Ekonomik büyüme tahminlerine rağmen Suriyelilerin alım gücü neden düşüyor?
Suriye'de ücretler ile yaşam maliyetleri arasındaki fark açılıyor. Ekonomistler, yoksulluk ve işsizliğin yaygınlaştığı ülkede ailelerin borçlanarak ve öğünlerini azaltarak geçinmeye çalıştığını belirtiyor.
Suriye ekonomisinde bu yıl yüzde 10'un üzerinde büyüme beklentisi dile getirilirken, ülkede milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bildiriliyor.
Ücretler ile yaşam maliyetleri arasındaki makasın açılması, akaryakıt fiyatlarındaki artış, üretim yetersizliği ve işsizlik, Suriyeli ailelerin alım gücünü olumsuz etkiliyor.
El Cezire Arapça servisinin haberine göre, son aylarda Suriye'de hane halkının satın alma gücünde belirgin bir gerileme yaşandı.
Ekonomik göstergelerdeki iyileşme beklentilerinin günlük yaşama yansımadığına dikkat çeken uzmanlar, büyüme rakamları ile vatandaşların geçim koşulları arasında ciddi bir uçurum bulunduğunu belirtiyor.
Suriye Maliye Bakanı, ağustos ayında yaptığı açıklamada ülke ekonomisinin 2026'da yüzde 11,3, 2027'de ise yüzde 9,7 büyümesini beklediklerini söylemişti.
Bakan, birçok sektörde üretimin 2030 yılına kadar 2011 öncesindeki seviyelere dönmesinin öngörüldüğünü de ifade etmişti.
Uluslararası Para Fonu (IMF) da ağustos başında yayınladığı değerlendirmede, Suriye ekonomisinin 2026'da yüzde 10'un üzerinde büyümesinin beklendiğini ve 2027'de de güçlü büyümenin devam edebileceğini bildirmişti.
IMF, beklentiyi üretim ve hizmet sektörlerindeki toparlanma ile ekonomik reformların sürdürülmesine bağlamıştı.
Ancak ekonomistler, büyümenin vatandaşların gelirine ve yaşam standartlarına aynı hızla yansımadığına dikkat çekiyor.
Asgari ücret temel ihtiyaçları karşılamıyor
Ekonomist ve finans uzmanı Abdülkerim Mahmud'a göre, Suriye'de asgari ücret üzerinden hesaplandığında satın alma gücünde kısmi bir iyileşme yaşansa da tek bir kişinin çalışarak beş kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değil.
Mahmud, Mayıs 2026'dan itibaren geçerli olan aylık resmi asgari ücretin 12 bin 560 Suriye lirasına yükseldiğini belirtti. Bu miktarın ekim ayı ortasındaki resmi kur üzerinden yaklaşık 103 dolara karşılık geldiğini, doların 142 Suriye lirasını aştığı paralel piyasada ise 90 doların altına gerilediğini aktardı.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Mart 2026'da kamu kurumlarında çalışanların maaş ve ücretlerine yüzde 50 oranında artış yapılmasını öngören bir kararname yayınlamıştı.
Düzenleme kapsamında daha önce bu artıştan yararlanmayan sektörler için aylık asgari ücret 12 bin 560 Suriye lirası olarak belirlenmiş ve uygulama 1 Mayıs'ta başlamıştı.
Mayıs ayında yayınlanan ikinci kararnameyle de sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri kapsamındaki emekli maaşlarına yüzde 30 zam yapılmıştı.
Ancak ücret artışlarının yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı belirtiliyor. Mahmud'un aktardığı Dünya Gıda Programı (WFP) verilerine göre, beş kişilik bir ailenin gıda ve temel gıda dışı ihtiyaçlarını kapsayan asgari harcama sepetinin maliyeti Haziran 2026'da 26 bin 551 Suriye lirasına ulaştı.
Bu hesaplamaya göre asgari ücret, söz konusu harcama sepetinin yalnızca yüzde 47'sini karşılayabiliyor.
Bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için aylık yaklaşık 14 bin Suriye lirası ek gelire ihtiyaç duyuluyor.
Yoksulluk ve işsizlik yaygınlaşıyor
Ekonomist Fadi Ayyaş, Suriye'de toplam yoksulluk oranının yüzde 80 ila 90 arasında değiştiğini, işsizlik oranının ise yüzde 50'nin üzerinde olduğunu tahmin ediyor.
Ayyaş'a göre, beş kişilik bir ailenin asgari yaşam maliyeti aylık yaklaşık 79 bin Suriye lirası seviyesinde. Bu hesaplamada kira, ulaşım, eğitim ve sağlık giderleri de dikkate alınıyor.
Bu çerçevede 12 bin 560 Suriye lirası düzeyindeki resmi asgari ücret, ailenin temel ihtiyaçlarının yalnızca yüzde 9,8'ini karşılayabiliyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Şubat 2025'te yayınladığı değerlendirmede Suriye'de her 10 kişiden dokuzunun yoksulluk içinde yaşadığını, her dört kişiden birinin ise işsiz olduğunu bildirmişti.
Raporda, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının 2011'de başlayan çatışmalardan bu yana yarıdan fazla küçüldüğü ve işsizliğin üç katına çıktığı belirtilmişti.
Aileler borçlanıyor, öğünlerini azaltıyor
Ekonomist ve akademisyen Ziyad Eyyub Arabş, Suriye'de satın alma gücündeki gerilemenin üç temel unsurdan kaynaklandığını belirtiyor. Bunları ücretlerin reel değer kaybı, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve ailelerin yurt dışından gönderilen para transferleri ile yardımlara bağımlı hale gelmesi olarak sıralıyor.
Arabş'a göre birçok aile, gelirleriyle giderleri arasındaki farkı kapatabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor. Bazı aileler ise temel ihtiyaçlarından vazgeçerek öğün sayılarını azaltıyor ve harcamalarını kısıyor.
Uzman, Suriye ekonomisindeki sorunları üç temel yapısal açık üzerinden açıklıyor.
İlk olarak, ihracat gelirlerinin ithalat harcamalarını karşılayamaması nedeniyle dış ticaret ve ödemeler dengesi üzerinde baskı oluşuyor. Bu durum döviz talebini artırarak Suriye lirasının değer kaybetmesine ve ithal ürünlerin pahalanmasına yol açıyor.
İkinci olarak, kamu gelirleri ile harcamaları arasındaki dengesizlik bütçe açığını derinleştiriyor. Açığın para basımı veya borçlanmayla finanse edilmesi ise enflasyonu artırarak ücretlerin satın alma gücünü daha da düşürebiliyor.
Üçüncü sorun ise çalışanların gelirleri ile temel yaşam maliyetleri arasındaki farkın giderek büyümesi.
Uzmanlara göre bu durum göçü, çocuk işçiliğini ve eğitimden uzaklaşmayı beraberinde getirebiliyor.
Artan enerji maliyetleri fiyatları yükseltiyor
Ekonomik analist Rıdvan Debs, Suriye'de hane halkının gelir ve harcamalarına ilişkin güncel ve kapsamlı bir ulusal araştırmanın bulunmadığını, bu nedenle ülke genelinde tek bir ortalama gelir veya gider rakamı vermenin güç olduğunu belirtiyor.
Debs'e göre temel sorun yalnızca fiyatların yükselmesi değil, gelirlerin yaşam maliyetlerine kıyasla düşük kalması. Maaşlarda nominal artış yapılması, fiyatlar daha hızlı yükseldiği sürece vatandaşların satın alabildiği ürün miktarını artırmıyor.
Üretim ve ithalat maliyetlerinin de enerji, ulaşım, nakliye ve döviz kurlarındaki değişimlerden etkilendiğini belirten Debs, iş olanaklarının ve üretkenliğin yetersiz kalmasının düzenli gelire sahip olmayan kesimleri daha fazla zorladığını ifade ediyor.
Suriye Enerji Bakanlığı, Eylül 2026'da akaryakıt fiyatlarına zam yapıldığını duyurmuştu. Buna göre 95 oktan benzinin litre fiyatı 152 Suriye lirasından 195 liraya, 90 oktan benzinin fiyatı 185 liraya yükseltilmişti.
Motorinin litre fiyatı ise 125 liradan 175 liraya çıkarılmıştı.
Kira, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık giderlerindeki artış da hane halkı bütçesi üzerindeki baskıyı artıran diğer unsurlar arasında gösteriliyor.
Ekonomistler üretim ve sosyal destek çağrısı yapıyor
Ekonomist Fadi Ayyaş, satın alma gücündeki gerilemenin önlenmesi için geleneksel mal destekleri yerine ihtiyaç sahibi kesimlere doğrudan ve koşullu nakit desteği verilmesini öneriyor.
Ayyaş, bu desteğin petrol ve enerji sektöründeki toparlanmadan elde edilecek kamu gelirlerinin bir bölümüyle finanse edilebileceğini belirtiyor. Mesleki eğitim ve istihdam programlarının da sosyal desteklerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savunuyor.
Yurt dışında yaşayan Suriyelilerin gönderdiği para transferlerinin yalnızca ailelere yönelik yardımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Ayyaş, bu kaynakların altyapı yatırımları, yenilenebilir enerji projeleri ve küçük işletmelerin geliştirilmesi için kullanılabileceğini kaydediyor.
Ekonomist Rıdvan Debs ise ekonomik büyümenin vatandaşların yaşam koşullarını doğrudan iyileştirmediğini belirterek, büyümenin istihdam artışı, reel ücretlerde yükseliş ve fiyat istikrarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Debs, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin artırılması, piyasada tekelci uygulamaların ve spekülasyonun önlenmesi, enerji ve ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Büyüme rakamları günlük yaşama yansımıyor
Suriye Maliye Bakanı, Ağustos 2026'da ülkenin kamu gelirlerinin bu yıl yaklaşık 8 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini açıklamıştı.
Bakan, 2025 yılında 3,5 milyar dolar seviyesinde bulunan gelirlerin artışında sürdürülebilir kaynakların payının yaklaşık yüzde 75 olacağını belirtmişti.
Ekonomist Abdülkerim Mahmud, artan kamu gelirlerinin maaşlara, kamu hizmetlerine ve sosyal koruma programlarına aktarılmasının önemine dikkat çekiyor. Ancak bütçe açığıyla finanse edilen yüksek oranlı maaş zamlarının enflasyonu yeniden hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Mahmud, yatırımların özellikle tarım, gıda sanayisi ve küçük işletmeler gibi istihdam yaratma kapasitesi yüksek sektörlere yönlendirilmesini öneriyor.
Ekonomistler, Suriye'de ekonomik toparlanmanın kalıcı biçimde hissedilebilmesi için büyüme rakamlarının üretim artışı, istihdam, reel ücretler ve sosyal desteklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Mevcut tabloda ise makroekonomik büyüme beklentileri ile hane halkının günlük yaşam koşulları arasındaki fark devam ediyor.
Kaynak: Mepa News, El Cezire
