Dünya İran’a odaklanmışken Gazze’de neler oluyor?
Filistinli yetkililer ve ekonomi uzmanları, Gazze’deki açlık krizinin tesadüfi olmadığını savunuyor. Yardımların sınırlanması ve piyasaların çökmesi, “planlı bir açlık politikası” iddialarını gündeme getiriyor.
Küresel kamuoyunun İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlere odaklandığı bir dönemde, Gazze’de insani kriz hızla derinleşiyor.
Ekonomi uzmanları ve yerel yetkililer, İsrail’in saldırılarını artırması ve yardım akışını sınırlaması nedeniyle bölgede yapı ürünlerinin de dahil olduğu "kapsamlı bir kıtlık" yaşandığını söylüyor.
Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi verilerine göre, Ekim 2025’te Hamas ile yapılan ateşkese rağmen İsrail güçleri 2 bin 400’den fazla ihlalde bulundu ve bu süreçte 700’den fazla Filistinli hayatını kaybetti.
Sadece salı günü Gazze’nin farklı bölgelerinde düzenlenen saldırılarda aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 11 Filistinli katledildi.
Yardım girişleri ciddi şekilde azaldı
Filistinli yetkililer, İsrail’in yardım kamyonlarının girişine izin verdiği yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
Gazze’deki yetkililere göre son altı ayda Gazze’ye sadece 41 bin 714 yardım ve ticari kamyon girebildi.
Ateşkes anlaşması kapsamında ise 110 bin 400 kamyonun girişine izin verilmesi gerekiyordu.
Yakıt konusunda ise durum daha kritik. Anlaşmada 9 bin 200 yakıt kamyonu öngörülmesine rağmen yalnızca 1.366 kamyonun girişine izin verildi. Bu da yüzde 14’lük bir gerçekleşme oranına işaret ediyor.
Son günlerde Gazze’ye giren kamyon sayısı günlük ihtiyacın oldukça altında kalıyor. Örneğin 13 Nisan’da sadece 102 yardım kamyonu ve 7 yakıt kamyonu, ertesi gün ise 122 yardım kamyonu ve 12 yakıt kamyonu bölgeye girebildi.
“Kamyon sayısı üzerinden matematiksel manipülasyon”
Gazze’de yaşayan Filistinli ekonomi uzmanı Muhammed Ebu Ceyyab, yardım sayılarının teknik bir manipülasyonla olduğundan fazla gösterildiğini söylüyor.
Ebu Ceyyab’a göre bir İsrail kamyonu 32 ila 34 palet yük taşıyor, ancak Gazze tarafında bu yük iki ya da üç küçük Filistin kamyonuna aktarılıyor. Böylece hem İsrail hem de bazı uluslararası raporlar kamyon sayısını iki ya da üç kat fazla gösteriyor.
Ayrıca İsrail’in son dönemde karma yük taşınmasını yasakladığı belirtiliyor. Örneğin bir kamyon yalnızca şeker taşıyorsa, kamyonda kalan boş alanlar doldurulmasa bile tam dolu kamyon olarak kaydediliyor.
“Açlık politikası uygulanıyor”
Gazze Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Hasan Ebu Riyala, İsrail’in uygulamalarını “açlık politikası” olarak nitelendirdi.
Riyala’ya göre İsrail saldırıları sırasında piyasa denetimi yapan ekiplerin çoğu hedef alındı ve ekonomi yönetiminde görev yapan birçok yetkili öldürüldü. Bu durum yerel piyasalarda kontrolsüz fiyat artışlarına yol açtı.
Gazze’de günlük ekmek üretimi 200 tona kadar düştü. Oysa bölgenin ihtiyacının en az 450 ton olduğu belirtiliyor.
Temel gıda fiyatlarında da ciddi artış yaşanıyor. Örneğin 1 kilogram domatesin fiyatı birkaç hafta içinde 1,5 dolardan yaklaşık 4 dolara yükseldi.
Kıtlık uyarısı
Uzmanlara göre Gazze’de yaşanan kriz artık sadece gıda eksikliği değil, tam bir ekonomik çöküşe dönüşmüş durumda.
İşsizliğin yüzde 80’e ulaştığı, sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinde 160 binden fazla kişinin işini kaybettiği belirtiliyor.
Bu nedenle piyasaya ürün girse bile ailelerin yüzde 70 ila 80’i gıda satın alacak gelire sahip değil.
Gazze Hükümet Medya Ofisi yetkilileri, halkın yemek pişirmek için gazı olmadığından plastik ve atık yakmak zorunda kaldığını, bunun da solunum ve deri hastalıklarında ciddi artışa yol açtığını söylüyor.
Tıbbi tahliyeler de kısıtlı
Krizin bir diğer boyutu da sağlık alanında yaşanıyor. Ateşkes anlaşmasına göre Rafah Sınır Kapısı’nın tıbbi tahliyeler için açılması gerekiyordu.
Ancak son altı ayda 36 bin 800 hastadan yalnızca 2 bin 703’ünün Gazze’den çıkmasına izin verildi. Bu da yüzde 7’lik bir oran anlamına geliyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 18 bin ağır yaralı ve kronik hasta, tedavi için Gazze’den çıkmayı bekliyor.
Yetkililer, mevcut durumun devam etmesi halinde Gazze’de geri dönüşü olmayan bir insani felaket yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Mepa News, Al Jazeera
