1. STRATEJİ

  2. HTŞ'nin dilinden İslam'da 'zafer' teorisi
HTŞ'nin dilinden İslam'da 'zafer' teorisi

HTŞ'nin dilinden İslam'da 'zafer' teorisi

"İslam’dan önce namaz’ın manası dua olarak sınırlıydı. Sonra İslam yeni manalar ile geldi. Bunlardan biri de zaferin manasıdır."

A+A-

Suriye'deki en geniş ve organize rejim muhalifi grup olan Tahriru'ş Şam Heyeti (HTŞ), "Zaferin Gölgesinde" adlı bir video çalışması yayınladı. 

Videoda hareketin öne çıkan isimlerinden olan Ebu'l Feth Fergali ve Ebu Abdullah eş Şami'nin konuşmaları ile birlikte, Suriye'de çekilen görüntülere yer verildi.

Çalışmada 'İslam'da zafer kavramının anlamı' konusunu işleyen konuşmacılar, zaferin anlamı ve pratikteki karşılığına dair değerlendirmelerde bulundu.

"Zaferin Gölgesinde"​ çalışması:

Alternatif 1, Alternatif 2, Alternatif 3, Alternatif 4

"Bizim mevlamız Allah’tır, sizin ise mevlanız yoktur!"

Aynı zamanda 'İslam'da Zafer Teorisi' adlı bir kitabın yazarı olan Fergali, bir Müslümanın doğruluk üzerinde kalmayı ısrarla sürdürmesinin 'asıl zafer' olduğunu şu sözlerle ifade etti:

"Hakikaten mümin insan her vakit Allah’ın verdiği zafer ile karşılaşır. Hatta savaş meydanındaki zafer gecikse, muharabe sırasında yaralansa veya öldürülse bile muzafferdir. Ömer'in -Allah ondan razı olsun- Uhud Savaşı sırasında müşriklerin sözlü saldırısına olan cevabı bizler için ibret vericidir: 'Allah yüce ve celildir! Bizim mevlamız (koruyucumuz) Allah’tır, sizin ise mevlanız yoktur! Eşit değiliz! Bizim ölülerimiz cennette sizin ölüleriniz ise cehennemdedir!’

 

Mümin için nasip olan asıl kazanç ölene kadar hak üzere sebat etmesidir. Allah şöyle buyurdu: 'Ancak Müslümanlar olarak ölün.', 'Kim ateşten kurtulur ve cennete girerse kazanmıştır. Dünya sadece aldatıcı bir eğlenceden ibarettir.'"

Çalışmanın giriş bölümünde, "muhaliflerin Halep şehrini kaybetmesine karşın verilen mücadelenin asla boşa gitmeyeceği" vurgulandı.

Halep'in düşmesinin nedeni

Halep'in düşmesinin ardından halkın muhaliflerin birleşmesine yönelik taleplerinin arttığına dikkat çeken Fergali, şu ifadeleri kullandı:

"Halep’in düşmesi mücahidlere ve özgürleştirilmiş bölgelerdeki halka büyük bir darbe olarak indi. Halep’in kaybedilmesi sonrası ilim talebelerinin ve halkın, mücahitlerin saflarının birleşmesi ile ilgili taleplerinin arttığını görüyoruz. Çünkü halk Halep’in düşmesinin ve devrimin gerilemesinin Allah’ın ve Resulu’nun emri olan birliği sağlayamamalarından ötürü olduğunu idrak etti."

Rusya, Türkiye ve İran garantörlüğünde sürdürülen Astana Görüşmeleri'nin rejimi diriltme çabası olduğu ileri sürülen çalışmada, "mücahitlerin bu gelişmeye karşı rejime yeni darbeler vurma hazırlığına girdiğinin" altı çizildi. Astana Görüşmeleri'nin başlatıldığı süreçte HTŞ güçleri rejimin en üst düzey iki ismi olan Askeri Güvenlik Başkanı Hasan Dabul ve Ulusal Güvenlik Başkanı İbrahim Derviş'i düzenledikleri ani bir operasyonla öldürmüştü. 

"Şehadet bizim zaferimizdir"

Videonun devamında boy gösteren HTŞ'nin şeri kadılarından Ebu Abdullah eş Şami,  "mücahidlerin psikolojik olarak yenilemediğini ve iradelerinin güçlü, kararlı ve kırılmaz olduğunu" söyledi. Muhaliflerin devrim boyunca elde ettikleri başarılardan örnekler veren eş Şami, "Şehadet bizim kişisel zaferimiz ve kazancımızdır." dedi. 

