ABD-İran anlaşması İsrail'de neden endişeye yol açtı?

ABD-İran anlaşması İsrail'de neden endişeye yol açtı?

İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre bazı Körfez ülkeleri, savaş sonrası dönemde İran ile ilişkilerini geliştirmeye yönelirken bu durum Tel Aviv'de dikkatle takip ediliyor.

İsrailli yetkililer ve bölgesel kaynaklar, ABD ile İran arasında şekillenen ateşkes ve diplomatik sürecin ardından İran'ın Arap dünyasındaki konumunun güçlendiğini değerlendirirken, bunun İsrail'in bölgesel stratejisi açısından yeni zorluklar doğurabileceği görüşünü dile getiriyor.

İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre, birçok Körfez ülkesi İran'ın savaş sürecinden ayakta çıkmasını, hatta siyasi açıdan güç kazanmasını bölgesel dengeler açısından önemli bir gelişme olarak görüyor.

Söz konusu değerlendirmelerde, İran'ın hem ABD'ye hem de İsrail'e karşı direnç gösterdiği algısının Arap başkentlerinde etkili olduğu ve bazı ülkelerin bu nedenle Tahran ile ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı öne sürülüyor.

İsrailli kaynaklar, bazı Körfez ülkelerinin İran'a ait dondurulmuş fonların serbest bırakılması ve İran ekonomisine yatırım yapılması gibi adımlar attığını iddia ederken, bunun bölgesel istikrarı korumaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

İsrail'de yeni bölgesel denklem tartışması

İsrail'deki bazı çevreler ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye ve Pakistan'ın oluşturduğu düşünülen yeni bölgesel iş birliği eksenini yakından takip ediyor.

Özellikle Pakistan'ın ABD-İran görüşmelerindeki arabulucu rolünün dikkat çektiği belirtilirken, söz konusu ülkelerin İsrail politikalarına mesafeli yaklaşmasının Tel Aviv'de kaygıyla izlendiği ifade ediliyor.

Buna karşın Başbakan Binyamin Netanyahu, savaşın ardından yaptığı açıklamalarda İsrail'in bölgedeki konumunun her zamankinden daha güçlü olduğunu ileri sürdü.

Netanyahu, İran'ın bölgesel ağının zayıfladığını öne sürerek, İsrail'in yeni ittifaklar kuracağını, savunma alanında daha bağımsız hale geleceğini ve teknolojik üstünlüğünü artıracağını söyledi.

Körfez'de normalleşme beklentileri zayıfladı

Ancak İsrailli yetkililer, Netanyahu'nun açıklamalarına rağmen Körfez ülkeleriyle ilişkilerde kısa vadede önemli ilerlemeler beklemiyor.

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, ABD Başkanı Donald Trump'ın İbrahim Anlaşmaları'nı genişletmeye çalışabileceği ancak bölgedeki siyasi şartların bunu zorlaştırdığı ifade edildi.

Özellikle Suudi Arabistan ile normalleşme sürecinin şu aşamada gündemde olmadığı, Türkiye, Katar ve Pakistan'ın da İsrail ile ilişkileri geliştirmeye sıcak bakmadığı öne sürüldü.

Bölgesel kaynaklara göre bazı Arap liderler, Netanyahu'nun görevde kaldığı sürece İsrail ile yeni normalleşme adımlarının ilerlemesinin zor olduğunu düşünüyor.

"Tek güçlü ortak BAE"

İsrailli kaynaklar, mevcut durumda İsrail'in bölgedeki en güçlü ortağının Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu belirtiyor.

Savaş sırasında Netanyahu'nun Abu Dabi'yi ziyaret ettiği ve iki taraf arasındaki güvenlik ile teknoloji iş birliğinin sürdüğü ifade edilirken, BAE'nin aynı zamanda İran ile ilişkilerini de korumaya çalıştığı belirtiliyor.

İsrail basınında yer alan yorumlara göre bölge ülkeleri, İran'ın tamamen zayıflamayacağı değerlendirmesiyle hareket ederek hem Tahran hem de Tel Aviv ile ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor.

Hamas konusunda karamsar değerlendirme

Üst düzey bir İsrailli yetkili ise savaşın sonuçlarının Gazze dosyasına da yansıyacağını savundu.

Yetkiliye göre İran'ın savaş sonrasında ayakta kalması, Hamas üzerindeki baskının azalmasına yol açabilir.

İsrailli kaynaklar, İran'ın ciddi bir yenilgi alması halinde Hamas'ın daha fazla taviz vermeye zorlanabileceğini düşündüklerini ancak mevcut şartlarda bunun daha zor hale geldiğini öne sürüyor.

Buna rağmen İsrail hükümeti, İran ve müttefiklerine karşı askeri ve diplomatik baskının süreceğini ve bölgesel ortaklıkların geliştirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirtiyor.

Kaynak: Mepa News

x.gif

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.