ABD'nin yeni Libya stratejisine dair bilinenler neler?
ABD’nin Libya’da iki güçlü aileyi merkeze alan bir güç paylaşımı planı üzerinde çalıştığı öne sürüldü.
Amerika Birleşik Devletleri’nin, enerji zengini Libya’da ülkenin iki güçlü ailesi etrafında bir güç paylaşımı anlaşması hazırladığı öne sürüldü.
Middle East Eye'ın Batılı yetkililer, Arap kaynaklar ve analistlere dayandırdığı bilgilere göre, söz konusu planın, ABD ve İsrail’in İran'a karşı yürüttüğü savaşın küresel enerji akışlarını baskılamasıyla birlikte yeniden hız kazandığı belirtildi.
Planın, Libya’yı batıda Abdulhamid Dibeybe ailesi ve doğuda Halife Hafter ailesi üzerinden birleştirmeyi hedeflediği, ancak mevcut liderlerin yerini her iki aileden daha genç isimlerin almasının öngörüldüğü ifade edildi.
Uluslararası Kriz Grubu Kuzey Afrika Direktörü Riccardo Fabiani, sürecin aylardır devam ettiğini belirterek, “ABD, iki aile arasında büyük bir anlaşma için zemin hazırlamaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu. Fabiani, artan petrol fiyatlarının ve yeni keşif faaliyetlerinin ABD açısından önemli ekonomik fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Yeni liderlik senaryosu
Plan kapsamında ABD Başkanı Donald Trump’ın Afrika Özel Temsilcisi Massad Boulos’un süreci yönlendirdiği belirtiliyor. Washington yönetiminin, sağlık sorunları yaşadığı ifade edilen mevcut başbakan Abdulhamid Dibeybe yerine kuzeni İbrahim Dibeybe’yi göreve getirmeyi hedeflediği aktarıldı.
Doğu Libya’da ise Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter’in cumhurbaşkanlığı için öne çıkarıldığı, tarafların yıl içinde Élysée Sarayı’nda bir araya geldiği ifade edildi. Saddam Hafter’in, ABD ile ilişkilerini güçlendirdiği ve geçen yıl Washington’da CIA yetkilileriyle görüştüğü da iddialar arasında yer aldı.
Enerji rekabeti ve ekonomik boyut
Girişimin, İran ile savaşın ardından yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle daha da önem kazandığı belirtiliyor. Libya Ulusal Petrol Kurumu verilerine göre ülkenin petrol gelirleri Nisan ayında 2,9 milyar dolara ulaşarak yıl başına kıyasla üç kat arttı.
ABD’li enerji şirketlerinin Libya’ya ilgisinin de arttığı ifade ediliyor. Chevron’un Sirte havzasında arama lisansı aldığı, ExxonMobil’in ise yeniden ülkeye dönmek için anlaşma yaptığı kaydedildi.
İç siyasi dengeler ve eleştiriler
Analistler, planın Libya’daki "demokratik süreci" geri plana itebileceği ve ülke içinde tepki oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Batılı bir yetkili, dış aktörlerin seçim sürecinden umudunu kestiğini ve mevcut güçlü ailelerle çalışmayı tercih ettiğini ifade etti.
Libya, 2011’de başlayan Libya iç savaşı sonrasında doğu ve batı arasında bölünmüş durumda bulunuyor. 2019’da Halife Hafter’in Trablus’u ele geçirme girişimiyle şiddetli çatışmalar yaşanmış, süreç Türkiye, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi aktörlerin dahil olduğu vekalet savaşına dönüşmüştü.
2021’de Birleşmiş Milletler öncülüğünde kurulan geçiş hükümetiyle seçim sürecine geçilmesi hedeflense de bu süreç ilerleme kaydedemedi.
“Körfez’in yerini alamaz” uyarısı
Bazı uzmanlar, Libya’nın kısa vadede küresel enerji arzında Körfez ülkelerinin yerini almasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ülkenin petrol altyapısının eski olduğu ve üretim kapasitesinin sınırlı kaldığı ifade edilirken, mevcut verilerin de şeffaf olmadığına dikkat çekiliyor.
Buna karşın dış aktörlerin pozisyonlarında değişim gözleniyor. Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin daha uzlaşmacı bir yaklaşım benimsediği, bu durumun taraflar arasında güç paylaşımını kolaylaştırabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre ABD’nin Libya’daki bir diğer hedefi de doğu bölgelerinde etkili olan Rusya’nın nüfuzunu sınırlamak.
Kaynak: Mepa News, Middle East Eye