Sudan'dan BAE'ye sert suçlama: "Şer ülkesi"

Sudan'ın BM temsilcisi, BAE'yi HDK'ya silah ve lojistik destek sağlamakla suçlayarak Abu Dabi'yi "şer ülkesi" olarak nitelendirdi.

Fotoğraf: Sudan'daki askeri yönetimin lideri Abdulfettah Burhan

Sudan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki temsilcisi, Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) "Şer ülkesi" olarak nitelendirerek Abu Dabi'yi Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaşı derinleştirmekle suçladı.

New York'taki BM Genel Kurulu toplantıları sırasında konuşan Sudan temsilcisi, BAE'nin tarafsız olduğu yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Sudanlı diplomat, Abu Dabi'yi HDK ile "kanlı bir ortaklık" yürütmekle suçlayarak BAE'nin çatışmadaki rolünün savaşın uzamasına katkıda bulunduğunu öne sürdü.

Sudan yönetimi uzun süredir BAE'yi HDK'ya silah, finansman ve lojistik destek sağlamakla suçluyor. Abu Dabi ise HDK'ya askeri destek verdiği yönündeki suçlamaları reddediyor.

Sudan: "BAE, Sudan ordusunu hedef alan uluslararası kampanya yürütüyor"

Sudan'ın BM temsilcisi, BAE yönetiminin kendi iç siyasetine odaklanması gerektiğini savunarak Abu Dabi'yi Sudan Silahlı Kuvvetleri'ne (SSK) karşı uluslararası bir kampanya yürütmekle suçladı.

Sudanlı temsilci, ordunun HDK'ya karşı mücadele ettiğini belirterek BAE'nin SSK'yı hedef alan girişimlerinin Sudan'daki çatışmanın çözümünü zorlaştırdığını ileri sürdü.

Sudan yönetimi, savaşın yalnızca ülke içindeki iki silahlı güç arasındaki bir iktidar mücadelesi olmadığını, dış aktörlerin silah ve lojistik desteğiyle büyüyen bölgesel bir çatışmaya dönüştüğünü savunuyor.

Hartum'un BAE'ye yönelik suçlamaları

Sudan makamları, özellikle BAE'den Çad'ın doğusundaki havaalanlarına yapılan uçuşları, ele geçirilen askeri malzemeleri ve yabancı savaşçıların HDK saflarına katıldığı iddialarını, Abu Dabi'nin gruba destek verdiğine ilişkin deliller arasında gösteriyor.

Sudan ayrıca Dubai üzerinden gerçekleştirilen altın ticaretinin HDK'nın finansmanında kullanıldığını öne sürüyor.

Birleşmiş Milletler Sudan Uzmanlar Paneli'nin önceki raporlarında da HDK'nın Çad ve Libya üzerinden lojistik hatlar oluşturduğu ve Nyala Havalimanı'nı ikmal faaliyetlerinde kullandığına ilişkin bulgular yer aldı. BM belgelerinde ayrıca Çad'daki Umm Jars Havalimanı üzerinden HDK'ya silah ve mühimmat ulaştırıldığı yönündeki iddialar incelendi. BAE ise söz konusu uçuşların insani yardım amacı taşıdığını savundu.

BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunulan daha yakın tarihli değerlendirmelerde ise HDK'nın askeri operasyonlarını destekleyen sınır aşan bir ağın BAE, Çad, Libya ve Somali'nin Puntland bölgesindeki aktörlerle bağlantılı olduğuna ilişkin "makul gerekçeler" bulunduğu belirtildi. Raporda bu ağın silah, insansız hava aracı ekipmanı, askeri malzeme, lojistik destek ve personel sağladığı ifade edildi.

Bununla birlikte söz konusu bulgular, BAE devletinin HDK'ya yönelik tüm suçlamaları kabul ettiği veya her bir sevkiyatın doğrudan Abu Dabi tarafından gerçekleştirildiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. BAE, HDK'ya silah sağladığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Altın, savaşı finanse eden önemli kaynaklardan biri

Sudan'daki çatışmanın finansmanında altın ticareti önemli bir yer tutuyor.

BM uzmanları, savaşın taraflarının altın madenciliği ve ticaretinden gelir elde ettiğini belirtiyor. BM'nin Sudan'a ilişkin raporlarında, savaşın başlamasının ardından altın kaçakçılığı ağlarının geliştiği ve Dubai'nin de Sudan altınının ticaretinde önemli bir merkez olduğu kaydedildi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de temmuz ayında yaptığı açıklamada savaş ekonomisinin çatışmayı beslediğini belirterek altın, canlı hayvan ve arap zamkı gibi kaynakların savaşın finansmanında oynadığı role dikkat çekti. Türk, Sudan'a dışarıdan silah akışının durdurulması çağrısında bulundu.

Savaş 2023'ten bu yana sürüyor

Sudan'daki savaş, Nisan 2023'te Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el Burhan'ın komutasındaki Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Muhammed Hamdan Dagalo'nun liderliğindeki HDK arasında başlamıştı.

Çatışmalar kısa sürede başkent Hartum'dan Darfur, Kordofan ve ülkenin diğer bölgelerine yayıldı. Savaş sonucunda milyonlarca kişi yerinden edilirken, ülkede gıda güvenliği ve insani yardım erişimine ilişkin ciddi sorunlar ortaya çıktı.

BM ve insan hakları kuruluşları, savaşın her iki tarafını da sivillere yönelik ihlallerle suçluyor. Özellikle Darfur'da HDK'nın yürüttüğü operasyonlar, etnik temelli saldırılar ve sivillere yönelik ciddi ihlal iddiaları nedeniyle uluslararası soruşturmaların odağında bulunuyor.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin son değerlendirmesinde hem Sudan ordusu hem de HDK'nın ciddi insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlalleri gerçekleştirdiğine dair makul gerekçeler bulunduğu belirtildi.

Bölgesel rekabetin parçası

Sudan'daki savaş, zaman içinde ülke sınırlarını aşan bir rekabet alanına dönüştü. Tarafların farklı bölgesel aktörlerden askeri, mali ve lojistik destek aldığına ilişkin suçlamalar çatışmanın uluslararası boyutunu güçlendirdi.

Sudan yönetimi özellikle BAE'yi HDK'nın başlıca dış destekçilerinden biri olarak gösterirken, BAE bu suçlamaları reddediyor. BM kaynakları ise çatışmanın devamında dışarıdan sağlanan silah ve lojistik desteğin önemli bir faktör olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle Hartum'un BM Genel Kurulu'ndaki açıklamaları, Sudan yönetiminin savaşı yalnızca iç savaş olarak değil, dış müdahale ve bölgesel rekabetle bağlantılı bir çatışma olarak uluslararası kamuoyuna sunma çabasının devamı niteliğinde.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri