Dünyaca ünlü finans devi: İran savaşının petrolü nasıl etkileyeceğini artık bilmiyoruz
JP Morgan, İran savaşı konusunda petrol piyasalarına dair net bir tahminlerinin olmadığını açıkladı.
JP Morgan, perşembe günü yaptığı değerlendirmede ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcından bu yana ilk kez petrol piyasalarına ilişkin net bir temel senaryoya sahip olmadığını açıkladı.
Bankanın analistleri, "Savaşın sonunun nasıl şekilleneceğini nasıl modelleyeceğimizi bilmiyoruz" dedi.
Notta, çatışmanın başlangıcında JP Morgan'ın ABD yönetiminin aşmayacağını düşündüğü bazı ekonomik eşikler bulunduğu, ancak çatışmanın altıncı ayında bu çizgilerin çoğunun aşılmasına rağmen ortada belirgin bir çıkış stratejisinin bulunmadığı belirtildi.
Banka, petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıktığını, benzinin galon fiyatının ise 4,37 dolara ulaştığını kaydetti. Ayrıca ABD'de dizel fiyatlarının, mevsimsel talebin zirve yaptığı kış dönemine girilirken galon başına 6,31 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını ve stokların da tarihi düşük seviyelerde bulunduğunu belirtti.
JP Morgan, Brent petrolünün eylül ayı için adil değerini varil başına yaklaşık 90 dolar olarak tahmin etti. Mevcut fiyatların yaklaşık 106 dolar seviyesinde bulunması, piyasaların halihazırda sekteye uğradığı tahmin edilen günlük 10 milyon varillik arzın ötesinde yeni kayıplar yaşanması riskini fiyatladığına işaret ediyor.
İran savaşı sebebiyle artan enerji fiyatlarının ABD'ye maliyeti 96 milyar dolar
Notta, Babu'l Mendeb Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına yönelik tehditler ve Suudi Arabistan'ın ihracat güzergahlarını etkileyen son saldırılar dahil Orta Doğu genelinde artan risklere dikkat çekildi. Rusya'nın rafineri altyapısına ve Ukrayna kentlerine yönelik saldırıların sürmesinin de küresel enerji arzına ilişkin jeopolitik risklerin devam ettiğini gösterdiği belirtildi.
Ancak JP Morgan'a göre, arz kesintilerinin büyüklüğüne rağmen hükümetler ve tüketiciler stoklardan beklenenden daha az yararlandığı için petrol fiyatları öngörüldüğü kadar sert yükselmedi.
Çatışmanın başlamasından bu yana küresel ham petrol ve rafine ürün stokları yaklaşık 555 milyon varil azaldı. Bu miktar, bankanın yılın başında öngördüğü düşüşün yalnızca yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.
Aynı dönemde küresel petrol talebi geçen yılın aynı dönemine göre günlük yaklaşık 4,4 milyon varil daha düşük seyretti ve bu durum arz kayıplarının etkisinin dengelenmesine yardımcı oldu.
Banka, "Piyasa, stokların eritilmesine çok daha az, talebin ortadan kalkmasına ise çok daha fazla dayanarak olağanüstü büyüklükteki bir arz kesintisini ham petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş olmadan absorbe edebildi. Çatışmanın başlamasından bu yana Brent petrolünün ortalama fiyatı yalnızca 94 dolar oldu" değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası Enerji Ajansı geçen hafta, küresel petrol arzı ve talebinin bu yıl daha önce beklenenden daha fazla düşmesinin muhtemel olduğunu açıklamıştı.
Buna karşılık üretici ülkeler grubu OPEC, tahminini art arda beşinci ay aşağı çekmesine rağmen küresel petrol talebinin bu yıl artmasını bekliyor. OPEC, 2026'da talebin günlük 380 bin varil artacağını öngörüyor.
JP Morgan, özellikle Çin, Avrupa, Japonya ve Güney Kore'de halen önemli miktarda stok bulunduğunu ve bunun uzun süreli bir kesintiye karşı tampon oluşturduğunu belirtti. Bu durum, kısa vadede ham petrol fiyatlarının çok daha fazla yükselmesi gereğini sınırlayabilir.
Bununla birlikte banka, Orta Doğu'daki arz kesintilerinin sürmesi halinde stokların daha da azalması ve piyasanın dengeyi korumak için giderek daha fazla talep kaybına bağımlı hale gelmesi nedeniyle petrol fiyatlarının yılın ilerleyen dönemlerinde yükselebileceği uyarısında bulundu.
Kaynak: Mepa News
