Trump seçimleri engellemek için sıkıyönetim ilan edebilir

ABD'de yaklaşan ara seçimler öncesinde Başkan Donald Trump'ın sıkıyönetim ilan edebileceği iddiaları gündeme oturdu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın çevresindeki bazı isimler, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde federal hükümetin seçim sürecine daha doğrudan müdahale etmesi için baskı yapıyor.

Trump'a yakın isimlerden avukat Peter Ticktin, bu isimler arasında öne çıkıyor. Trump ile gençlik yıllarında aynı askeri okulda eğitim gören Ticktin, 2022'de Hillary Clinton'a karşı açılan bir davada Trump'a destek vermiş, bu yıl ise seçim ekipmanlarına müdahaleyle bağlantılı suçlardan mahkum edilen eski Colorado seçim görevlisi Tina Peters için af talebinde bulunmuştu.

Ticktin, bu ay Las Vegas'ta düzenlenen ve seçim sistemine yönelik şüphelerin dile getirildiği bir konferans öncesinde yaptığı açıklamada, Trump'ın seçimler konusunda yakında harekete geçebileceğini öne sürdü.

Ticktin'e göre kasım ayındaki seçimler için üç olası senaryo bulunuyor. İlk ihtimalin sorunsuz bir seçim olduğunu söyleyen Ticktin, herhangi bir kanıt sunmadan Demokratların ön seçimlerde hile yaptığını iddia ederek bu seçeneği olası görmediğini belirtti. İkinci senaryonun Trump'ın seçimden önce müdahale etmesi, üçüncü senaryonun ise 3 Kasım civarında sıkıyönetim ilan etmeye çalışması olduğunu savundu.

Trump'ın seçim sonuçlarını değiştirmeye çalışması halinde çıkabilecek olası protestolar konusunda endişeli olmadığını söyleyen Ticktin, "İnanın bana, bizim silahlı kuvvetlerimiz onlardan çok daha büyük" dedi.

Trump daha önce de ABD Anayasası uyarınca ağırlıklı olarak eyalet ve yerel yönetimlerin yetkisinde bulunan seçimler üzerinde federal kontrolü artırma yönünde açıklamalarda bulundu.

Şubat ayında Cumhuriyetçilerin en az 15 yerde seçimleri federal düzeye taşıması gerektiğini söyleyen Trump, ağustos ayında televizyon ve radyo sunucusu Wayne Allyn Root'un vatandaşlık belgesi, seçmen kimliği ve benzeri uygulamaların zorunlu hale getirilmesi için "ulusal güvenlik acil durumu" ilan edilmesi önerisine de açık kapı bıraktı.

Trump daha sonra Root'un bu konudaki bir yazısını Truth Social hesabında paylaştı. Tina Peters ise haziran ayında Trump ile yaptığı görüşmenin ardından, başkanın baş hukuk danışmanına kendi talep ettiği adımların atılması yönünde talimat verdiğini ileri sürdü.

Trump, Dallas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi ara seçim kongresinde de 2020 başkanlık seçimini kazandığı yönündeki yanlış iddiasını tekrarladı ve destekçilerine yaklaşan seçimlerde alaycı bir ifadeyle "çılgınlar gibi hile yapın" dedi.

Beyaz Saray ve kabine yetkililerinin ise aylardır Trump'ı Ticktin, Root ve Peters gibi isimlerin öne sürdüğü, kanıta dayanmayan seçim hilesi iddialarından uzaklaştırmaya çalıştığı bildiriliyor.

Trump yönetimi aynı zamanda yabancı ülkelerin seçimlere müdahale girişimleriyle ilgili daha önce gizli olan belgeleri incelemeye açtı, Georgia'daki seçim kayıtlarına el koydu ve Porto Riko'da kullanılan seçim ekipmanlarını değerlendirdi. Ancak bu çalışmaların hiçbirinin Trump'ın iddia ettiği ölçekte geniş çaplı bir seçim hilesine ilişkin kanıt ortaya koymadığı belirtildi.

