ABD'den Suriye'de hava saldırısı: Türk lider hayatını kaybetti

ABD'den Suriye'de hava saldırısı: Türk lider hayatını kaybetti

ABD, İdlib'te düzenlediği hava saldırısında Afganistan ve Irak'ta savaş tecrübesi bulunan üst düzey muhalif Türk lideri öldürdü.
Mepa Haber Merkezi
Şam'ın Fethi Cephesi'nin liderlerinden Ebu Kuteybe et-Turki'nin insansız hava aracı saldırısında öldüğü duyuruldu. Afganistan'da ve Irak'ta savaş tecrübesi olduğu belirtilen Ebu Kuteybe'nin örgütün üst düzey lider kadrosunda olduğu ileri sürüldü.  

Henüz resmi bir açıklama gelmemiş olsa da bölgedeki kaynaklara göre, Ebu Kuteybe'nin de bulunduğu araca düzenlenen saldırı ABD tarafından düzenlendi. Saldırı sonucu araçta bulunan kişilerin tamamının hayatını kaybettiği belirtildi. 

Ebu Kuteybe et-Turki'nin de bulunduğu araca yapılan saldırı sonrası:
 
ABD son dönemde Şam'ın Fethi Cephesi'nin lider kadrosuna yönelik saldırılarını arttırdı. Son olarak;Şam’ın Fethi Cephesi’nin kurucu liderlerinden Ebu’l-Ferec el Mısri, ekim ayı başında Cisr eş-Şuğur’da ABD güdümündeki uluslararası koalisyona ait bir keşif uçağının füzeli saldırısı sonucu hayatını kaybetmişti.

Nusra Cephesi lideri Ebu Muhammed el Cevlani, 2016 yılının Temmuz ayı sonlarında yaptığı açıklama ile örgütlerinin ismini Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştirdiklerini ve El Kaide ile bağlarını kopardıklarını açıklamıştı.


"IŞİD'e yönelik şahitliğim..."


Şam'ın Fethi Cephesi'ne yakın kaynaklara dayandırılan bilgiye göre; Ebu Kuteybe et-Turki, Afganistan ve Irak'ta cihat yanlısı gruplarla yaşadığı tecrübeleri "Başından sonuna Irak sahası ve IŞİD’e yönelik şahitliğim" başlıklı bir makalede kaleme almıştı. Ebu Kuteybe'nin makalesi, 2014 yılında IŞİD ile Suriyeli muhalif gruplar arasındaki çatışmaların başlamasından bir süre sona analiz portalı Ümmet-i İslam sitesi tarafından paylaşıldı. Söz konusu makelede Türk lider, cihat yanlısı grupların yaptıkları hatalar üzerine yoğunlaşıyor. 

"ABD büyük yaralar aldı ancak..."

Makalesinde IŞİD'i biriken bir takım sorun ve yanlış metodların bir sonucu olarak değerlendiren Ebu Kuteybe, ABD'nin bir duraklama döneminde olduğunu belirtirken, cihat yanlılarının hedef alınan alimleri, liderleri nedeniyle bir gerileme yaşadıklarını şu sözlerle itiraf ediyor: 

"Küfrün ve zehirli sisteminin başı olan Amerika 2001’den sonra elbette ağır yaralar aldı. Elhamdülillah bu haçlı imparatorluğu şu an duraklama döneminde ama itiraf etmek gerekir ki özellikle içimizden tecrübeli, ilim, hikmet ve ahlak ehli kardeşlerimizi katletmesi bizi belki de 40 yıl geriye götürdü. Filistin ile başlayan ama Afgan-Rus savaşı ile daha da kapsayıcı hale gelen son dönem cihadımız bu ümmete şüphesiz çok şeyler kattı. Ama tecrübeli, ilim, hikmet ve ahlak sahibi kardeşlerimizden çoğunu yitirmiş olmamız maalesef bazı konularda yerimizde saymaya neden oldu.​"

"Türkiye'de basılan kitaplar gençlere dar bir bakış açısı kazandırdı"

Makalesinde Türkiye'de 'acemice' basılan bazı kitapları eleştiren Ebu Kuteybe, bu çalışmaların gençlere dar bir bakış açısı kazandırdığını şu sözlerle ifade ediyor: 

"Bu kitaplardan birkaçını okuyan gençler, nice selef alimlerinin bile içinden çıkamadığı koca koca meselelerde ahkam kesmeye başladı. Hatta iş öyle bir hale geldi ki bugüne kadar söylenmemiş olanları söyleme cesaretinde bulunanlar (zahiri islam alemetlerini değiştirmek gibi), edep ve hayadan uzak bir şekilde hayatını ve herşeyini ümmeti adına feda eden insanları -ki bunların başında Şeyh Usame ve Şeyh Eymen gelmektedir- ve ümmetin düşmanları ile mücadeleye adayan insanları karalayanlar türedi."

