas, cumartesi günü yayınladığı kararnameyle iki seçimin aynı gün düzenlenmesini karara bağladı.

Parlamento seçimlerinin 28 Kasım 2026'da yapılması planlanıyordu. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ise 2027'nin başlarında gerçekleştirilmesi bekleniyordu.

Uluslararası toplum, Filistin'de seçimlerin yapılması yönünde uzun süredir çağrıda bulunuyordu. Yeni kararla her iki seçim için de tarih 11 Eylül 2027 olarak belirlendi.

Abbas 21 yıldır aynı koltukta

Mahmud Abbas'ın seçimleri 11 Eylül 2027'ye erteleme kararı, Filistin Yönetimi'nin uzun süredir devam eden meşruiyet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Abbas, 9 Ocak 2005'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak göreve geldi. Dört yıllık görev süresinin Ocak 2009'da sona ermesine rağmen o tarihten bu yana yeni bir cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmadı. Buna göre Abbas, 2027'de planlanan seçimlere kadar yaklaşık 22 yıl boyunca yeniden seçilmeden görevde kalmış olacak.

Filistin'de parlamento seçimleri de uzun süredir gerçekleştirilmiyor. Son parlamento seçimleri 2006'da yapılmış, Hamas'ın seçim zaferinin ardından El Fetih ile Hamas arasındaki siyasi çatışma 2007'de Gazze ve Batı Şeria'da ayrı yönetimlerin ortaya çıkmasına yol açmıştı.

Sonraki yıllarda seçim yapılmasına yönelik girişimler çeşitli nedenlerle sonuçsuz kaldı. Bu süreç, Filistin siyasi sistemindeki bölünmüşlüğü derinleştirirken Filistin Yönetimi'nin meşruiyetine ilişkin eleştirileri de artırdı.

28 Kasım 2026'da yapılması planlanan parlamento seçimlerinin ertelenmesi ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Eylül 2027'ye alınması, bu uzun aranın daha da uzaması anlamına geliyor.

Erteleme sürecinde siyasi, güvenlik ve ekonomik koşulların yanı sıra Gazze ve Doğu Kudüs'te seçimlerin nasıl gerçekleştirileceği, siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar ve seçimlere katılımın güvence altına alınması gibi sorunlar öne çıkıyor.

Seçimlerin yeniden ertelenmesi, Filistin yönetiminin halktan güncel bir seçim yetkisi alması konusundaki tartışmaları da sürdürüyor.

Filistin Yönetimi, İsrail işgali altında sınırlı yetkiye sahip

Filistin Yönetimi'nin seçim ve yönetim kapasitesine ilişkin tartışmalar, Batı Şeria'daki İsrail işgalinden bağımsız değerlendirilemiyor.

Filistin Yönetimi, Oslo anlaşmaları sonrasında belirli bölgelerde sivil yönetim ve güvenlik sorumlulukları üstlense de Batı Şeria'nın tamamında egemen bir otorite olarak hareket edemiyor.

Özellikle İsrail'in kontrolündeki C Bölgesi, askeri operasyonlar, kontrol noktaları, yol kısıtlamaları ve yerleşim faaliyetleri, Filistin kurumlarının bölge genelinde kesintisiz biçimde faaliyet göstermesini zorlaştırıyor.

İsrail ordusunun Filistin güvenlik görevlilerini dahi gözaltına alabilmesi, bu sınırlı hareket alanının somut örneklerinden biri. İsrail ordusu, 9 Eylül 2026'da Batı Şeria'nın Ramallah yakınlarındaki Beytunya bölgesinde üç Filistin polisi mensubunu gözaltına aldığını duyurdu.

İsrail tarafı, polislerin İsrail kontrolündeki C Bölgesi'nde yetkileri dışında kontrol noktası kurduğunu ve görev dışındaki bir yedek askeri gözaltına alarak darbettiğini ileri sürdü. İsrail ordusu, söz konusu polislerin daha sonra gözaltına alındığını açıkladı.

Olayın ayrıntıları ve tarafların iddiaları birbirinden ayrılmakla birlikte, gelişme Filistin güvenlik birimlerinin İsrail'in askeri kontrolü altındaki alanlarda bağımsız hareket etme kapasitesinin ne kadar sınırlı olduğunu gösteriyor.

Batı Şeria'daki bu yapı, Filistin Yönetimi'nin yalnızca siyasi meşruiyet değil, fiili yönetim kapasitesi bakımından da ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Filistin güvenlik güçleri belirli bölgelerde görev yapabilse de İsrail ordusunun baskınları, gözaltı operasyonları ve hareket kısıtlamaları karşısında ülke genelinde egemen bir güvenlik gücü gibi hareket edemiyor.

Bu durum, Filistin Yönetimi'nin vatandaşlarını koruma ve yönetim sorumluluklarını yerine getirme kapasitesine yönelik eleştirileri de besliyor.

Dolayısıyla seçimlerin ertelenmesi, yalnızca takvim değişikliği olarak değil, Filistin siyasi sistemindeki uzun süreli temsil ve meşruiyet krizinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu krizin nedenleri yalnızca İsrail işgaliyle sınırlı değil; Hamas ile El Fetih arasındaki bölünme, seçimlerin düzenlenmesine ilişkin anlaşmazlıklar ve Filistin Yönetimi'ne yönelik iç siyasi eleştiriler de sürecin önemli unsurları arasında bulunuyor.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri