Ali Laricani'nin ölümü İran için ne anlama geliyor?

İsrail saldırısında öldürülen Ali Laricani, İran devletinin en etkili ve çok yönlü isimlerinden biri olarak öne çıkıyordu.

İsrail saldırısında ölen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, askeri, siyasi ve kültürel alanlarda uzun yıllara yayılan kariyeriyle ülkenin en etkili isimlerinden biri olarak görülüyordu.

67 yaşındaki Laricani, İran devlet televizyonunun başkanlığından meclis başkanlığına, nükleer müzakerecilikten güvenlik yönetimine kadar çok sayıda kritik görev üstlendi.

İran-Irak Savaşı’nda Devrim Muhafızları saflarında görev yapan Laricani, tuğgeneral rütbesine kadar yükseldi.

Irak doğumlu olan Laricani, güçlü bir dinî aileden geliyordu. Ailesinin birçok üyesi devletin üst kademelerinde görev aldı ve İran siyasetinde etkili oldu.

Uzmanlar, Laricani’nin farklı siyasi akımlar arasında uzlaşı sağlayabilen nadir isimlerden biri olduğunu belirtiyor. İran ve ABD politikası üzerine çalışan analist Sina Toossi, Laricani’nin kriz dönemlerinde stratejiyi uygulanabilir politikaya dönüştürebilen pragmatik bir aktör olduğunu ifade ediyor.

ABD’li analist ve eski diplomat Alan Eyre ise Laricani’nin gerektiğinde ılımlı, gerektiğinde sert bir çizgi izleyebilen bir siyasetçi olduğunu söyledi.

Laricani, İran’ın nükleer programı konusunda baş müzakereci olarak görev yaptığı dönemde diplomasi yoluyla yaptırımların hafifletilmesini savunmuş ve Batı ile diyaloga açık bir profil sergilemişti. Bununla birlikte iç politikada sert söylemler ve güvenlik politikalarına da destek verdi.

İran’daki protestolar sırasında güvenlik politikalarının mimarlarından biri olarak görülmesi, sertlik yanlısı kesimlerle de güçlü bağları bulunduğunu gösterdi.

Uzmanlara göre Laricani’nin ölümü İran rejiminin varlığını doğrudan tehdit etmiyor. Analistler, İran’ın kurumsallaşmış ve çok katmanlı bir siyasi yapıya sahip olduğunu, bu tür kayıpları absorbe edebilecek mekanizmalara sahip bulunduğunu belirtiyor.

Laricani’nin yerine yardımcısı Said Celili’nin getirilebileceği öne sürülüyor. Bu durumun, rejimde daha sert bir çizginin güçlenmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.

Analistler ayrıca Laricani’nin ölümünün bireylerden ziyade Devrim Muhafızları ve dini liderlik ofisi gibi kurumların etkisini artırabileceğini ifade ediyor.

Laricani’nin, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile birlikte yeni lider seçimi sürecinde alternatif aday arayışında olduğu ancak bu girişimlerin başarısız olduğu da öne sürülüyor.

Uzmanlar, üst düzey suikastların rejim değişikliğinden ziyade lider kadroların yenilenmesine ve daha sert isimlerin öne çıkmasına yol açabileceği görüşünde birleşiyor.

Kaynak: Mepa News, Middle East Eye

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri