ABD: Suriye'nin nükleer uyumsuzluk dosyası 15 yıl sonra kapatıldı
ABD, 15 yıldır devam eden Suriye'nin nükleer uyumsuzluk sürecinin sona erdirilmesini memnuniyetle karşıladı.
ABD'nin Viyana'daki uluslararası kuruluşlar nezdindeki misyonu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu'nun Suriye'ye ilişkin nükleer güvence denetimleri kapsamındaki “uyumsuzluk” dosyasını kapatmasını memnuniyetle karşıladı.
Washington, yeni Suriye yönetiminin nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme konusunda örnek teşkil ettiğini bildirdi.
ABD'nin Viyana'daki Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimi Temsilcisi Preston Wells Griffith, UAEA Yönetim Kurulu'nun Suriye'ye ilişkin uyumsuzluk dosyasını kapatma ve ülkeyi "Uyumsuz Devletler Listesi"nden çıkarma kararını memnuniyetle karşıladı.
ABD'nin Viyana Misyonu tarafından perşembe günü yayınlanan açıklamada Griffith, kararın Suriye ve UAEA açısından “tarihi bir gün” olduğunu belirtti.
Griffith, UAEA Yönetim Kurulu'nun Suriye'nin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki Güvence Anlaşması'na uymadığını tespit etmesinin üzerinden 15 yıl geçtiğini hatırlattı.
ABD'li temsilci, bunun önceki Esed rejiminin gizli nükleer programını UAEA'ya bildirmemesinin ardından gerçekleştiğini belirterek, söz konusu programın Deyrizor'da ilan edilmemiş bir nükleer reaktörü de kapsadığını ifade etti.
Griffith, geçen 15 yılın büyük bölümünde Esed rejiminin hesap vermekten kaçınmak amacıyla “yalan ve örtbas” politikasını sürdürdüğünü, bazı Yönetim Kurulu üyelerinin de buna aktif şekilde destek verdiğini öne sürdü.
“Suriye yeni bir şeffaflık dönemi başlattı”
Griffith, yeni Suriye yönetiminin işbirliği, şeffaflık ve yükümlülüklere uyum açısından yeni bir dönem başlattığını söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın liderliğine övgüde bulunan Griffith, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yeni Suriye yönetimine yönelik politikasının da Yönetim Kurulu'nun son kararının önünü açtığını savundu.
Suriye ile UAEA arasındaki işbirliğinde ilerleme kaydedildiğine dikkat çeken Griffith, Suriye'nin geçen temmuz ayında UAEA'ya daha önce bildirilmeyen nükleer materyallerin bulunduğu bir tesisi açıkladığını belirtti.
UAEA'nın söz konusu tesiste yaklaşık 73 ton doğal uranyum metali bulunduğunu doğruladığını aktaran Griffith, bu materyalin tamamının UAEA'nın güvence denetimleri altına alındığını söyledi.
Suriye'nin ayrıca gerekli nükleer madde hesap raporlarını ve söz konusu tesise ilişkin Tasarım Bilgileri Anketi'ni UAEA'ya sunduğunu belirten Griffith, doğal uranyum metalinden yapılmış yakıt çubuklarının varlığının, önceki yönetimin Deyrizor'da bildirilmemiş bir reaktör inşa etmeye çalıştığını gösteren “açık bir kanıt” oluşturduğunu savundu.
UAEA heyeti Deyrizor'daki tesisi inceledi
Griffith, UAEA Genel Direktörü ile üst düzey müfettişlerden oluşan bir heyetin geçen ağustos ayında Deyrizor'daki tesisi ziyaret ettiğini söyledi.
Heyetin, Suriye Atom Enerjisi Komisyonu tarafından UAEA ile koordinasyon halinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarını incelediğini belirten Griffith, müfettişlerin nükleer reaktörlerin özellikleriyle uyumlu bir soğutma altyapısı tespit ettiğini aktardı.
Suriye'nin ayrıca tesise ilişkin tasarım bilgilerini, kullanım dışı bir reaktör olarak UAEA'ya sunduğu belirtildi.
ABD'nin UAEA'nın değerlendirmesini de memnuniyetle karşıladığını belirten Griffith, kurumun Suriye'nin sağladığı bilgiler ve erişim imkanları sayesinde daha önce Yönetim Kurulu'na bildirilen ve halen çözülmemiş bulunan güvence konularını açıklığa kavuşturup çözüme kavuşturabildiğini söyledi.
Griffith, UAEA Genel Direktörü'nün de Suriye'nin önceki yönetimin uyumsuzluğunu gidermek amacıyla NPT kapsamındaki Güvence Anlaşması'na uygun, eksiksiz ve doğru raporlar sunduğunu ve somut adımlar attığını açıkladığını belirtti.
“Süreç henüz tamamlanmadı”
ABD'li temsilci, Suriye ile UAEA arasındaki çalışmaların henüz tamamlanmadığını da vurguladı.
UAEA'nın elde ettiği bilgi ve numunelere ilişkin değerlendirme sürecinin devam ettiğini belirten Griffith, önceki yönetimin uyguladığı gizlilik politikası nedeniyle bu dönemin nükleer programına ilişkin çok sayıda sorunun halen yanıtlanmadığını söyledi.
Griffith, Suriye'nin UAEA ile işbirliğini sürdürmesi ve Güvence Anlaşması'na ek Ek Protokol'ü (Additional Protocol)mümkün olan en kısa sürede uygulamaya başlaması çağrısında bulundu.
Suriye hükümetinin uluslararası nükleer silahların yayılmasının önlenmesi yükümlülüklerini benimseme ve tam olarak uygulama konusunda hızlı hareket etmesinin, şeffaflık ve hesap verebilirlik standartlarının karşılanması bakımından örnek oluşturduğunu ifade etti.
Washington-Şam ilişkilerinde yeni aşama
Griffith, Trump yönetiminin Suriye'de yaşanan “tarihi değişimlere” karşılık olarak yaptırımların kaldırılması ve çeşitli alanlarda Suriye ile işbirliği yapılması gibi adımlar attığını belirtti.
Suriye'nin nükleer uyumsuzluk statüsünün sona erdirilmesini ise ABD-Suriye ilişkilerinde yeni bir aşama olarak nitelendirdi.
UAEA Yönetim Kurulu, çarşamba günü oy birliğiyle aldığı kararla Suriye'ye ilişkin uyumsuzluk maddesini gündeminden çıkarmıştı.
Kararla, Suriye'nin kapsamlı teknik ve hukuki gereklilikleri yerine getirmesinin ardından UAEA'nın 15 yıldır devam eden uyumsuzluk süreci sona erdirilmiş oldu.
Kaynak: Mepa News
