Türk dünyasında İslam ve Müslümanlar nasıl baskı altına alınıyor?

Türk dünyasında İslam ve Müslümanlar nasıl baskı altına alınıyor?

Çoğunluğu Orta Asya'da yer alan Türk cumhuriyetleri, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlıklarını kazandıkları 1990'lı yılların başlarından bu yana İslam'a ve Müslümanlara yönelik baskılarla anılıyor.

Bunların yanı sıra Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'da da Müslümanlara yönelik baskılar oldukça şiddetli.

Tesettür, sakal, namaz gibi dini pratiklerin baskı altına alındığı ülkelerde kamusal alanda dini yaşantı da büyük oranda baskı altında.

İslami yaşantıyı denetleyen bugünkü düzenlemelerin bir bölümü, bağımsızlık sonrasında çıkarılan din yasalarına dayanıyor. Bu yasalar cemaatlerin nasıl örgütleneceğini ve nerede ibadet edebileceğini belirliyor. Sonraki yıllarda bazı ülkelerde başörtüsüne, kamusal alanda peçeye ve ramazanda oruç tutmaya yönelik kısıtlamalar da uygulanmış durumda.

Azerbaycan

Azerbaycan'da dini gruplar üzerindeki denetim 2009'dan itibaren ciddi şekilde sıkılaştı. Din özgürlüğü yasasında yapılan değişikliklerin ardından dini gruplardan yeniden kayıt yaptırmaları istendi. Bazı Müslüman topluluklar kayıt alamadı veya başvurularının sonuçlanmasını beklerken faaliyetleri kısıtlandı. Aynı yıl ibadetleri yürütme yetkisi, Azerbaycan'da eğitim görmüş ülke vatandaşlarıyla sınırlandı.

Okulda başörtüsü yasakları 2010'da geniş çaplı protestolara yol açtı. Dönemin Eğitim Bakanı Misir Mardanov, öğrencilerin sınıfta standart üniforma giymesi gerektiğini söyledi ve başörtüsünün eğitim kurallarına aykırı olduğunu savundu. Başörtülü kız çocuklarının derslere alınmadığına ilişkin şikayetler üzerine yüzlerce kişi Bakü'de Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Polis gösterilere müdahale etti.

İlham Aliyev yönetimi 2021'de camiler ve ziyaret yerleri dışında toplu ibadet düzenlenmesini resmi izne bağladı. İftar ve cenaze gibi toplantılar bu hükmün dışında tutuldu. Bir yıl sonra camilere imam atama yetkisi Kafkas Müslümanları İdaresinden alınarak dini kurumlardan sorumlu devlet komitesine verildi. Aliyev, Aralık 2024'te din görevlilerine gönderdiği mesajda ülkenin laik devlet ilkelerine dayanan din politikasını toplumsal ve siyasi istikrarın dayanaklarından biri olarak gösterdi.

Eylül 2026'da devlet okullarında eğitimin laik niteliğine aykırı görülen kıyafetleri yasaklayan yeni bir düzenleme kabul edildi. İnsan Hakları İzleme Örgütüne göre okullar, düzenlemenin uygulanmaya başladığı ekim ayında başörtülü öğrencileri derslere almadı. Öğretmenler için de ayrı kıyafet kuralları getirildi. İçişleri Bakanlığı, kısıtlamalara karşı düzenlenen protestolar sırasında 12 Ekim'de Bakü'de 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Kasımda uygulamanın bazı özel okullara da yansıdığı bildirildi.

Kazakistan

Kazakistan'da İslami hayata yönelik bugünkü kısıtlamaların önemli bir bölümü, Nursultan Nazarbayev'in 2011'de imzaladığı din yasasına dayanıyor. Yasa, İslami topluluklara yeniden kayıt zorunluluğu getirdi. Kamu kurumları, askeri tesisler ve eğitim kurumlarında toplu ibadeti kısıtladı. Bunun ardından bazı kamu binalarındaki mescitler kapatıldı. Havalimanı yetkilileri, Aktav ve Atırav havalimanlarındaki mescitlerin 2014'te kapatıldığını doğruladı.

