Erdoğan Türk askerinin Gazze'de olması gerektiğini yineledi

Erdoğan Türk askerinin Gazze'de olması gerektiğini yineledi

Erdoğan, İsrail ile güvenlik ve diplomatik kanalların ve Filistinlilerle tarihi bağların Türkiye'yi bu konuda eşsiz bir konuma getirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gazze'de oluşturulacak uluslararası bir gücün Türkiye'nin katılımı olmadan Filistin halkının güvenini kazanamayacağını söyledi.

Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'nun haberine göre, Pazartesi günü Bloomberg'de yayınlanan röportajında Erdoğan, Gazze'de oluşturulacak bir uluslararası istikrar gücünün başarısının, sahada meşruiyet sahibi aktörlerin bulunmasına bağlı olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Bilinmelidir ki Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Şarm El Şeyh Deklarasyonu'na taraf ülkeler bu sürecin en meşru aktörleridir” dedi ve ekledi: “Takdir edersiniz ki bu anlamda Türkiye'nin içinde yer almadığı herhangi bir mekanizmanın Filistin halkının güvenini kazanması zor olacaktır.”

ABD Başkanı Donald Trump'ın Eylül ayında arabuluculuğunu yaptığı “barış anlaşması” Gazze'yi koruyacak ve Hamas tarafından kontrol edilen bölgeleri ele alacak uluslararası bir güç konuşlandırılmasını öngörüyor.

Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Türkiye'nin bu güce katılmasına karşı çıkıyor ve bu da Azerbaycan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Endonezya gibi diğer potansiyel ortakları asker gönderme konusunda öne çıkarıyor.

Netanyahu Aralık ayında Trump ile yaptığı görüşmede Ankara'nın olası katılımı konusunda kırmızı bir çizgi çekmeye çalıştı.

Ancak Trump ortak basın toplantısında Türkiye'nin katılımını göz ardı etmediğini söyledi. Trump “Türkiye harikaydı” dedi ve Türk güçlerinin Gazze'de başarılı olacağını ekledi.

Türk diplomatik kaynaklara göre Ankara Gazze'ye asker gönderme konusunda ısrarcı değil ancak Hamas'ın uluslararası güce güvenmemesi halinde anlaşmanın çökebileceğinden endişe ediyor.

Erdoğan ise Bloomberg'e verdiği demeçte Türkiye'nin bu görevi üstlenmek için benzersiz bir konumda olduğunu belirterek İsrail ile açık güvenlik ve diplomatik kanallarına dikkat çekti.

“Filistin tarafıyla olan derin tarihi bağlarımız, geçmişte İsrail ile sürdürdüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları ve NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkimiz nedeniyle böyle bir misyon için kilit bir konumdayız” dedi.

Ateşkes ihlalleri

İsrail, Ekim ayı başında yürürlüğe girdiğinden bu yana ateşkesi yaklaşık 1000 kez ihlal etti.

Son iki yılda İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım nedeniyle 71.271'den fazla Filistinli katledildi ve en az 171.233 kişi de yaralandı.

Kış mevsiminin başlamasından bu yana çok sayıda çocuk soğuk hava nedeniyle hayatını kaybederken, onlarca kişi de fırtına ve şiddetli rüzgârlar nedeniyle çöken binalar yüzünden öldü.

Öte yandan İsrail'in kuşatma altındaki bölgeye yönelik saldırıları devam etmekte olup, yerel medya sürekli olarak bombardıman, silah sesleri ve hava saldırıları bildirmektedir.

Giderek artan sayıda kurum ve ülke de İsrail'in Gazze'ye yönelik insani yardımları engellediğini dile getiriyor.

Bu hafta başında Gazze'de çalışan bir dizi yardım kuruluşu, İsrail'in faaliyetlerini yasaklayacağını duyurmasının ardından bunun oldukça yıkıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

Bu yasaklardan etkilenen 37 kuruluştan biri olan Sınır Tanımayan Doktorlar, X'te yaptığı bir açıklamada, kendisinin ve diğer yardım gruplarının Gazze ve Batı Şeria'da faaliyet gösterme hakkını kaybetmesi halinde “yüz binlerce Filistinlinin temel insani hizmetlerinden mahrum kalacağını” söyledi.

Kurum, "Filistin sağlık sistemi çökmüş durumda, temel altyapı tahrip edilmiş durumda ve insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. İnsanların daha az değil, daha fazla hizmete ihtiyacı var" dedi.

Kaynak: Mepa News, Middle East Eye

wp.gif

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
3 Yorum