1. HABERLER

  2. ORTADOĞU

  3. Çavuşoğlu: Bizzat özür dilemeye hazırım
Çavuşoğlu: Bizzat özür dilemeye hazırım

Çavuşoğlu: Bizzat özür dilemeye hazırım

Bir Rus kanalına verdiği röportajda Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Rusya ilişkileri ile ilgili açıklamalarda bulundu

A+A-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk F-16'larının düşürdüğü Rus uçağının öldürülen pilotunun eşinden bizzat özür dilemeye hazır olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, Türkiye'nin öldürülen Rus pilot Oleg Peşkov'un eşine finansal yardım sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

 Rossiya 24 televizyonuna röportaj veren Çavuşoğlu şu ifadeleri kullandı: "Ölen pilotun ailesine maddi yardım sağlamak isteriz. (Rusya Dışişleri Bakanı Sergey) Lavrov'a, ölen pilotun eşinin kabul etmesi hâlinde kendisini ziyaret edip özür ve taziye dileklerimi ifade etmeye hazır olduğumu ilettim" 

 

Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'de siyasi dönüşüme ilişkin, "Esad’la mı olur, Esad’sız mı olması gerekiyor bu konuda bazı görüş ayrılıklarımız var. Bize göre muhalefetin bundan sonra Esad’la birleşmesi mümkün değil, çünkü 500 binden fazla insanı öldüren bir rejimle birleşmek istemiyorlar" dedi.

Haber kanalı olan Rusya devlet televizyonu Rossiya-24'e röportaj veren Çavuşoğlu değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Rusya'nın, Suriye'de ateşkesin bir an önce sağlanması için çaba sarf ettiğini ve bu konuda görüşmeleri sürdürdüğüne değinerek, şunları kaydetti:

"Hem ikili düzeyde bunları görüşüyoruz, hem de uluslararası Suriye destek grubu gibi ya da altılı gayriresmi format gibi toplantılarda ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması, diğer taraftan özellikle Halep ve bazı bölgelerde ılımlı muhalefetle, terörist gruplara arasında bir karışım varsa bunun da ayrıştırılması için görüşmelerimiz devam ediyor. Ama sonuçta en iyi çözüm Suriye’de siyasi çözümdür, bu konuda görüş ayrılığımız yok."

"Tabii siyasi dönüşüm Esad’la mı olur, Esad’sız mı olması gerekiyor bu konuda bazı görüş ayrılıklarımız var. Bize göre muhalefetin bundan sonra Esad’la birleşmesi mümkün değil, çünkü 500 binden fazla insanı öldüren bir rejimle birleşmek istemiyorlar" diyen Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Esad’la birlikte gerçek siyasi dönüşüm olacağına inanmadığını vurguladı.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz Türkiye olarak herkesin kabul edeceği -yani Esad’ın etrafında Esad’a destek veren halk dahil herkesin kabul edeceği- üçüncü kişi ya da kişiler üzerinde durmak lazım özellikle geçiş sürecinde. Yani bu Esad veya bazı konularda görüş ayrılığımız var, ama kendi aramızda oluşturduğumuz üçlü mekanizma var yani diplomatlardan, askerlerden ve istihbarattan oluşan heyetlerimiz var; bunlar da tüm Suriye’deki gerçekler dahil, Irak ya da bölgesel konuları, askeri konuları, teknik konuları görüşmeye devam ediyor, hem Türkiye’de hem Rusya’da" ifadelerini kullandı.

"Terörist gruplarla, ılımlı muhalefeti bir tutamayız onların da ayrılması gerekiyor"

El-Nusra'nın DAEŞ’le birlikte Türkiye'nin de terör listesinde yer aldığını hatırlatan Çavuşoğlu, Halep'te bazı ülkelere ya da istihbari kaynaklara göre 200, bazılarına göre 300 ama en fazla 900’e kadar El-Nusra üyesi bulunduğuna dair farklı raporlar olduğunu belirtti.

"Tabii burada muhalefetle de birçok yerde iç içeler, esasen biz de El-Nusra’nın muhalefetten tamamen ayrılmasını istiyoruz. Çünkü terörist gruplarla, ılımlı muhalefeti bir tutamayız onların da ayrılması gerekiyor, ama burada nasıl ayrılacağı konusunda bazen görüş ayrılıkları oluyor." diyen Çavuşoğlu, Halep'te önce bombalamanın durması ve ateşkes sağlanması, ardından El-Nusra'nın ılımlı muhalefetten ayrılması için makul bir süre verilmesi gerektiğini ifade etti.

"Çatışmalar devam ederken, rejimin bombalaması devam ederken bu ayrışmayı yapmak yani gerçekçi olmak lazım zor." ifadesini kullanan Çavuşoğlu, El-Nusra'nın terör örgütü olduğu için Birleşmiş Milletler temsilcilerinin ne kadar mesaj ulaştırabileceğinin bilinemeyeceğine vurgu yaparak, ancak dolaylı yönden mesaj verilebileceğini ifade etti.

Rusya ile ABD arasındaki uzlaşıya Türkiye'nin de destek verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, "İnsani yardımlar konusunda karar aldık, Uluslararası Suriye Destek Grubu olarak da aldık, Rusya’yla ABD arasındaki uzlaşıya biz de destek verdik, ama maalesef uygulanmadı. Burada özellikle Halep’te ateşkesi sağlayabilmemiz lazım, bu konuda samimi olmamız lazım ve Halep’teki ateşkesin esasen sağlanması demek bunun tüm ülke geneline, yani Suriye geneline yayılması ve siyasi çözüm için bir ortamın oluşması demektir, umutların tekrar yeşermesi anlamına gelir. O nedenle bu Halep’te ateşkesi sağlayıp ılımlı muhalefetle El-Nusra’yı ayırmak lazım, insani yardım götürmek lazım, sonra da siyasi çözüm için müzakerelere bir an evvel başlanılması gerekiyor" dedi.

"DAEŞ neden Türkiye’yi hedef alıyor?" 

Çavuşoğlu, Türkiye'nin PKK, DEAŞ, DHKP-C ve Suriye’de YPG gibi terör örgütlerinin hedefinde olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"DAEŞ neden Türkiye’yi hedef alıyor? Birincisi, DAEŞ’e karşı mücadelede koalisyonun içinde Türkiye çok önemli bir rol oynuyor ve birçok ülkenin uçakları da bizim hava üssümüzde, İncirlik’te özellikle koalisyonun içindeki NATO ülkelerinin uçakları buradan DAEŞ’e karşı operasyon yürütüyorlar, biz de bu DAEŞ’e karşı mücadeleye aktif katılıyoruz. Başka bir konu, özellikle bu Gaziantep’teki terör saldırısından sonra Suriye’de bir kara operasyonu başladı, bizim sınırlarımızın DAEŞ’ten temizlenmesi gerekiyordu ve ılımlı muhalefete verdiğimiz destek sayesinde DAEŞ, Cerablus, Rai ondan sonra Dabık gibi bölgede gerçekten önemli kayıplar yaşadı, buraları terk ediyor. Biz Bab’a kadar gidip orada bu bölgeyi tamamen temizlemek istiyoruz, bu operasyonun amacı da DAEŞ’i temizlemektir dolayısıyla, DAEŞ bizi hedef alıyor."

"Yabancı terörist savaşçı sayısı çok düştü"

DEAŞ'ın Türkiye'nin aldığı tedbirler ve attığı adımlardan rahatsız olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, "Birincisi, DAEŞ’in esas kaynağı nedir, yabancı terörist savaşçılar. Dünyanın her yerinden, 125 ülkeden Rusya dahil yabancı terörist savaşçılar geliyor, Suriye’ye Irak’a geçip DAEŞ’e katılıyorlar. Havaalanlarında aldığımız tedbirler, yine sınır boyunda aldığımız tedbirler, ülke içinde aldığımız tedbirler sayesinde bu kaçakçılar dahil onlara yardım eden kişiler dahil yabancı terörist savaşçı sayısı çok düştü" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, DEAŞ'ın İslam’ı kullanarak ve suistimal ederek tüm dünyada kampanya yürüttüğünü ve oralardan yabancı terörist savaşçı devşirdiğini anlatarak, Türkiye'nin DEAŞ’ın ideolojisinin yok edilmesi için de mücadele ettiğine vurgu yaptı.

"Irak’tan Suriye’den DAEŞ’in tamamen temizlenmesi için biz tüm çabalara destek vermeye devam edeceğiz" diyen Çavuşoğlu, "Kendimiz de bu mücadeleyi sürdüreceğiz ki terör örgütlerinden korkaksak o zaman onlara teslim oluruz, terör örgütleriyle, teröristlerle hiç ayrım yapmaksızın mücadele etmemiz gerekiyor" dedi.

"Türkiye’nin komşu ülkelerin topraklarında gözü yok"

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin DEAŞ'a karşı mücadelesinin uluslararası hukuka uygun olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Her şeyden önce biz şu anda DAEŞ’e karşı mücadelemizi uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kullanarak yapıyoruz, çünkü buradan bize tehdit var. Irak’tan da PKK’dan kaynaklanan tehditler var ve yine Meclisimizde de biz bu kararı aldık, bu uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kullanarak Meclisten de yetki aldık. Burada bir terör örgütüyle bize saldıran bir terör örgütüyle mücadele ediyoruz dolayısıyla, bu da uluslararası hukuka uygundur."

Çavuşoğlu, Türkiye'nin komşu ülkelerin topraklarında gözü olmadığını ifade ederek, "Türkiye’nin özellikle Suriye, Irak gibi komşu ülkelerin ve hiçbir komşu ülkemizin topraklarında gözü yoktur. Biz başından beri Suriye’nin sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğünü savunuyoruz bu konuda da Rusya’yla hemfikiriz. Yani Rusya’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bundan sonraki yönetimin seküler olması ve kapsayıcı herkesi kapsayan, hiç kimseyi dışlamayan bir rejimin olması konusunda Rusya’yla da hemfikiriz" dedi. 

Türkiye'nin bu konuda uyarılarını ABD başta olmak üzere müttefiklerine yaptığını belirten Çavuşoğlu, "Operasyonları terör örgütleriyle değil, doğru gruplarla ve yerel güçlerle yapmak lazım ve oraları da o şehirde yaşayan insanlara teslim etmek lazım. Başka ülkelerin de tabii ki bu operasyonlar bittikten sonra Suriye topraklarında da kalmasının zaten gerekçesi de yok, anlamı da olmaz" ifadelerini kullandı. 

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Uluslararası hukukta bir şey var; bir ülkeye yönelik bir tehdit geliyorsa, terör saldırısı varsa o terör örgütü de orada yaşıyorsa buna müdahale etmek ya da müdahale edenlere destek vermek en doğal hakkımızdır. Burada koalisyonun içinde Almanya var, Amerika var, diğer ülkeler var; hepsi de Suriye’de terör örgütüyle mücadele etmek için gelmiştir, o nedenle bu uluslararası hukuka aykırı değildir ve keşke Suriye’de istikrar olsa, Irak yönetilebilen bir ülke olsa da bu terör örgütlerine karşı bunlar tek başına mücadele etse, biz de tehdit altında kalmasak."

"Gaziantep’te ölen 56 vatandaşımız ne olacak İstanbul’da havaalanında ölen vatandaşlarımızı kim koruyacak?" diyen Çavuşoğlu, bu terör örgütünün Suriye'den geldiğine, Rusya ve Avrupa da dahil herkes için tehdit oluşturduğuna dikkati çekti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Bu terör örgütüne karşı nerede olursa olsun mücadele etmek bizim hukuki hakkımızdır. Ama bizim Suriye ve Irak’ın topraklarında hiçbir şekilde gözümüz yok, hiçbir zaman da olmamıştır. Biz tam tersi söylediğim gibi onların toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunuyoruz. Kesinlikle tersi düşünülemez, ama oradan kaynaklanan bir terör varsa o teröre karşı da bizim de müdahale hakkımız var" şeklinde konuştu.

"Pilotla ilgili konuda da kapsamlı soruşturmayı savcılık yürütüyor"

Çavuşoğlu, düşen Rus uçağının pilotuyla ilgili konuda soruşturmaların çok yönlü yürütüldüğünü belirterek, "Alparslan Çelik, şu anda hapiste tutuklu, esasen birçok suça karışmış ve suça karışma konusunda da, suç işleme konusunda da istekli bir kişi gibi görünüyor. Ben kendisini takip ediyorum, daha önce açıklamalarında da gördük ve düşen uçağın pilotunu kendilerinin öldürdüğünü de itiraf etti. Tabii hukukta bunun ispatlanması gerekiyor. Daha sonra bunu herhalde avukatların da yönlendirmesiyle inkar etmeye başladı. Şu anda değişik suçlardan dolayı, işlediği suçlardan dolayı tutuklu." dedi.

Ayrıca bu kişiyle ilgili Rusya’nın elinde belgeler, deliller varsa savcılığın bunları da istediğini anımsatan Çavuşoğlu, "Rusya bize verirse savcılığa ileteceğiz ki tüm belgeler ortaya çıksın ve bu konuda hukuk tabii kararını belgeler ve bilgiler doğrultusunda adaletli bir şekilde versin ki, ama şahıs zaten birçok işlediği suçtan dolayı şu anda hapiste. Pilotla ilgili konuda da kapsamlı soruşturmayı savcılık yürütüyor. Biz de savcılığın istediği belge ve bilgilerin ulaştırılması konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. " ifadelerini kullandı.

"Ölen pilotun eşini, kabul ederlerse ziyaret edebileceğimi de söyledim"

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Biz tabii ölen pilotun ailesine de bazı jestler de yapmak istedik. Sergey Lavrov, Rusya’nın her şeyi yaptığını dolayısıyla, herhangi bir şey yapmaya gerek olmadığını söyledi. Ben eşimle beraber pilotun eşini ziyaret edebileceğimi, tabii uygunsa, kabul ederlerse ziyaret edebileceğimi de söyledim. Eşi açısından uygunsa, ben eşimle birlikte kendisini de ziyaret etmek isterim, üzüntülerimizi bir kere daha iletmek isterim işin doğrusu."

Kaynak: www.turkrus.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.