Şami konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Şam cihadında zihinlerimizden asla silinmemesi gereken zafer görüntüleri bulunmaktadır. Mücahidler Kalemun dağı eteklerinde sabrın ve sebatın ne olduğunu göstererek 3 sene boyunca direndiler. Yine Dar’a’daki Menşiyya savaşında zaferin görüntüsü bölgedeki operasyonların yeniden başlaması sessizliğin bozulması oldu. Cobar savaşında çok az sayıda mücahit sebat ederek mucize işler ortaya çıkardılar. Sonra Allah mücahidlere Humus’ta düşman hatları arkasında operasyon yapmayı minnet etti. Sonrasında kuzeyde Hama operasyonu başladı. Doğrusu operasyon askeri hedeflerine ulaşamadı ancak herkes için mücahidlerin psikolojik olarak yenilemediğini ve iradelerinin güçlü, kararlı ve kırılmaz olduğunu ispat etti.

 

Şehadet her birimizin isteğidir çünkü şehadet ilahi seçilimdir. Bizler şehadet için hırslanırız çünkü şehadet bizim kişisel zaferimiz ve kazancımızdır.

Komutanlarımız ise bizi korumak için hırslıdırlar. Çünkü bizim bekamız komutanımızın zaferi ve kazancıdır. Ömer -Allah ondan razı olsun- şöyle buyurmaktadır: ‘Bir Müslümanın hayatta kalmasını sağlamam benim için bir kaleyi fethetmekten daha sevimlidir.’ Ve bu bakış açısıyla bakıldığında Müslümanların Mute savaşında geri çekilmeleri zaferin ta kendisidir ki Resullulah -s.a.v- de Mute’deki çekilmeyi zafer olarak vasıflandırmıştır. Şehadete olan isteğiniz ile komutanlarınızın sizleri koruma isteği arasında Allah’ın kaderi işlemektedir.""

"Allah bize cihadı farz kıldı, zaferi ve meyvelerini toplamayı değil!"

Abdullah eş Şami, İslam öncesinde 'dua' manasına gelen namazın (salat), İslam ile birlikte yeni bir anlama daha kavuştuğunu, buna benzer bir şekilde zafer kelimesinin de farklı bir şekilde anlaşılmaya başlandığını söyledi. Suriye devrimi boyunca çok sayıda savaşçının hayatını ve malını kaybettiğini söyleyen eş Şami, "(Onlar) Herşeylerini kaybettiler…Velakin tarih onları muzafferler olarak hatırlayacak!" dedi. 

eş Şami şunları söyledi:

"Allah bize cihadı farz kıldı, zaferi ve meyvelerini toplamayı değil!

 

Namaz(salat), İslam’ın  beş şartından biri ve her gün milyonlarca Müslümanın eda ettiği bir İslam nişanıdır. İslam’dan önce namaz(salat)’ın manası dua olarak sınırlıydı. Bununla beraber oruç ve zekatın da farklı manaları vardı. Ancak zaferin manası sadece meydanda savaşı kazanmak olarak sınırlandırılmıştı. Sonra İslam yeni manalar ile geldi. Bunlardan biri de zaferin manasıdır.

 

Din için fedakarlık yapmak zaferin ta kendisidir!

 

Muhakkak bu Allah’ın yazdığı kaderdir… Belki bizler de yaşanan olayları iyice düşünemedik ve onların manalarını bilemedik. Kanla yazılmış bir fedakarlık ve nefislere eziyet veren toplu hicret! Binlerce kişi mallarını ve hayatlarını terk etti. Herşeylerini kaybettiler…Velakin tarih onları muzafferler olarak hatırlayacak! Ve Allah Resulu’nun müjdesi onlara manevi bir madalya olarak takılacak!  Resulullah (a.s) şöyle buyurmuştur:

 

"Allah yolunda gaza ederek ganimet alan hiç kimse yoktur ki , ahirette alacakları ecirlerinin üçte birini peşin almış olmasınlar. Ganimet almazlarsa ecirleri kendilerine tamam verilir."

Allah müminlerin ecirlerini gözeteceğini vadediyor. Onların zafer elde edemedikleri savaşların ve muvaffak olamadıkları her operasyonun ecri Hafiz ve Alim olan Allah’ın indinde muhafaza altındadır."

Kaynak: Mepa News

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.