Trump ayrıca posta yoluyla oy kullanmayı sınırlandıracak ve seçmen kimliği ile vatandaşlık kontrollerini artıracak SAVE America Act adlı düzenlemenin Senato'daki Cumhuriyetçiler tarafından kabul edilmesini sağlayamadı. Yüksek Mahkeme de posta yoluyla oy kullanımını kısıtlamaya yönelik girişimini reddetti.

Beyaz Saray'da seçim sonuçlarını reddeden isimlerin yürüttüğü lobi faaliyetlerinin rahatsızlığa yol açtığı belirtiliyor.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, Ticktin, Root ve Peters'ın yönetimin seçim politikalarında herhangi bir rolü bulunmadığını söyledi. Adalet Bakanlığı sözcüsü de güvenilir ve doğrulanmış kanıtlar ile gerekli hukuki süreç olmadan onaylı seçim ekipmanlarının güvenilmez veya kullanılamaz ilan edilmesine yönelik herhangi bir plan bulunmadığını açıkladı.

Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin de federal yetkililerin eyalet seçim yöneticilerinin görevlerini zorla devralması veya sandık merkezlerine konuşlandırılması yönünde bir plan olmadığını kamuoyuna açıkladı. Mullin, ancak belirli tehditlerin ortaya çıkması halinde bazı istisnaların söz konusu olabileceğini söyledi.

Trump'ın seçim sonuçlarını reddeden destekçilerinin talepleri doğrultusunda hareket etme ihtimali ise yönetim içinde tamamen göz ardı edilmiyor.

Ticktin, Demokratların seçimleri kazanması halinde Trump'ın, seçim ekipmanlarının yabancı devletlerin müdahalesine açık olduğu iddiasına dayanarak askeri kontrol ilan edebileceğini öne sürdü.

Wayne Allyn Root da yazılarını doğrudan Trump'a e-posta ve mesaj yoluyla gönderdiğini, Trump'ın bunları düzenli olarak Truth Social'da yeniden paylaştığını söyledi. Root, seçimin "çalınacağını" iddia ederek bunu engellemenin tek yolunun ulusal acil durum ilan edilmesi olduğunu savundu.

Trump yönetimi içinde seçimlerle ilgili konuları ele alan üst düzey danışmanlar ve kabine üyelerinden oluşan düzenli bir çalışma grubu da bulunuyor. Bunun dışında Ticktin, Peters ve Root gibi isimler ise televizyon programları, internet yayınları ve sağ eğilimli platformlar üzerinden Trump üzerinde etkili olmaya çalışıyor.

Bu gruptan çok sayıda kişi, bu ay Las Vegas'ta düzenlenen "Storm Summit" adlı toplantıda bir araya geldi. Toplantıda Trump'ın yaklaşan seçimlere nasıl müdahale edebileceğine ilişkin çeşitli senaryolar gündeme getirildi.

Toplantıya katılan bazı kişiler, ara seçimlerin iptal edilebileceğini veya geçici olarak durdurulabileceğini, seçim sonuçlarının ya da kazananların resmen onaylanmasının belirsiz bir süre askıda kalabileceğini düşündüklerini söyledi.

Ticktin konuşmasında, elektronik seçim ekipmanlarının Cumhuriyetçi adayların oylarını Demokratlara aktarabileceği yönünde kanıtlanmamış bir senaryo ortaya attı. Böyle bir durumda Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirebileceğini, ardından Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance'i görevden almaya çalışabileceğini iddia etti.

Root ise Trump'ın 3 Kasım'dan önce ulusal güvenlik acil durumu ilan etmesi halinde seçimlerin seyrinin değişeceğini savundu.

Ancak hukuk uzmanları, başkanın acil durum ilan etmesinin kendisine seçimler üzerinde sınırsız yetki vermediğini belirtiyor.

Brennan Center for Justice bünyesindeki Liberty and National Security Program'ın kıdemli direktörü Elizabeth Goitein, bazı Trump destekçilerinin acil durum ilanının başkana istediği her şeyi yapma yetkisi verdiğini düşündüğünü belirterek, "Bu, açık çek değil" dedi.

Kaynak: Mepa News

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

Haberler Haberleri