1. HABERLER

  2. AFGANİSTAN

  3. Eski Kabil yönetiminin iki numaralı ismi: Batı bizi kandırdı
Eski Kabil yönetiminin iki numaralı ismi: Batı bizi kandırdı

Eski Kabil yönetiminin iki numaralı ismi: Batı bizi kandırdı

Afganistan'daki eski Kabil yönetimi lideri Eşref Gani'nin Birinci Yardımcısı Emrullah Salih, Taliban’ın ülkesinde yönetimi ele geçirmesinin birinci yıl dönümünde, “Batı bize borçlu. Batı suçlu” diye konuştu.

Mepa News | Haber Merkezi
A+A-

BBC’de yayınlanan HARDtalk programına konuk olan Emrullah Salih’e, yardım kuruluşu Save the Children’ın Afganistan Direktörü Christopher Nyamandi’nin, “Şu anda anne ve babalar hangi çocuklarını doyuracakları gibi imkansız seçimler yapmak zorunda kalıyor” sözleri hatırlatıldı.

Salih “Bu durumdaki insanlara nasıl silahlara sarılıp, savaşmalarını söylersiniz?” diye sorulunca ise “Doğru olabilir ama şunu da unutmamalı; Tüm bu musibetin sorumlusu Taliban ve terör, ülkemize getirdikleri ölüm ve yıkım” yanıtını verdi: “Yani bugün ülkemde yaşanan facianın suçlusu ben ya da direniş değil, liderleri Birleşmiş Milletler (BM) ve Batı dünyasının terör listesinde yer alan Taliban. Büyük resmi gözden kaçırmamalıyız. Afganistan’ın yaşadığı facianın ve trajedinin nedeni bu insanlar”

Taliban’ın iktidarı ele geçirmesinden sonra Afganistan’a yardımların kesilmesi ülke ekonomisinin çöküşünü hızlandırmıştı. Dünya Gıda Programı gibi kuruluşlar, Afganistan’daki insani krizin önlenmesi için büyük bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

‘Batı bize borçlu, Batı suçlu’

Emrullah Salih, Taliban ile sadece halkın, devletin karakterini belirleyeceği bir referandum ya da seçim takvimi ortaya koyması halinde masaya oturacaklarını ifade etti.

Salih, uluslararası toplumun Taliban’ı tanıması durumunda , “uluslararası toplumun ve Batı’nın yeni bir soğuk savaşa hazırlanmak için Afganistan’ı ve cumhuriyeti feda ettiği yönündeki komplo teorilerinin güçleneceğini” savundu.

Salih şöyle devam etti;

“Batı bize borçlu. Batı dediğim gibi suçlu. Afganların meşru bir devlet kurmalarına yardım etmeliler. Taliban’ın tanınması iç savaşı yoğunlaştıracak. Bu da katliamlara ve şimdiye dek görülmemiş şiddete yol açacak. Bir seçimi ya da referandumu garanti altına alacak bir mekanizma ortaya çıkartılırsa silahlı direnişi durdururuz. Taliban kazanırsa, tabii ki meşruiyetini kabul ederiz. Ama bir komployla iktidara gelen bir gruba teslim olmayacağız.”

Emrullah Salih “Afganistan’ın Batı’nın komplosuyla ihanete uğradığını söylüyorsunuz. Hiç mi sorumluluk kabul etmiyorsunuz?” sorusuna  “çok fazla sorumluluğu kabul ettiği” yanıtını verdi.

Ancak Salih “Ama büyük resme bakarsanız, barış süreci adına Amerikalılar aslında rejim değişikliği istedi. Vatandaşlarını Kabil Havaalanı’na götürdüklerinde Afgan devletini desteklemeyi durdurdular. Bu da güç dengesini Taliban lehine değiştirdi”  diye de ekledi.

Salih ABD ve Batı’nın 20 yıl boyunca ülkesine akıttığı milyarlarca doların da asla Afgan hükümeti ve kurumları üzerinden gelmediğini” vurguladı.

'Bize 14 Ağustos’a dek yalan söylediler'

Salih “Para özel güvenlik şirketleri, STK’lar, üstleniciler üzerinden geldi. Ayrıca Afgan kurumlarının tamamen onların varlığına bağlı kaldığı bir lojistik sistem yarattılar. Bunu General Petraus’un ağzından duyabilirsiniz. Kendisi CIA direktörlüğü, CENTCOM komutanlığı yaptı. Afganistan’da ISAF’ta görev aldı” diye konuştu.

 Emrullah Salih “Bize yalan söylendi, bize 14 Ağustos’a dek hep yalan söylendi. Haziran’da Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile Washington’ı ziyaret ettik. Başkan Biden ile görüştük. Bize söylenen her şey yalan çıktı” ifadelerini kullandı.

Emrullah Salih sözlerini şöyle bitirdi:

“Jeopolitik hesaplamalarla, Afganistan’ı Pakistan’a bırakma kararı alan ve Pakistan’ın yarattığı kanser Taliban’ın Afganistan’ı yönetmesine izin veren Batı başkentleriyle vaktimizi harcamayacağız. Onları bize yardım etmeye ikna etmeye çalışmayacağız. Mücadelemiz Batı bundan hoşlansa da hoşlanmasa da, kendimizi ortaya koymak ve bir oyuncu olmak. Gelecekte bizimle angaje olmaya mecbur kalacaklar. Dediğim gibi, Taliban’ın iktidarı ele geçirmesine bilerek izin verdiler. Barış süreci de barış süreci değil, rejim değişikliği süreciydi."

 Kaynak: BBC Türkçe

280.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.