Yemen'de Husilerin Taiz kuşatması insani krizi derinleştiriyor

Yemen'de Husiler tarafından kuşatma altında tutulan Taiz şehrinde insani krizin her geçen gün derinleştiği bildiriliyor.

Yemen hükümet güçleri, kuşatma altındaki Taiz kentine yönelik Husi saldırısını durdurmayı başarsa da kent sakinleri, savaşın önceki dönemlerinde yaşanan kuşatmaların tekrarlanmasından endişe ediyor.

ACLED'in kıdemli Orta Doğu analisti Ameneh Mehvar, The New Arab'a yaptığı açıklamada, Husilerin son dönemde kenti kuşatmasına ve ilerlemeye devam etmesine rağmen "Suudi Arabistan'ın hava saldırılarıyla desteklenen hükümet güçlerinin son günlerde Husilerin daha fazla önemli ilerleme kaydetmesini durdurmuş göründüğünü" söyledi.

Yemenli analist Muhammed el-Beşar'a göre son günlerde kentin dış mahallelerinde ve çevresindeki tepelerde çatışmalar devam etti. Husiler, kentin batı ve güneyindeki güzergahlardan ilerlemeye çalıştı.

Askeri kaynaklara göre Husiler, pazartesi günü hükümetin kontrolündeki kentten çıkışı sağlayan dört yolun tamamını kapatarak kuşatmayı sıkılaştırdı.

Yemen hükümetine bağlı bir saha subayı, Husi güçlerinin çıkış yollarını ateş altına aldığını ve bu yollardan geçmeye çalışan araçlara ateş açtığını söyledi.

Husiler ayrıca kentin güney ve batı girişlerini savunan hükümet mevzilerine saldırdı ve Suudi Arabistan'ın hava saldırılarına rağmen yeni mevziler ele geçirdi.

AFP'nin her iki tarafın askeri kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre 24 saat süren çatışmalarda hükümet yanlısı güçlerden 22, Husilerden ise en az 40 savaşçı öldü.

Mehvar, Taiz için verilen mücadelenin hükümetin kıyı bölgelerinde başlattığı son taarruzun sınırlarını da ortaya koyduğunu belirtti. Hükümetin kıyılardaki kazanımları, Husilerin Taiz üzerindeki sıkı kuşatmasıyla dengeleniyor.

Mehvar, "Husilerin hükümetin kontrolünü zayıflatmak için Taiz'i tamamen ele geçirmesine gerek yok. Uzun süreli tecrit, savunma güçlerinin mevzilerini koruma kapasitesini aşındırabilir ve insani krizi daha da derinleştirebilir" dedi.

Yemen'in üçüncü büyük kenti Taiz'in Husiler tarafından kuşatılması, grubun 4 Ekim'de Turbe kasabasını ele geçirerek Aden'e uzanan ikmal yolunu kesmesiyle fiilen tamamlandı.

Husilerin kenti işgal etmesi ve kuşatması ilk kez yaşanmıyor. Grup, 2015 yılında Taiz'i ele geçirmiş ve 2016'ya kadar kuşatma altında tutmuştu. Hükümet güçleri daha sonra Husileri kentten çıkarsa da grup çevredeki mevzilerini korumuştu.

Royal United Services Institute (RUSI) araştırmacılarından Baraa Shiban, The New Arab'a yaptığı açıklamada, Husilerin Taiz'deki stratejisinin kenti ele geçirmeye yönelik önceki girişimlerinden etkilendiğini ve çatışmaların artık kentin çevresindeki mahalleler ve tepelerde yoğunlaştığını söyledi.

Shiban, "Husiler daha önce doğrudan kentin kontrolünü ele geçirmeye çalışmıştı ancak bunun çok maliyetli olduğu ortaya çıktı" dedi. Kent içindeki çatışmaların sonunda grubun geri çekilmek zorunda kaldığını belirtti. Shiban, "Bunun yerine kente hakim tepelere keskin nişancılar ve topçu birlikleri yerleştirdiler. Ben oradayken durum buydu. Dolayısıyla kent sürekli bombardıman altındaydı" ifadelerini kullandı.

Kent içindeki çatışmaların ağır kayıplara yol açması nedeniyle Husilerin ilerleyişi, kenti ve daha geniş ölçekte Taiz vilayetini çevreleyen tepeler ile yüksek noktalara yoğunlaştı. Bu süreç sonunda kent kuşatma altına alındı.

Shiban, "Çatışmalar kelimenin tam anlamıyla bir tepeden diğerine, bir yoldan diğerine sürüyor. Mücadele esas olarak ana yolun kontrolünü ele geçirmeye odaklanıyor. Çünkü ana yolu kontrol ettiğinizde, fiilen ilçenin kontrolünü de ele geçirmiş oluyorsunuz." dedi.

Kuşatma, insani krizin daha da ağırlaşmasına neden oldu. Taiz merkezli sivil toplum kuruluşu Studies and Economic Media Center (SEMC), son raporunda kentin "gıda, ilaç ve enerji tedarikinden neredeyse tamamen tecrit edilme durumuyla karşı karşıya olduğunu" bildirdi.

SEMC, akaryakıt istasyonlarında yakıtın tükendiğini, buğday ve un stoklarının ise yalnızca 19 günlük tüketime yetecek düzeyde olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) Batı Kıyısı ve Taiz Koordinatörü Said Seyf, The New Arab'a yaptığı açıklamada, kente ulaşan yolların tamamen kesildiğini, temel tüketim mallarının fiyatlarının iki katına, yakıt fiyatlarının ise üç katına çıktığını söyledi.

Seyf, tıbbi malzeme konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığı uyarısında bulundu. Kentte UNFPA tarafından desteklenen sekiz sağlık tesisinden yalnızca ikisinin faaliyetlerini sürdürebildiğini belirtti.

Seyf, "Yüksek ulaşım maliyetleri kadınların, kız çocuklarının ve savunmasız grupların, özellikle de hamile kadınların temel hizmetlere erişimini engelliyor" dedi.

Kötüleşen güvenlik durumu, UNFPA'yı bazı faaliyetlerini askıya almaya zorladı. Bu da yardıma muhtaç kent sakinlerinin sağlık hizmetlerine erişim seçeneklerini daha da azalttı.

BM'nin göç kuruluşuna göre Yemen genelinde son çatışmalar nedeniyle yerinden edilen 200 binden fazla kişinin yüzde 57'si Taiz vilayetinden geliyor.

Yemen İnsan Hakları Bakanlığı da pazartesi günü yaptığı açıklamada, kuşatmanın sıkılaştırılmasının acil ameliyatlar, yoğun bakım, diyaliz ve yenidoğan bakımı dahil hayat kurtarıcı sağlık hizmetlerini aksatma tehdidi oluşturduğu uyarısında bulundu.

Kaynak: Mepa News

Yorum Yap
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberler Haberleri