"Devlete karşı olanları şeriata karşı gördüler"

Cihat yanlıları arasındaki "devlet olma" konusundaki tartışmalara değinen Ebu Kuteybe, El Kaide'nin bu konuda IŞİD'e (o dönem IİD) bakışını şu sözlerle ifade ediyor: 

"El Kaide’nin Irakt’a devlet ilanı konusunda en büyük endişesi şu oldu:

“Hakikatte devlet olunmadığı halde, şartlar oluşmadığı halde, devlet gibi davranmak, ancak bir devlet olduğunda uygulanabilecek birçok hükmün maalesef devlet oldum zannı ile halk üzerinde icra olunmasına sebep olunacak ve bu da birçok sorunlara sebep olabilecekti. Mesela bu devlete biat etmeyen en azından “asi” olarak görülecek ve asilerle, onlar tekfir edilmese bile kâfirlerle savaşıldığı gibi savaşılabilecekti.”

Maalesef Iraklı kardeşler aslında devlet olmakla halka daha da yakın olacaklarını varsaysalar da özellikle grubun içindeki yeni kardeşler bu devletin (!) mutaassıbı oldular. Bu devlete karşı bir söz söylemeyi islam şeriatına söz söylemek olarak gördüler.

...

Onlara “şu an devlet ilanı için acele etmeyin” dendiğinde bunu “şu an Allah’ın şeriatı ile hükmetmekte acele etmeyin” olarak anlamaktalar ve güya kendilerince Allah’tan korkarak “estağfirullah, Allah bize kendi hükümleri ile hükmetmemizi emrederken bu adam bize bunu ertelememizi emrediyor. Bir tarafta Allah’ın hükmü, diğer tarafta bu adamın hükmü. Elbetteki biz Allah’ın hükmünü alacağız” diyorlar. Yanındaki akılları ve tecrübeleri az gençlerde emirlerindeki güya bu hassasiyeti görünce sevinip maalesef hatalarının daha da mutaassıbı oluyorlar."

"Keşke tüm mücahitler IŞİD'e dönüşse..."

Cihat yanlısı gruplar arasında yaşanan çatışmaları ABD'nin bir fırsat olarak gördüğünü belirten Ebu Kuteybe, IŞİD hakkında "Ümmete merhamet etmeyene Allah da merhamet etmeyecek" ifadelerini kullanıyor:

"İşte bu süreç aslında Amerika’yı ve tüm dünya kafirlerini sevindiren bir süreç olmuştur. Amerika’yı, bizimle savaşta en çok ümitlendiren şey casus uçaklardı. Ama şimdi mücahitler arasında böyle bir kırılma onları çok daha fazla sevindirmiş ve ümitlendirmiştir.. Onların temennisi şudur:

-Keşke tüm mücahitler IŞID’a dönüşse..

-Keşke tüm mücahitler halka ve kendi kardeşlerine karşı IŞID gibi olsa..

Eğer IŞID olursak ve IŞID gibi bir zihne sahip olursak ben eminim ki İslam devleti asla nasip olmayacak.. Ümmete merhamet etmeyene Allah da merhamet etmeyecek. Allah böyle bir grubu mutlaka mahcup edecek ama onların bu mahcubiyeti maalesef nice zayıfların ağır imtihanı olacak."

"IŞİD kendi kendini yok edecek"

"Maalesef şu an için öyle görünüyor ki bu taifeyi ne salih nasihatçiler, ne faydalı nasihatler ne de düşmanın katliamları -Kobanide bu grubun kaybı 3000’den fazladır maalesef- durduramayacak. Ama bu grup, kendilerine benzeyenlerin akıbeti gibi kendi kendisini durdurup yok edecek ve kendi kendisini batırırken ümmetin de nice emek, evlat, mal ve ümitlerini batıracak. inna lillahi ve inna ileyhi raciun… Allah korusun."

Kaynak: Mepanews

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız.