Bakan Dönmez: Türkiye'de gaz merkezi altyapısı tamamlanmak üzere

Bakan Dönmez: Türkiye'de gaz merkezi altyapısı tamamlanmak üzere

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin gaz merkezi olması konusunda yol haritasını tamamlamak üzere olduğunu, fiziki altyapının da hazır olduğunu vurguladı.

(Fotoğraf: Twitter/Fatih Dönmez)

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Habertürk'ten Kübra Par ile Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtladı. Filyos'ta yerli gazın işleneceği tesislerde gerçekleştirilen canlı yayında açıklamalarda bulunan Bakan Dönmez, "Türkiye'de bugüne kadar başta Trakya olmak üzere kısmen de güneydoğuda doğalgaz üretimi vardı. Biz sadece bu sahada 1 yılda 50 yılda üretilen gazı çıkartmış olacağız" diye konuştu.

Bakan Dönmez, ayrıca "İlave keşiflerle Çaycuma ve Amasra'da 710 milyar metreküpe ulaştık. Türkiye'de konutlarda tüketilen gazı 33 yıl kullanacağını görüyoruz. İlk fazda yıllık 3,5-4 milyar metreküp bir gaz üretimi söz konusu olacak. Bir anda bütün kuyuları üretime almaya çalışsaydık en az 5 yıla ihtiyacımız vardı. Biz kısa bir süre içinde ilk gazı vermek istedik. İlk fazda çıkan gaz evlerimizin mutfaklarında kullanılacak gazın tamamını karşılıyor. 4 yıl içinde tüm ısınma ihtiyacını karşılayabilecek" ifadelerini kullandı...

Bakan Dönmez'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Süreç planlandığı şekilde devam ediyor"

"Bundan 11 yıl önce burada sahada hiçbir şey yoktu. 22 bin kazık çakıldı. Yaklaşık boyu 1400 kilometre. Türkiye'de her 4 kazık makinasının 3'ü bu alanda çalıştı. Şu an itibariyle baktığımızda yüzde 80-90 oranında tamamlanma sözkonusu. Deniz tarafında ciddi işimiz var. 180 kilometre uzakta 10 kuyunun sondajını yaptık. Kuyu içi tamamlama işlemleri bitti. Bir de kuyu tabanında bunları birbirine bağlayan ekipmanların montajı var. Boru hattı çekim işlemleri deniz tarafında bitti. Şimdi ağırlıklı olarak bu sahanın tamamlanması var. Deniz tabanındaki kuyuların kuyu başı işlemleri tamamlandı, dağıtım merkezinin montajı tamamlandı, borular döşendi, boruların testleri yapılıyor. İnşallah süreç planlandığı şekilde de devam ediyor.

"Yıllık yaklaşık 3,5 milyar metreküp gazı karaya getirecek"

İlk faz üretimimiz günlük 10 milyon metreküplük. Yıllık yaklaşık 3,5 milyar metreküplük gazı karaya getirecek. Filyos'ta yapmış olduğumuz işleme tesisi onun temizliğini yapacak. Sahamızın bitişiğinde BOTAŞ'ın istasyonu var, oradan iletime verecek. BOTAŞ hazır vaziyette bekliyor. Glikol hattından glikol basacağız. Antifiriz kimyası. Çıkan ham petrolün içinde su damlacıkları varsa onun donmasını önleyecek, yani sürekli bir geri dönüşüm işlemi olacak. Basınç ayarlamaları, debi kontrolleri bu merkezden yapılacak. Otomasyon sistemini hazırlıyoruz. Hangi kuyudan ne kadar üretilecek? Üretim miktarı, basınçların ayarlanmasını yerli yazılım sistemiyle uzaktan yapmış olacağız. Bu teknoljinin bir kısım malzemelerini yurt dışından getirtik. Mekanik aksan, kablolama burada yapıldı. Su tabanına yerleştirilecek malzemenin bir kısmını da Türkiye'de yapmaya başladık. İkinci fazda yerlilik oranı çok daha yüksek olacak. Filyos endüstri bölgesinde de bir planlama yapılıyor. Karadeniz'deki bu çalışma birkaç yıllık çalışma değil. Bu rezerv bize 30 yıl yetecek.

"1 hafta 10 gün içinde karada 7 bin 500 kişi çalışacak"

Karadeniz'de Romanya, Bulgaristan bizi takip ediyor. Biz buradaki tecrübemizi ve bilgimizi onlarla birlikte değerlenme imkanımız olacak. Biz doğal olarak kendi projemize odaklandık. Türkiye Petrolleri de bir tecrübe kazanmış oluyor. Şu andaki planlamamız karaya çıkış noktası, terminali olarak Filyos'u planlıyoruz. Daha doğu veya batıdan keşif gelirse başka noktalardan da karaya çıkışları planlayabiliriz. Şu anda burada yaklaşık 6 bin 500 işçi çalışıyor. 2 bin 500 de denizde çalışanlarımız var. 1 hafta 10 gün içinde karada çalışanlarımızın sayısı 7 bin 500'e çıkacak. İkinci fazdaki bazı işlerin altyapısı hazır edilerek inşa ediliyor. Burada bir borulama işi var. Haberleşme ve data hatlarımız var. Ful otomatik sistem olacak. Enerji kablolarına da ihtiyacımız var. Görmüş olduğunuz tesiste bunların hepsini birlikte inşa ediyoruz.

Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürü Melih Han Bilgin: Hedefimiz mart ayına yetişmek

Karaya yakın kesimleri deniz tabanı uçurumların içerisinden vadilerden geçerek serim işlemleri gerçekleştirildi. Bütün Karadeniz sahili boyunca, şehirlerimiz, kasabalarımız deniz uçurumların kenarındadır. Eğer deniz olmasaydı bu uçurumları gözlemleme şansımız olacaktı. Deniz tabanını çok iyi tanımlamış durumundayız. Deniz tabanını çok iyi belirledik. Deniz tabanı üretim tesisi bir ucundan öbür ucuna 12 kilometre mesafesi olan bir tesis. Şu anda karada gördüğünüz bir ucundan bir ucuna 13 kilometre var. Bütün bu Sakarya Gaz Sahası projesini karaya getirip işleyecek olan çalışmalarımız, mekanik montajlarımız tamamlanmaya yakın seviyede. Hedefimiz Mart ayına yetişmek. Filyos çok küçük, şirin bir beldemiz. Projemizde çalışan 6-7 bin kişinin konaklama imkanına sahip değil. Biz sahada kurduğumuz kamplarda barınma ihtiyacını çözdük. İlave kapasite oluşturacak şekilde denizde, limanda kendi çözümlerimizi geliştirdik. Yurt dışındaki projelerde çalışan 104 Türk vatandaşını projelerimize dahil ettik. Çok önemli tecrübe birikimine sahip arkadaşlarımız. İlaveten yurt dışı mensuplu olup da Türk vatandaşı olmak isteyen insanları da Türk vatandaşlığına geçmelerini kabul ettik. Türk vatandaşı oldular. Türkiye'de çocukları doğanlar, çocuklarına Türk isim veren yol arkadaşımız oldular. Bu projeye inanmak, takımın içerisnde olmak ve mücadeleyi beraber yürütmek.

Bakan Dönmez: Avrupa kökenli çalışanlarımızdan bazıları iltica etti

Bazı yabancı şirketlerde çalışan personelin evlerine kadar gidip Avrupa'da 'eşiniz bu projeden ayrılsın' noktasına kadar giden uygulamalar oldu. Bu arkadaşlar bizimle çalışmaktan mutlu ve memnun. Öyle ki, 'Ülkemiz bize sahip çıkmadı, biz Türk vatandaşı olmak istiyoruz' dediler. Türkiye'yi iltica ettiler. Avrupa kökenli vatandaşlarımız diyelim. Türkiye'ye ailesini getirdi, yerleşti, çocukları oldu. Hatta Türk ismi verdiler. Bu ülke yıllardır en büyük sıkıntılarını enerjideki dışa bağımlılığından yaşadı. Bizim için enerji bağımsızlığı, milli bağımsızlığımız. Yıllarca ihmal edilmiş, yeterince odaklanılamayan, yoğunlaşılamayan bir alandan bahsediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu projeye destek vermesinin bugün meyvelerini alıyoruz. Geçmişte vatanını ve milletini seven birçok insanımız çalışıyordu; ancak politik destek verilmeyince bu projeler akim kalmıştı.

