İran devlet televizyonunda silahlı sunucular gündem oldu

İran devlet televizyonunda sunucuların canlı yayınlara silahla çıkması ve askeri eğitim görüntüleri vermesi, ülkede “medyanın militarizasyonu” tartışmasını yeniden alevlendirdi.

İran devlet televizyonu ekranlarında son günlerde yayınlanan görüntüler, İran’da medya ve savaş söylemi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Devlet televizyonunda bazı sunucuların kalaşnikof taşıdığı, silah kullanımıyla ilgili eğitim aldığı ve askeri hareketler yaparken görüntülendiği programlar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

“Karargâh-ı Ceng”, “Komutan-ı Meydan” ve “Zaman” gibi programlarda yayınlanan görüntülerde, sunucuların silah söküp takma eğitimi aldığına dair sahneler de yer aldı.

İran kamuoyunda tartışmalara neden olan görüntüler sonrası devlet televizyonu yönetimi, bunun “sembolik bir mesaj” olduğunu savundu.

Kurumun siyasi işler sorumlularından Hasan Abidini, sunucuların silah taşımasının “32 milyon fedainin askeri hazırlığa sahip olduğu mesajını vermeyi amaçladığını” söyledi.

Resmi söylemde bu görüntüler, toplumun tamamının “direniş cephesinin parçası olduğu” mesajı olarak sunuldu.

İran devlet televizyonuna silahla çıkan bir başka sunucu

Ancak eleştirmenler, ekranlarda silah gösterilmesinin toplumsal güven hissini güçlendirmek yerine sürekli alarm hali oluşturduğunu savunuyor.

Tahran’daki Allameh Tabataba’i Üniversitesi öğrencilerinden sosyoloji araştırmacısı Arman Hüseyinzade, savaş dönemlerinde medyanın ulusal anlatıyı güçlendirmek için kullanıldığını ancak İran’daki son örneklerde savaşın artık sadece haber konusu değil, doğrudan televizyon performansının parçası haline geldiğini belirtti.

İran gazetesi Sazandegi ise yorumunda, “Sunucu normalde kurum ile halk arasında belli bir mesafeyi temsil eder. Ancak silah taşıdığı anda artık anlatının aktörü haline gelir” ifadelerini kullandı.

Gazete, devlet televizyonunun giderek bir “kışla atmosferine” dönüştüğünü ve bunun toplum üzerindeki psikolojik baskıyı artırabileceğini yazdı.

Tartışmalar, İran’da devlet televizyonuna yönelik uzun süredir devam eden güven krizinin gölgesinde yaşanıyor.

Birçok İranlı, “Seda ve Sima” olarak bilinen devlet yayın kuruluşunu toplumun tamamını temsil eden bir mecra değil, daha çok muhafazakâr ve güvenlik bürokrasisine yakın siyasi çizginin sesi olarak görüyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da şubat ayında devlet televizyonunun haber politikasını eleştirmiş, kısa süre sonra canlı yayının kesilmesi ülkede geniş tartışma yaratmıştı.

İran Anayasası’na göre devlet televizyonunun başkanı doğrudan ülkenin dini lideri tarafından atanıyor veya görevden alınıyor.

Bu yapı nedeniyle muhalif çevreler, kuruluşun bağımsız bir kamu yayıncısından çok resmi devlet aygıtının uzantısı gibi hareket ettiğini savunuyor.

Son yıllarda özellikle gençler, şehirli orta sınıf ve büyük kentlerde yaşayan kesimler arasında devlet televizyonuna olan ilginin azaldığı, haber ve eğlence için alternatif dijital platformların tercih edildiği belirtiliyor.

Destekçiler ise ekranlardaki silahlı görüntülerin savaş döneminde “moral ve psikolojik direnç” mesajı verdiğini savunuyor.

Eleştirmenlere göre ise bu yayınlar, devlet televizyonunun toplumun tamamına hitap eden ortak bir mecra olmaktan uzaklaşıp yalnızca belirli bir siyasi tabana seslenen bir propaganda platformuna dönüştüğü yönündeki algıyı güçlendiriyor.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

İlgili Haberler

Trump İran saldırısını ertelediğini açıkladı: "Körfez liderleri devreye girdi"
Pakistan, İran’ın yeni teklifini ABD’ye iletti
ABD: İran savaşında askeri hedeflerimize ulaştık

Haberler Haberleri