Çin’in Tayvan stratejisi ne?

Foreign Affairs dergisindeki analize göre Çin, Tayvan’ı kısa vadede askeri güçle ele geçirmek yerine uzun vadeli baskı stratejisi izliyor.

Foreign Affairs dergisinde yayınlanan bir analizde, Çin’in Tayvan’ı yakın zamanda askeri yolla ele geçirmesinin kaçınılmaz olduğu yönündeki değerlendirmelerin “aşırı basitleştirilmiş ve yanıltıcı” olduğu belirtildi.

Amanda Hsiao ve Bonnie S. Glaser imzalı makalede, bazı analistlerin ABD Başkanı Donald Trump dönemindeki söylemler nedeniyle Washington’un Tayvan’a yönelik savunma taahhüdünün zayıfladığına ve bunun Pekin’i askeri müdahaleye yaklaştırdığına dair görüşlerinin gerçeği tam olarak yansıtmadığı savunuldu.

Analizde, Çin’in kısa vadede savaş yoluyla Tayvan’ı ele geçirmeyi hedeflemediği, bunun yerine uzun vadeli ve düşük maliyetli bir strateji izlediği ifade edildi.

“Pekin zamana oynuyor”

Makaleye göre Pekin yönetimi, zamanın kendi lehine işlediğine inanıyor. Çin’in ekonomik, askeri ve teknolojik kapasitesinin giderek arttığını düşünen yönetim, gelecekte Tayvan üzerinde daha güçlü baskı kurabileceğini değerlendiriyor.

Analizde, Çin’in Tayvan’la birleşmeyi doğrudan savaş yerine siyasi baskı, ekonomik nüfuz ve askeri olmayan zorlayıcı yöntemlerle sağlamayı tercih ettiği belirtildi.

Yazarlar, Çin’in askeri seçeneği tamamen dışlamadığını ancak bunun şu aşamada öncelikli senaryo olarak görülmediğini aktardı.

Hangi durumda askeri müdahale olabilir?

Makalede, Tayvan’ın resmi bağımsızlık ilan etmesi, ABD’nin Tayvan’ı resmen tanıması veya Pekin’in barışçıl birleşmenin artık mümkün olmadığına kanaat getirmesi halinde Çin’in askeri güç kullanabileceği ifade ediliyor.

Bununla birlikte analiz, Pekin’in mevcut stratejisinin ilerleme kaydettiğine inandığını ve bu nedenle doğrudan savaşı gerekli görmediğini vurguladı.

Çin’in özellikle Tayvan’daki siyasi gelişmeleri kendi lehine yorumladığı belirtilen yazıda, Pekin’e daha yakın duran muhalefet partilerinin yükselişinin ve Tayvanlı muhalif liderlerle Şi Cinping arasındaki temasların Çin’in elini güçlendirdiği kaydedildi.

ABD desteğine dair şüpheler etkili oluyor

Analize göre Çin, Tayvan içindeki siyasi bölünmelerden ve halk arasında ABD’nin desteğine yönelik artan güvensizlikten faydalanıyor.

Washington’un Tayvan için Çin’le büyük ölçekli askeri veya ekonomik çatışmaya girmek istemeyeceğine dair algının Pekin’de güçlendiği ifade edildi.

Özellikle ABD’nin Tayvan’ın yarı iletken sektörüne yönelik baskılarının, Çin tarafından Washington’un ada yönetimine verdiği desteği sınırlayabileceğinin işareti olarak görüldüğü aktarıldı.

2028 kritik dönüm noktası olabilir

Makale, 2028 yılının Çin’in Tayvan politikasında kritik bir dönüm noktası olabileceği uyarısında bulundu.

Tayvan’da Çin karşıtı daha sert bir yönetimin iş başına gelmesi veya ABD’de Tayvan’a daha güçlü destek veren bir yönetimin göreve başlamasının Pekin’in hesaplarını değiştirebileceği belirtildi.

Bu durumda Çin’in doğrudan işgal yerine, Tayvan çevresinde kısmi abluka uygulamak veya hava ve deniz trafiğini kısıtlamak gibi daha sert baskı yöntemlerine başvurabileceği ifade edildi.

“Savaş büyük risk taşıyor”

Analizde, Çin yönetiminin ABD ile doğrudan askeri çatışmanın büyük ekonomik kayıplar, iç istikrarsızlık ve uluslararası izolasyon riski taşıdığının farkında olduğu vurgulandı.

Bu nedenle Pekin’in aceleci bir askeri müdahalenin, 2049 yılına kadar ulaşılması hedeflenen “ulusal yeniden yükseliş” projesine zarar verebileceğini düşündüğü kaydedildi.

Yazı, Çin’in Tayvan stratejisinin diplomatik izolasyon, ekonomik baskı, kamuoyunu etkileme çabaları ve aşamalı baskı politikalarının birleşiminden oluştuğunu, askeri seçeneğin ise son çare olarak masada tutulduğunu belirtti.

Analize göre Pekin yönetimi şu aşamada Tayvan hedefi için en güvenli ve etkili yolun “sabır ve uzun vadeli strateji” olduğuna inanıyor.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Analiz Haberleri