Batı Afrika'da güçlenen cihat yanlısı gruplar ve değişen dengeler

Brian Carter

Ana Fikir: Selefi cihat yanlısı gruplar Gine Körfezi bölgesindeki birçok devletin kuzey sınırlarındaki saldırılarını yoğunlaştırmaya başladı. Bu saldırılar, El Kaide bağlantılı militanların Batı Afrika’da bir süredir devam eden doğu yönlü yayılma faaliyetleri kapsamında operasyon alanlarını bu devletleri de içine alacak şekilde genişletmeyi amaçladığını göstermektedir.

Cihat yanlısı Selefi militanlar geçen yılın kasım ayından bu yana Togo’nun kuzeyinde gerçekleştirilen iki saldırıya imza attı. Her iki saldırının sorumlusu da büyük ihtimalle El Kaide’nin Sahel kolu olan ‘Cemaat Nusret El İslam Vel Müslimin (CNİM)’ idi. 60 civarı militan Togo’nun kuzeyindeki Kpinkankandi bölgesindeki bir askeri üssü 10-11 Mayıs tarihleri arasında kısa süreliğine ele geçirdi. Bu süre zarfında 8 Togolu asker ölürken 13 tanesi de yaralandı. Geçtiğimiz yılın kasım ayında kuzey Togo’nun Kpendjal bölgesindeki askeri üsse yönelik saldırı da büyük ihtimalle aynı militanlar tarafından gerçekleştirildi.

Afrika'daki cihat yanlısı hareketler:

Cihat yanlısı Selefi gruplar geçmişte Benin ve Togo’yu erzak ve mühimmat elde etmek için kullanmıştı fakat artık buralarda saldırıya geçmiş görünüyorlar. CNİM ve diğer cihat yanlısı selefi gruplar, başta Benin, Gana ve Togo olmak üzere Gine Körfezi devletlerinin sınır bölgelerini motosiklet, temel ihtiyaç malzemeleri, silah ve para elde etmek ile kaçakçılık ve suç faaliyetlerinden yararlanmak için zaten yıllardır kullanmaktaydı. CNİM ve IŞİD’in Sahel kolu, W-Arly-Pendjari Park Kompleksi üzerinden Burkina Faso-Benin-Nijerya üçlü sınır bölgesi arasındaki yerel ikmal hatlarını kontrol etmektedir. Militanların Burkina Faso içlerindeki hareket özgürlüğü kendilerine, bu devlete komşu diğer Gine Körfezi devletlerinde operasyonlar icra etme ve sınırın her iki tarafındaki güvenlik güçlerini saf dışı bırakma imkânı vermektedir.

CNİM’in Benin ve Togo’da 2021 ve 2022’deki faaliyetleri incelendiğinde grubun yerel bölünmeleri daha fazla militan devşirmek için kullandığı ve artık güvenlik güçlerini doğrudan hedef alma hususunda daha cesaretli hale geldikleri anlaşılmaktadır.

CNİM militanları geçtiğimiz yılın aralık ayında Beninli güvenlik güçlerini el yapımı patlayıcı ve hafif silahlarla hedef almıştı. Bu saldırılar büyük ihtimalle kaçakçılığın ve CNİM faaliyetlerinin azaltılması için bölgede arttırılan güvenlik önlemlerine verilen bir tepkiydi. Sahel bölgesinin genelinde militanların operasyon alanlarını genişletmek için kullandığı yerel ‘çiftçi şiddeti (hayvan otlatanlarla toprak ekenlerin kavgası)’ meselesinden Benin de mustariptir.

Eğer cihat yanlısı Selefi gruplar, devlete ve güvenlik güçlerine karşı yerel çıkar grupları ile birlikte hareket edilmesi mümkün bir zemin bulabilirse bu beraberinde radikalleşme riskini de getirecektir. Beninli ve Togolu güvenlik gruplarının yerel halk ile olan ilişkileri genel olarak olumlu olması bu riske karşı belli bir izolasyon faktörü oluşturmaktadır. Beninli güvenlik güçleri sık sık bölgede hayvancılıkla uğraşanları hedef alan gruplar arası şiddet olaylarının faillerini tutuklayarak yerel halkı korumaya gücünün yettiği mesajını vermektedir.

Fildişi Sahili özelinde cihat yanlısı Selefi militanların faaliyetleri hususunda son dönemde pek bir değişiklik yaşanmadı fakat yerel halklar ile devlet arasındaki ilişkinin çok kötü olduğu ve nüfusun genelinde etkili olan ayrımlar nedeniyle bu ülke büyük risk altındadır. CNİM’in Fildişi Sahili’nde bugüne kadar gerçekleştirdiği kısıtlı sayıdaki saldırıların amacı bu ülkenin diğer Sahel devletlerinde icra edilen müşterek anti-terör operasyonlarına katılmasının intikamını almaktı. Örgüt 2016 yılında Fildişi Sahili başkenti Abidjan’daki bir otele büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş, 2021 ve 2022’de de anti-terör operasyonlarına misilleme olarak ülkenin kuzeyindeki güvenlik güçlerini hedef almıştı.

Gine Körfezi bölgesinde cihat yanlısı grupların etkinlik alanı:

Burkina Faso ile Fildişi Sahili askerlerinin ortak görev yaptığı iki devletin sınır hattında faaliyet gösteren bir CNİM alt grubu bugüne kadar hala sökülüp atılamadı. CNİM ayrıca diğer topluluklar ve güvenlik güçlerinin zulmüne uğrayan toplumlar arasından yeni militanlar devşirerek ülkedeki varlığını arttırma şansına da sahiptir. Fildişi Sahili’nin kuzeyindeki topluluklar arası ilişkiler son derece gergin olup bu gruplar arasında sık sık ‘çiftçi şiddeti’ nitelikli çatışmalar yaşanmaktadır. Bu gerilimler ve devletin bu konudaki yanlış tutumu CNİM’e Fildişi Sahilli çiftçiler arasından militan devşirme fırsatı yaratmaktadır. Güvenlik güçleri ve yerel halk mensupları hedef gözetmeksizin önüne gelen Fulani sivilleri tutuklayarak bu insanları ötekileştirmekte ve adi suç faaliyetleri ile cihat yanlısı grupları birbirine karıştırmaktadır.

CNİM son dönemde az da olsa belli bir seviyede Ganalıyı saflarına katmasının yanı sıra Gana topraklarını personel taşımak için de kullanmaktadır. Gana, sık sık ülke vatandaşı olduklarını ispatlamakta güçlük geçen geniş ölçekli göçebe Fulani topluluklarının CNİM için popüler bir militan kazanma sahası olması nedeniyle yüksek risk altındadır. Yerel topluluklar arasındaki çiftçi şiddeti olayları ve çetecilik faaliyetleri halihazırda ülkenin kuzeyinde son derece yaygındır. Gana güvenlik kuvvetleri geçmişte ülkenin kuzeyindeki şiddet olaylarını ve çetecilik faaliyetlerini bitirmek için bölgede çok sayıda operasyon düzenledi. CNİM mensubu bir Gana vatandaşı Fulani geçtiğimiz yılın haziran ayında Mali’nin Gossi bölgesindeki Fransız askeri üssüne intihar saldırısı düzenledi. Bu saldırıdan sonra şu ana kadar Gana’da herhangi bir CNİM faaliyeti rapor edilmedi.

CNİM’in Mali içindeki hareket özgürlüğü alanını genişletmesi örgütün diğer Batı Afrika devletlerinde faaliyet gösterme kapasitesini arttırmaktadır. CNİM büyük ihtimalle Senegal-Mali sınır bölgesinde kaçakçılık faaliyetlerinde bulunmakta ve buradan para kazanmaktadır. Örgüt ayrıca Senegal ve Mali’deki Kayes bölgesindeki altın madenleri üzerinden devam eden yasadığı para akışından faydalanmak isteyebilir. Senegalli güvenlik güçleri geçtiğimiz yılın ocak ayında ülke sınırları içindeki bir CNİM hücresini çökerttiklerini açıkladı. CNİM geçmişte saldırlar düzenlediği Moritanya ve Senegal sınır bölgelerinde yer alan Kayes’in kuzeydoğu kısmında da hala operasyonlar icra etmektedir.

CNİM, Gine için de artan bir tehlike arz ediyor olabilir. Cihat yanlısı selefi gruplar geçmişte Gine’de herhangi bir saldırı düzenlemedi ancak militanların bazen ülke sınırları içinde faaliyetler gösterdikleri bilinmektedir. Gineli güvenlik kuvvetleri 2016 yılında aralarında ABD’nin terörist listesinde bulunan bir isim dahil El Kaide ile bağlantısı olan bazı şahısları gözaltına aldı. CNİM’in Burkina Faso, Fildişi Sahili ve Gine ile sınırı olan güney Mali’deki Sikasso bölgesinde yeniden organize olduğu raporları gelmektedir. Geçmişte Sikasso bölgesinde faaliyet gösteren bir CNİM tugayı son yıllarda bölgedeki faaliyetlerine geri dönmüş olabilir.

Cihat yanlısı Selefi gruplar, Gine Körfezi devletlerinin kuzey sınırlarındaki bölgelerde yerel yönetim şartları çok kötüye gitmedikçe büyük çaplı faaliyetlerde bulunamayacaktır. CNİM ve benzeri yapılanmalar Sahel bölgesinde kötü devlet idaresi ve topluluklar arası çatışmaların olduğu noktalara kolay bir şekilde nüfuz edebilmektedir fakat olası milis hareketler hususunda demografik kısıtlamalarla karşılaşacağı ve gerekli güç gösterisinde bulunamayacağı Batı Afrika ülkelerinde benzer seviyede başarılı olamayacaktır. Büyük toplumsal olayların yaşanması veya en kötü senaryonun gerçek olması yani bir iç savaş çıkması durumunda ise bu devletlerin sınırları içine daha sağlam şekilde yerleşme fırsatı bulabilirler. Bu devletler ve uluslararası destekçileri, devlet idaresini düzeltecek adımlar atarak yerel halkların sorunlarını çözmeli ve cihat yanlısı Selefi grupların bu ülkelerden militan devşirme ve buralarda operasyonlar gerçekleştirme hususundaki en büyük avantajını engellemelidir. Bazı halkların tümden dışlandığı güvenliğe gereğinden fazla önem veren politikalar bu insanları hayatta kalmak için cihat yanlısı Selefi gruplar ile ortak olmaya mecbur bırakma riski taşımaktadır.

Halihazırdaki gidişat incelendiğinde cihat yanlısı Selefi grupların elinde Batı Afrika’nın kıyı devletleri içinde nüfuzlarını ve faaliyetlerini genişletmeleri için büyük bir fırsat bulunmaktadır. Mali ve Burkina Faso’daki güvenlik durumu büyük ihtimalle kötüye gitmeye devam edeceği için militanlar kendilerine bu devletlerin topraklarında diğer Batı Afrika ülkelerine yönelik faaliyetlerini genişletebilecekleri güvenli bölgeler kurabilir ve yerel halklar üzerindeki nüfuzunu kademe kademe arttırabilir. Gine Körfezi’nin kuzey bölgelerinde gerçekleştirilecek saldırılar bu devletleri gelecekte Burkina Faso veya Mali sınırları içindeki müşterek anti-terör operasyonlarına katılmamaları hususunda ikna edebilir. Cihat yanlısı Selefi gruplar tüm bunlara ilaveten uzun vadeli hedefleri olan Batı dünyasının bölgedeki nüfuzunu kırma faaliyetleri çerçevesinde Batı Afrika’daki yabancı hedeflere saldırmaya da devam edecektir.


Critical Threats için kaleme alınan bu analiz Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir. Yazıda yer alan ifadeler Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.