"1 yılda, 50 yılda üretilen gazı çıkartmış olacağız"

Medyada yer alan haberlerin kaynağı ya TPAO ya Enerji Bakanlığı'dır. Onların açıkladıklarında yalan, hilafı hakikat sözkonusu değil. Akçakoca'da yaklaşık 1.6 milyar metreküplük rezerv vardı. Bunları ürettik, kullandık. Trakya'da petrol olmakla birlikte doğalgaz keşifleri öne çıktı, bunlar da doğru. Biz bu çalışmalara başladığımızda 2017'deydi. Akdeniz'de 2018'de gemi alındı. Seçim 2018'in Haziran'ında yapıldı. Kurumun, bakanlığın planı, programı var. Seçimlere bakılmaksızın yapıldı bunlar. Son 20 yılda ülkede 13-15 defa seçim oldu. Referandumlar var. Bu bizim takvimimizle ilgisi alakası olmayan hususlar. Bulduğumuz şeyi açıklamayalım mı? Türkiye'de bugüne kadar başta Trakya olmak üzere kısmen de güneydoğuda doğalgaz üretimi vardı. Biz sadece bu sahada 1 yılda 50 yılda üretilen gazı çıkartmış olacağız. Burada 2020 yılında önce sismik çalışmalar yapıldı. Sonra bu çalışmalar yorumlandı. Tuna 1 kuyusunda keşif amaçlı sondajımız oldu. Ağustos 2020 yılında sayın Cumhurbaşkanımız milletimize bu müjdeyi verdi. Testler yapılmadı iddiası var. Tamamen yalan. Tam 2888 adet test yapıldı kuyu içerisinde. Burada mühendislik açısından destek aldığımız şirketler var. Bunların isimlerini vermek doğru değil; ama dünyanın en iyi firmalarıyla çalışıyoruz.

"Jeofiziğin babası denilen bir kurum değerleme yaptı"

Biz bu sahanın üçüncü bir taraf tarafından bağımsız denetlenmesini istedik. Biz ilk kuyuyu açtığımızda sadece tek kuyu üzerinden çalışma yapmıştık. Sonra kuyu sayısı 13'e çıktı. Artık sahayı daha iyi tanıyoruz. Bir üçüncü değerleme firmasına, yüzyıllık geçmişi olan, kurucularına 'petrol jeofiziğin babası' deniyor. Kendimiz emin olsak bile, bu değerlemeyi yaptık. Bunun sonucunda yukarı yönde bir revizyon çıktı. 652 metreküpe revize ettik. Bu şirket 100 yıldır çalışıyor. Bu işe başlamadan önceki maliyet hesaplamalarımız, ithal ettiğimiz gaza göre burası çok daha ekonomik gözüküyor. Bundan doğal olarak vatandaşlarımız da istifa edecek. Bu iş ücretsiz dağıtılacak diye bir algı olmasını istemem, çünkü burada masraflar da var.

"4 yıl içinde tüm ısınma ihtiyacını karşılayabilecek"

Bundan hem milletimiz, hem devletimiz kazançlı çıkacak. Bizim enerjide dışa bağımlılığımızı azaltacak. Şu anda yüzde 99,3'ünü ithal ettiğimiz doğalgazdan bahsediyoruz. 15-20 milyar metreküp gaz hedefliyoruz. Bu rakamlara göre aşağı yukarı yüzde 30'lar seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu bizim ilk keşifimizle ilgili. 405 milyar metreküpü revize ettik. Bu ona göre yaptığımız hesap. İlave keşiflerle Çaycuma ve Amasra'da 710 milyar metreküpe ulaştık. Türkiye'de konutlarda tüketilen gazı 33 yıl kullanacağını görüyoruz. İlk fazda yıllık 3,5-4 milyar metreküp bir gaz üretimi söz konusu olacak. Bir anda bütün kuyuları üretime almaya çalışsaydık en az 5 yıla ihtiyacımız vardı. Biz kısa bir süre içinde ilk gazı vermek istedik. İlk fazda çıkan gaz evlerimizin mutfaklarında kullanılacak gazın tamamını karşılıyor. 4 yıl içinde tüm ısınma ihtiyacını karşılayabilecek.

"Vatandaşlarımızın lehine bir şey varsa elbette yaparız"

Muhtemelen doğalgazda sübvansiyon miktarı 200 milyarın üstünde olacak. Avrupa'da yüksek fatura ödeyenler var. O ülkelerde de zaman zaman sübvansiyon uygulamasına gidenler var. Avrupa ile mukayese ettiğinizde en yüksek subvansiyon yapan ülke Türkiye. Enerji fiyatları 2 yıl içerisinde anormal attı. İthal ettiğimiz ürün, kuru da dikkate aldığımızda. Bunları vatandaşa yansıtsaydık vatandaşımızın alım gücü azalacaktı. Hükümetimiz çalkantılı dönemi en az hasarla atlatmayı başarmıştır. Faturanın yüzde 75'i vatandaşımıza yansımadı. Vatandaşın lehine yapılabilecek bir şey varsa elbette varız. Her türlü senaryoyu çalışıyoruz. Birkaç ay sabredelim, görelim. Ondan sonra yapılabilecek bir şey varsa çekinmeden yaparız. Cumhurbaşkanımız da ifade etti, bu işten hem devletimiz hem milletimiz kazançlı çıkacak.