2016'da Eğitim Bakanlığı, dini aidiyeti gösteren kıyafetlerin okul formasına dahil edilmesini yasakladı. Bir yıl sonra Nazarbayev, ülkenin dini idaresiyle yaptığı toplantıda kadınların siyah kıyafetlerle tamamen örtünmesini Kazak geleneklerine aykırı bulduğunu söyledi ve bu konuda yasal bir yasak üzerinde çalışılmasını istedi. 2024'te Yüksek Mahkeme, başörtüsü nedeniyle bir öğrencinin derse alınmamasını hukuka aykırı bulsa da okul forması düzenlemesi yürürlükte kaldı.

Nazarbayev'in ardından göreve gelen Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev Mart 2025'teki Ulusal Kurultay'da peçeyi ve siyah tesettür kıyafetlerini eleştirdi ve "milli kıyafetlerin yaygınlaştırılmasını" savundu. Haziranda kamusal alanda yüzün tanınmasını engelleyen kıyafetleri yasaklayan düzenlemeyi imzaladı.

İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2026 itibarıyla yüzü kapatan kıyafetlere ilişkin hüküm kapsamında 1179 kişiye idari işlem uygulandığını bildirdi. Kazinform'un aktardığı bir vakada, Atırav Havalimanı'nda peçe taktıkları tespit edilen 6 kadına uyarı verildi. Almatı Din İşleri İdaresi de eylülde, dini kıyafetlere ilişkin forma kuralının devlet okullarında ve özel okullarda geçerli olduğunu yeniden duyurdu.

Türkmenistan

Türkmenistan'da İslami hayat üzerindeki devlet denetimi, Saparmurat Niyazov döneminde cami hutbelerine kadar uzandı. 2003'te çıkarılan din yasası, kayıtsız dini toplulukların faaliyetini suç kapsamına aldı. Aynı dönemde büyük camilerin imamlarından, Niyazov'un Ruhname adlı kitabını namaz sırasında Kur'an'ın yanında bulundurmaları istendi. Cuma namazında bu talebi yerine getirmeyi reddeden bir caminin güvenlik görevlilerince kapatıldığı rapor edildi. Kayıtsız dini faaliyetlere ilişkin hapis yaptırımı 2004'te kaldırıldı. Kayıt zorunluluğu ise sürdü.

Kurbankulu Berdimuhamedov döneminde, 2016'da yürürlüğe giren yeni yasa dini toplulukların yeniden kaydolmasını ve kayıt için en az 50 yetişkin üye göstermesini şart koştu. Kayıtsız toplulukların ibadet için toplanması ve dini yayın dağıtması yaptırıma bağlandı. Dini eğitim de devlet iznine tabi tutuldu. İnsan Hakları İzleme Örgütünün 2026 raporuna göre kayıtsız dini faaliyet yasağı ve dini eğitim üzerindeki sıkı denetim devam ediyor.

Son yıllarda ramazan ayındaki müdahaleler okullara ve camilere yansıdı. 2024'te Radio Liberty'nin Türkmen servisine konuşan bir bölge sakini, oruç tutmalarını engellemek için öğrencilere okul ve üniversite girişlerinde su içirildiğini anlattı. Aynı yıl güvenlik görevlilerinin, hacca gitmiş bazı kamu çalışanlarını iş yerinde başörtüsü takmamaları veya sakal bırakmamaları için uyardığı bildirildi.

Raporlara göre polis, 2025 ramazanında Balkanabat'ta kamuda çalışan bazı kadınları alıkoydu, başörtülerini zorla çıkardı ve onları istifaya zorladı. Aynı kentte teravih namazına giden bazı gençler, çocuklar için belirlenen dışarıda kalma saatini aştıkları gerekçesiyle alıkonuldu. Aileler, durumun tekrarlanması halinde para cezasıyla karşılaşabilecekleri konusunda uyarıldı.

Özbekistan

Özbekistan'da dini kıyafete yönelik kısıtlamalar İslam Kerimov döneminde yasalaştı. 1998 tarihli din yasası, dini kuruluşlarda görev yapanlar dışındaki vatandaşların kamuya açık yerlerde dini kıyafet giymesini yasakladı. İhlal halinde para cezası veya idari hapis öngörülüyordu. 2005'teki Andican olaylarının ardından camilerde ezanın hoparlörle okunması da durduruldu. Hoparlör kullanımına 2017'de yeniden izin verildi.

2018'de devlet okulları için kabul edilen üniforma düzenlemesi, başörtüsünü üniformaya eklenemeyecek dini kıyafetler arasında saydı. Şevket Mirziyoyev döneminde çıkarılan 2021 tarihli din yasası, kamusal alandaki genel dini kıyafet yasağını kaldırdı. Aynı yıl Eğitim Bakanı, velilerin itirazları üzerine okullarda beyaz veya açık renkli başörtülerine izin vermeyi planladıklarını açıkladı. Ancak bu açıklamadan sonra resmi forma metnindeki başörtüsü hükmü yerinde kaldı. 2023'te ise kamusal alanda yüzü kimlik tespitini engelleyecek ölçüde kapatmak ayrıca para cezasına bağlandı.

Mirziyoyev, Şubat 2025'te çocuklarına izinsiz din eğitimi aldıran velilere yönelik yaptırımları genişleten yasayı imzaladı. Aynı yıl ramazan başladığında, Taşkent ve Fergana'da polisin çocukları teravih namazından çıkardığı veya camiye girişlerini engellediği rapor edildi. Din İşleri Komitesi uzmanı Abdurahim Kadyrov, 18 yaşından küçüklerin dini faaliyetlere katılamayacağını ileri sürerek polis müdahalesini savundu.

Oruç konusunda da güvenlik personeline yönelik baskı kayda geçti. Bir taahhütnamede Ulusal Muhafız mensuplarından, göreve hazır bulunma gerekçesiyle, hizmetleri boyunca ramazan orucu dahil dini ibadetleri yerine getirmeyeceklerine dair imza istendi. Belgede taahhüdü ihlal edenlerin görevden çıkarılacağı belirtiliyordu. Kurumun basın biriminden bir yetkili, oruç tutmama talebini tavsiye olarak nitelendirdi.

Kırgızistan

Kırgızistan'da dini faaliyetlere yönelik kısıtlamalar 2008'de kabul edilen din yasasıyla genişledi. Bir dini topluluğun kaydı için gereken yetişkin üye sayısı 10'dan 200'e çıkarıldı. Kayıtsız toplulukların ibadet toplantıları düzenlemesi yasaklandı. Şubat 2009'da Eğitim Bakanlığı devlet okullarında başörtüsü dahil dini kıyafetleri yasaklayan bir karar çıkardı. Velilerin ve sivil toplum kuruluşlarının itirazları üzerine karar bir ay sonra tavsiyeye çevrildi. Bakanlık 2024'te yürürlükteki okul forması kurallarında başörtüsüne ilişkin bir hüküm bulunmadığını açıkladı.

Camilere yönelik denetimler 2023'te Oş bölgesinde bir ceza davasına yol açtı. Kara-Su'daki Serahsi Camii bir denetimin ardından kapatıldı ve cemaat üyelerinin tepkisi üzerine yeniden açıldı. Kapatmayı bir videoyla protesto eden Asadullo Madraimov ve Mamirzhan Tashmatov, 2024'te dini düşmanlığı kışkırtmayı da kapsayan ceza maddesi uyarınca sırasıyla üç ve iki yıl hapse mahkum edildi.

Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un Ocak 2025'te imzaladığı yeni düzenlemeler, dini toplulukların kaydı için gereken üye sayısını 500'e çıkardı ve kamusal alanda yüzü tamamen örten kıyafetleri yasakladı. Caparov nisanda devlet ajansı Kabar'a verdiği demeçte, yüzü açık bırakan başörtüsünü Kırgız geleneğinin parçası olarak gördüğünü söyledi. Peçe yasağını ise müftülüğün kararı ve kamu güvenliği gerekçesiyle savundu. Polis, Eylül 2025'e kadar yalnızca Oş bölgesinde peçe takan 22 kadına para cezası verdi.

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan'da Çin yönetiminin İslami hayata yönelik müdahaleleri Kültür Devrimi yıllarında ağırlaştı. 1966-1976 arasında camiler kapatıldı ve çok sayıda din görevlisi hapsedildi. 1980'lerde camilerin yeniden açılmasının ardından, 1990'larda dini faaliyetler üzerindeki baskı tekrar arttı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, 2005'te yayımladığı araştırmada camilerin gözetim altında tutulduğunu ve çocuklarla gençlerin camiye gitmesinin engellendiğini kayda geçirdi.

Pekin, Mayıs 2014'te bölgede "terörle mücadele" gerekçesiyle yeni bir güvenlik kampanyası başlattı. Aynı yıl Reuters, bazı yerel makamların öğrencilere, öğretmenlere ve kamu çalışanlarına ramazanda oruç tutmamaları yönünde talimat verdiğini bildirdi. 2017'de kabul edilen bölgesel düzenleme, yüzü örten giysileri ve dini fanatizmle ilişkilendirilen bazı sakal biçimlerini "aşırılık" kapsamında yasakladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin 2022 raporuna göre uygulamada başörtüsü takmak ve ramazanda lokanta kapatmak da "aşırılık" işareti sayılabiliyordu.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2022'de bölgeye yaptığı ziyarette İslam'ın Çin'e özgü bir doğrultuda geliştirilmesini ve dinlerin sosyalist topluma uyarlanmasını istedi. 2024'te yürürlüğe giren bölgesel din işleri düzenlemesi, yeni yapılan veya yeniden düzenlenen ibadethanelerin mimarisinde ve süslemelerinde Çin özelliklerinin yansıtılmasını zorunlu tuttu.

Ramazan orucuna yönelik müdahaleler son yıllarda da belgelendi. Radio Free Asia'ya konuşan bir polis memuru, 2025'te Kaşgar'ın Feyzabad ilçesindeki bazı yerleşimlerde Uygurlardan gündüz yemek yediklerini videoyla belgelemelerinin istendiğini doğruladı. 2026 ramazanında ise Hoten'e bağlı Lop'ta görevli bir polis memuru, oruç tutanları tespit etmek için yapılan ev kontrollerinde altı kişinin alıkonulduğunu ve biri hakkında adli işlem başlatıldığını anlattı. Eylülde bölgeye giden akademisyen Ahmet Özkan da Kaşgar'daki İydgah Camii'ne iki gün alınmadıklarını, üçüncü gün pasaportlarını göstererek namaz kılmak için içeri girebildiklerini belirtti.

Sonuç

Son otuz yılda dini topluluklara getirilen kayıt ve izin şartlarının üzerine, kıyafeti ve ibadeti doğrudan etkileyen düzenlemeler eklendi. Bazı alanlarda kurallar gevşetilirken başka alanlardaki kısıtlamalar sürdü. Özbekistan'da kamusal alanda dini kıyafet yasağının kaldırılmasından sonra okul forması hükmünün devam etmesi bunun bir örneği. Kazakistan'da ise mahkemenin bir öğrencinin derse alınmamasını hukuka aykırı bulması, başörtüsüne ilişkin üniforma kuralını değiştirmedi.

Bugün kısıtlamaların ağırlığını belirleyen unsurlar arasında kişinin yaşı, çalıştığı kurum ve ibadet ettiği yer bulunuyor. Türkmenistan ve Özbekistan'da ramazanda camiye giden gençlere yönelik müdahaleler, güvenlik görevlilerinin ibadete kimin katılabileceğini fiilen belirleyebildiğini gösteriyor. Doğu Türkistan'daki yemek videosu ve ev kontrolü vakaları ise bu denetimin kişisel ibadete ve ev hayatına kadar uzandığını ortaya koyuyor.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Hak İhlalleri Haberleri