Azerbaycan Başsavcılığı 7 Türk vatandaşı hakkında uluslararası arama emri çıkardı
Azerbaycan Başsavcılığı, Rıdvan Kaya ve Abdullah İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu yedi kişi hakkında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı emri çıkarıldığını açıkladı.
Azerbaycan Başsavcılığı, aralarında Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve ilahiyatçı Abdullah İmamoğlu olarak tanınan Zekeriya Ceran'ın da bulunduğu 7 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hakkında gıyabi tutuklama kararı alındığını ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını açıkladı.
Bakü yönetimi, söz konusu kişileri "anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik çağrılar" ve "dini temelli nefretin kışkırtılmasıyla" suçluyor.
Azerbaycan Başsavcılığının 19 Ekim'de yayınladığı açıklamaya göre, Türkiye'de yaşayan 7 kişi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında uluslararası arama emri süreci başlatıldı.
Başsavcılık, söz konusu kişileirn sosyal medya platformları ve diğer internet mecralarında yayınladıkları içeriklerle Azerbaycan'da "iktidarın zorla ele geçirilmesine ve anayasal düzenin değiştirilmesine yönelik çağrılarda bulunduklarını" öne sürdü.
Açıklamada, kişilerin "dini radikalizm içerikli konuşmalar yaptığı, şiddet yoluyla dini nefret ve düşmanlığı körüklediği" ve "bu yöndeki içerikleri geniş kitlelere ulaştırdığı" iddia edildi.
Hakkında karar alınan yedi kişi
Azerbaycan Başsavcılığının açıkladığı listede şu isimler yer aldı:
- Rıdvan Kaya: Özgür-Der Genel Başkanı.
- Zekeriya Ceran: Abdullah İmamoğlu adıyla tanınan, Köklü Değişim yazarı.
- Fatih Tezcan: Analiz Merkezi internet sitesinin kurucusu.
- Ahmet Şanlı: Ahmet Şanlı Hukuk Bürosunun yöneticisi.
- Fahrettin Taşkaya Saral: Araştırmacı olarak tanınan bir isim.
- Abdurrahman Tumer: Aynı adla Facebook hesabı bulunan bir kişi.
- Alparslan Tanrıkulu: Sosyal medya içerik üreticisi.
Başsavcılık açıklamasında kişilerin mesleki faaliyetlerine ve doğum yıllarına da yer verildi.
Suçlamalar hangi maddelere dayanıyor?
Azerbaycan Başsavcılığı, yedi kişinin 19 Ekim'de ülkenin Ceza Kanunu'nun üç ayrı maddesi kapsamında suçlanan kişi sıfatıyla dosyaya dahil edildiğini bildirdi.
Söz konusu maddeler şunlar:
- 281.2'nci madde: İktidarın zorla ele geçirilmesine veya anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik tekrarlanan açık çağrılar.
- 283.2.1'inci madde: Dini düşmanlık, radikalizm veya fanatizm temelinde şiddet kullanarak dini nefret ve düşmanlığın kışkırtılması.
- 167-3.1'inci madde: Dini aşırılıkçı faaliyetleri teşvik eden, gerekçelendiren veya bu faaliyetlerin gerekliliğini savunan materyallerin hazırlanması, bulundurulması ve yayılması.
Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma, 16 Ekim'de başlatılan ceza davası kapsamında yürütülüyor. Yetkililer, soruşturma sırasında elde edildiğini belirttikleri delillerin suçlamalar yönünden makul şüphe oluşturduğunu savunuyor.
Bakü Binegedi Bölge Mahkemesinin kararları doğrultusunda yedi kişi hakkında gıyabi tutuklama tedbiri uygulandığı ve uluslararası arama ilan edildiği bildirildi.
İstanbul ve Ankara'daki protestolar da dosyada
Azerbaycan Başsavcılığı, suçlamaların yalnızca sosyal medya paylaşımlarına dayanmadığını, Türkiye'de düzenlenen iki protestoya ilişkin iddiaların da soruşturma dosyasında bulunduğunu açıkladı.
Başsavcılığın iddiasına göre Rıdvan Kaya, 3 Ekim 2026'da Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlenen gösteride "iktidarın zorla ele geçirilmesine yönelik" çağrılarda bulundu ve "dini radikalizm içerikli" konuşmalar yaptı.
Açıklamada ayrıca Rıdvan Kaya ile Abdullah İmamoğlu'nun, 13 Ekim'de Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen gösteride benzer nitelikte çağrılar ve konuşmalar yaptığı öne sürüldü.
Başsavcılık, 25 Eylül ile 18 Ekim tarihleri arasında X, Facebook, Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlarda yayınlanan içeriklerin de soruşturma kapsamında incelendiğini bildirdi.
Türkiye makamlarıyla adli iş birliği süreci
Azerbaycan Başsavcılığı, soruşturma kapsamında gerekli işlemlerin yürütülmesi amacıyla uluslararası hukuki yardımlaşma ve iş birliği mekanizmalarının devreye sokulduğunu belirtti.
Açıklamada, Türkiye'nin yanı sıra diğer ilgili ülkelerin yetkili makamlarıyla da karşılıklı iş birliği sağlandığı ifade edildi. Bu kapsamda Türkiye makamlarıyla gerekli tedbirlerin uygulanmasına yönelik temasların yürütüldüğü bildirildi.
Bununla birlikte, açıklama Türkiye'nin söz konusu kişileri gözaltına aldığı veya Azerbaycan'a teslim etmeyi kabul ettiği anlamına gelmiyor.
Türk makamları tarafından süreçle ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Soruşturmanın sürdüğü belirtilirken Azerbaycan Başsavcılığı, "içeriklerin kimler tarafından hazırlandığının belirlenmesi, elektronik delillerin toplanması ve paylaşımların yapıldığı koşulların incelenmesi için" işlemlerin devam ettiğini ifade etti.
Kaynak: Mepa News