"Gemilerimize kahramanlarımızın ismini veriyoruz"

Yeraltındaki robotlar, orada insanın yapabileceği bütün işlemleri yapıyor. Aşağıda robotların aydınlatma sistemi var. Ekipmanlar oraya yerleştiriliyor. Petrol ve gaz endüstrisinde ekipmanlara verilen ilginç isimler var. Christmas tree de bunlardan biri. Şimdi Çanakkale Savaşı'nda tarihe geçmiş insanlarımızın ismini botlara verdik. Onların hatırasını yaşatmak için gemilerimize, tarihimizde önemli kahramanlık yapmış insanların ismini veriyoruz. Müstecip Onbaşı ve Seyit Onbaşı da yüzlerce kahramanımızdan sadece ikisi. 55 tane gemimiz var. Bunların bir kısmı boru çekiyor, bazıları aşağıda dolu işlemleri yapıyor. Dik yamaçlarda robotlarla kazı dolgu işi yapıyoruz, karada bir otoyol yapar gibi düşünün. Bu gemilere servis işlemleri gerekiyor. Personel naklinde bazen acil ihtiyaçlar sözkonusu. Bu iki gemiyle 2 saate indirmiş olduk.

"Pazar yeri Türkiye olacak, fiyat burada oluşacak"

Bizim Rusya ile kontratlarımız yıllardır devam ediyor. İlk tedarikçimiz Rusya olmuş. Rahmetli Özal zamanında yapılmış sözleşme. Sonrasında biz iktidara geldiğimizde sadece 5 büyük şehirde, 50 ilçede doğalgaz varken bugün hamdolsun 81 ile götürmüş durumdayız. Batıdan gelen hat yetmedi. Mavi Akım Samsun'dan giriş yaptı. Ondan sonra Tanap eklendi. Türk Akım iki boru hattı devreye girdi. Biri sadece bize çalışıyor, diğeri Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya gidiyor. Azerbaycan, Rusya, İran burada oyuncu olabilir. Birçok terminalimiz var. Biz burada pazar yeri açıyoruz. Siz pazarda bazen yöresine, bazen türüne göre tercih ediyorsunuz. Pazar yeri Türkiye olacak, fiyat burada oluşacak. Biz burada oyuncu olacağız. Bunların servis bedeli olacak. Biz kaynaklara yakınız. Gazı alırken Batı Avrupa'daki pazarlarda oluşan fiyata endeksli alıyoruz. Ama biz bu göstergeyi Türkiye'de oluşturursak Güneydoğu Avrupa'da bölge açısından da avantaj olacak. Şu anda yol haritasını tamamlamak üzereyiz. Fiziki olarak altyapımız hazır. Son 4 yıldır Türkiye'de doğalgaz ticaret platformunu ulusal piyasa için çalıştırıyoruz. Yazılım ve IT altyapısı büyük oranda hazır. Uluslararası piyasaların beklentileri doğrultusunda fiyat oluşumuyla ilgili görüşmeler yapıyoruz. Nitekim Bulgaristan ve Makedonya'daki seyahatimizde bunları konuştuk. Onlar da bize destek oluyorlar. Kaynak ülkeleri ile görüşüyoruz. Onlar da bu fikre sıcak bakıyorlar. Herkesin güven duyacağı şeffaf bir piyasayı oluşturabileceğini düşünüyoruz.

"Rusya ile erteleme de içinde olacak şekilde birçok konuyu görüşüyoruz"

Rusya'da anlaşılmış müzakereler devam ediyor. Rusya ile çok boyutlu görüşüyoruz. Türkiye'nin lehine olacak maliyet avantajları neyse onları müzakere ediyoruz. Şu anda erteleme de içinde olacak şekilde birçok konuyu görüşüyoruz. Şu anda ülkeler için en kritik konu arz güvenliği ve sürekliliği. Şu anda Rusya ile ilgili bir sorun yaşamadık. Elbette fiyat da önemli. Bunlar ticari konular. Zamanı gelince açıklarız. Gaz merkezinin konuşulabilmesi bile bu ülkenin Türkiye'ye olan güvenlerin göstergesidir. Gaz, petrol, enerji konusu sıradan emtialar değil, stratejik emtialar. Pazardan sıradan ürün alır gibi davranamazsınız. En büyük enerji sizde olur sattırmazlar, ihtiyacınız olur aldırtmazlar. Burada kimler kazanıyor, kimler kaybediyor, bakıp cevap vermek lazım."

tg-003.jpg

İlgili Haberler
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.