1. TARİH

  2. 10 Şubat 1258: Moğollar Bağdat'ı yok etti
10 Şubat 1258: Moğollar Bağdat'ı yok etti

10 Şubat 1258: Moğollar Bağdat'ı yok etti

10 Şubat 1258 yılında Bağdat'ı ele geçiren Moğollar, şehri yağmaladı ve tüm medeniyet birikimini yok etti.

A+A-

10 Şubat 1258 yılında Bağdat'ı ele geçiren Moğollar, şehri yağmaladı ve tüm medeniyet birikimini yok etti.

Mengü’nün büyük Moğol hanı seçildiği kurultayda Batı İran, Irak, Suriye, Mısır, Anadolu ve İrmîniye’yi ele geçirmekle görevlendirilen Hülâgû, 653 (1255) yılında Müsta‘sım’dan İsmâilîler’e karşı giriştiği harekâta askerî destek vermesini istedi.

Halifenin durumu devlet adamlarıyla görüşmesi neticesinde bu isteğin Bağdat’ın savunmasının zayıflatılmasına yönelik bir hile olduğu kanaatine varılarak asker yerine değerli hediyeler ve bir dostluk mektubu gönderilmesi kararlaştırıldı.

Hülâgû, Hemedan’a ulaştığında halifeye 9 Rebîülevvel 655 (27 Mart 1257) tarihli ikinci bir mektup daha yolladı. Mektupta istediği yardımın yapılmamasına duyduğu öfkeyle Büveyhîler’e ve Selçuklular’a açık olan Bağdat kapılarının kendisine nasıl kapatılacağını soruyor ve halifeye surları yıkıp hendekleri doldurduktan sonra ülkenin yönetimini oğluna bırakarak derhal huzuruna gelmesini emrediyordu.

Müsta‘sım-Billâh, Hülâgû’nun bu mektubuna ve arkasından gelen aynı sertlikteki bir diğerine onun henüz toy olduğunu belirten, kazandığı başarılara aldanmamasını öğütleyen, doğudan batıya bütün sultanların ve tebaalarının kendisinin kulu ve askerleri olduğunu, ordusuyla harekete geçtiği takdirde yeryüzünün sarsılacağını belirten cevaplar verdi.

Hülâgû gelen elçilere halifenin eğri bir yay gibi olduğunu ve onu ok gibi dümdüz doğrultacağını söyledi. Bu gelişmeler karşısında Müsta‘sım-Billâh endişelenmeye başladı, Moğollar’ın gücünü kabul ederek değerli hediyelerle Hülâgû’nun gönlünü almak istediyse de artık son aşamada bunu başaramadı.

Hemedan’da bulunan Hülâgû, halifeye bölge devletlerinden yardım ulaştırılmasını engelleyecek bütün tedbirleri aldıktan sonra 9 Rebîülevvel 655’te (27 Mart 1257) Bağdat’a doğru hareket etti.

Ordunun Baycu Noyan kumandasındaki sağ kanada bağlı birliklerinin 10 Muharrem 656’da (17 Ocak 1258) Bağdat’ın kuzeybatısında Enbâr şehri yakınlarında karşılaştıkları Abbâsî kuvvetlerini bozguna uğratmalarından sonra Moğollar başka bir engelle karşılaşmadan Bağdat önlerine indiler ve şehri kuşattılar (15 Muharrem 656 / 22 Ocak 1258).

İlk günlerde ailesini ve hazinesini yanına alarak bir gemiyle Basra’ya kaçması mümkün olduğu halde kendisine dokunulmayacağı inancıyla şehirde kalan Müsta‘sım-Billâh 4 Safer 656 (10 Şubat 1258) tarihinde üç oğluyla beraber teslim oldu. Hülâgû önce onu hoş karşıladı ve hâlâ çarpışmakta olan askerlerine ve halka artık direnmemelerini ve silâhlarını bırakmalarını söylemesini istedi. Tellâllar vasıtasıyla yapılan bu çağrı üzerine çatışmalar sona erdi.

Fakat bu defa Moğollar’ın katliamı başladı ve farklı rivayetlere göre bir hafta, bir ay veya kırk gün süreyle halkın hepsi yaşlı, kadın, çocuk demeden öldürüldü; şehir tamamen yağma ve tahrip edildi. Kaynaklarda, daha sonra şehre giren Hülâgû’nun ceset kokusu yüzünden şehirde fazla kalamadığı, nehrin önce kan, ardından atılan kitaplar sebebiyle mürekkep renginde aktığı gibi rivayetler yer almaktadır.

Kaynaklarda Bağdat’ta kılıçtan geçirilen halkın sayısı hakkında 800.000’den 2.300.000’e kadar değişen rakamlar verilmektedir (Özdemir, s. 200). Halife Müsta‘sım’ın öldürülmesi ve Hülâgû’yu Bağdat’ı istilâya teşvik ettiği söylenen Abbâsî Veziri İbnü’l-Alkamî ile ilgili olarak da farklı rivayetler vardır (a.g.e., s. 202 vd., 207 vd.).

Bağdat’ın işgali ve Abbâsî halifeliğine son verilmesi İslâm tarihi ve medeniyeti açısından bir dönüm noktası olmuştur. Burada tarihte eşine az rastlanır bir katliam yapılmış, cesetlerden yayılan kokular Hülâgû’yu dahi şehirden uzaklaşmak zorunda bırakmıştır. Cami ve kütüphaneler tahrip edilmiş, kitaplar Dicle’ye atılmış, nehir günlerce mürekkep renginde akmıştır. Bu istilâ, sadece Bağdat için değil bütün İslâm dünyası için bir felâket olmuştur. Bu tarihten itibaren İslâm medeniyetinin duraklamaya ve gerilemeye başladığı görülür.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler