İç çatışma, yabancı güçlerin çekilmesi ve Eş Şebab ilerleyişi: Somali'de neler oluyor?

İç çatışma, yabancı güçlerin çekilmesi ve Eş Şebab ilerleyişi: Somali'de neler oluyor?

"Somali'de siyaset ve güvenlik durumu giderek daha karmaşık ve istikrarsız hale geliyor."

Somali'de siyaset ve güvenlik durumu, Hasan Şeyh Mahmud hükümeti etrafındaki iç gerilimlerin artması, çatışmaların yayılması ve hükümet güçlerinin saflarındaki kopuşların çoğalmasıyla giderek daha karmaşık ve istikrarsız hale geliyor. Aynı dönemde Afrika Birliği kuvvetlerinin ülkeden ayrılmaya başlaması, Somali'deki güvenlik ve askeri durumun geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor.

Bu gelişmelere, bazı bölgelerde artan silahlı hareketlilik, son askeri kayıplar nedeniyle hükümete yöneltilen siyasi eleştirilerin çoğalması ve Afrika kuvvetlerinin çekilmesiyle Afrika misyonuna verilen uluslararası desteğin azaltılmasının sonuçlarına ilişkin uyarılar eşlik ediyor.

Hiran: Askeri gerilim tırmanıyor, klanlar harekete geçiyor

Hasan Şeyh Mahmud'un kendisine bağlı bazı silahlı birliklere Hiran'a geniş çaplı bir saldırı düzenleme emri vermesinin ardından bölgede silahlı gerilim son saatlerde keskin biçimde tırmandı. Edinilen bilgilere göre bu kuvvetler, Galgaduud bölgesindeki Xananbuure kampından Hiran'a doğru harekete geçti.

Bu hareketlilik karşısında Hawadle klanının lideri Ugaas Yusuf Hasan Khalif, hükümetin bölge sakinlerine karşı yürüttüğünü söylediği saldırıya karşı koyma çağrısı yaptı.

Klan lideri, çağrısını dün gece yarısı Beledweyne kentindeki evinde düzenlediği basın toplantısında yaptı. Bölge kökenli olup hükümet güçlerinin saflarında yer alan silahlı kişilere sert sözlerle seslenerek, yaklaşan saldırı karşısında tavır almalarını ve kendi bölgelerinin ve halklarının hedef alınmasına katılmamalarını istedi.

Hiran kökenli çok sayıda silahlı kişi bu çağrıya karşılık verdi. Sabah saatlerinden itibaren hükümet güçlerinin saflarından ayrılan çok sayıda kişi, klan liderinin öncülüğünde bölgenin başkenti Beledweyne'de başlayan silahlı hareketliliğe katılmaya başladı.

Bugün yüzlerce sivil ve hükümete bağlı çeşitli silahlı birliklerden ayrılan çok sayıda asker, Ugaas Yusuf'un Beledweyne'deki evine akın etti. Bu tablo, bölgeye yönelik hazırlanan saldırıya karşı hareketliliğin yaygınlaştığını gösterdi.

Toplanma sırasında bölgenin önde gelen isimlerinden bazıları kalabalığa seslendi. Klan liderinin çağrısının sahada somut adımlara dönüştürülmesini, tavır belirtmekle ve açıklama yapmakla yetinilmemesini istediler.

Bölgenin milletvekillerine ve Hasan Şeyh Mahmud hükümetindeki yetkililere de doğrudan seslenerek, son gelişmeler ve Hiran'ın çeşitli kesimlerini ve halkını hedef alan bir saldırı olarak niteledikleri durum karşısında açık bir tavır almalarını istediler.

Somali'nin güneybatısı: Baydabo yönetimini devirmek için seferberlik

Somali'nin güneybatısındaki bölgelerde ise Hasan Şeyh Mahmud'un Baydabo kentinde kurduğu yönetimi devirmek amacıyla geniş çaplı seferberlik ve güç toplama çalışmaları sürüyor.

Bu bölgelerde hareketlilik hızlanırken yerel yönetime bağlı silahlı kuvvetlerin saflarında da kopuşlar yaşanıyor. Çok sayıda silahlı kişi, Aden Madobe'nin liderliğindeki yönetimin saflarından ayrılarak Abdiaziz Laftagareen'in tarafına geçiyor.

Bu gelişmeler, ülkenin farklı kesimlerinde siyasi ve askeri istikrarsızlığın yayıldığı bir dönemde yaşanıyor. Bu durum, yerel yönetimlerin ve hükümete bağlı güçlerin karşı karşıya olduğu zorlukları artırıyor.

Afrika Birliği kuvvetlerinin çekilmesi

Öte yandan, başta Uganda birlikleri olmak üzere Afrika Birliği kuvvetlerinin Somali topraklarından ayrılması için hazırlıklar hızlanıyor. Uganda kısa süre önce Somali'deki tüm kuvvetlerini çekme kararı aldığını duyurmuş, çekilen askerlerin ilk grupları da birkaç gün önce ülkelerine ulaşmıştı.

Bu gelişme, ülkenin güvenlik durumunun geleceğine ilişkin yaygın kaygılara yol açtı. Associated Press, dün yayımladığı haberde, Afrika kuvvetlerinin çekilmesinin Somali hükümetinin güvenlik konusunda karşı karşıya olduğu belirsizliği artıracağını bildirdi.

Afrika'nın askeri varlığının azaltılmasının güvenlik üzerindeki etkilerine ilişkin bir başka işaret de London Daily News'ten geldi. Gazete, Afrika Birliği Somali'de İstikrarı Destekleme Misyonu'nun (AUSSOM), Birleşmiş Milletler Somali Destek Ofisi'ne (UNSOS) gönderdiği 31 Ekim tarihli mektupta güvenlik kaygılarını dile getirdiğini yazdı.

Mektupta, Afrika Birliği misyonunun Barave kentinde artık askeri üs bulundurmayacağı belirtildi. Bu durum, kuvvetlerin çekilmesi ve askeri varlıklarının yeniden düzenlenmesi için hazırlıklar sürerken, Afrika kuvvetlerinin ülkedeki konuşlanmasında karşılaştığı güvenlik sorunlarının boyutunu gösteriyor.

Uganda ordusunun Somali'deki kayıpları

Uganda Hükümeti Medya Merkezi'nden yazar Emma Belinda, cuma günü Uganda gazetesi Nile Post'ta yayımlanan yazısında, Uganda kuvvetlerinin Somali'ye askeri müdahalesi sırasında uğradığı ağır can kayıpları ve askeri kayıpların bir bölümünü ele aldı.

Yazar, Uganda ve Afrika Birliği kuvvetlerinin maruz kaldığı başlıca saldırılardan bazılarını aktardı. Eş Şebab'ın 17 Eylül 2009'da düzenlediği şiddetli saldırıda, başkent Mogadişu'daki Afrika Birliği karargahında bulunan kuvvetlerin ağır kayıplar verdiğini belirtti.

Saldırıda çok sayıda Ugandalı ve Burundili üst düzey subay ve askerin öldüğünü kabul eden Belinda, o dönemde Afrika Birliği Somali Misyonu kuvvetlerinin komutanı olan General Nathan Mugisha'nın da saldırıda yaralanan üst düzey subaylar arasında olduğunu açıkladı.

Yazar, 25 Aralık 2014'teki bir başka saldırıyı da hatırlatarak, "Özellikle acı veren bir başka olay, Eş-Şebab'ın Mogadişu'da Afrika Birliği misyonunun üst düzey subaylarına ayrılmış bir tesise düzenlediği saldırıydı" dedi.

Emma Belinda, Uganda kuvvetlerinin maruz kaldığı saldırıları aktarırken 1 Eylül 2015'te düzenlenen kanlı saldırıya da değindi. Saldırı, başkent Mogadişu'nun yaklaşık 90 kilometre güneydoğusundaki Janale bölgesinde Uganda Halk Savunma Kuvvetleri'nin (UPDF) idaresindeki bir askeri üssü hedef aldı.

Belinda, kayıpların boyutu nedeniyle bu saldırının da Uganda kuvvetleri için ağır bir darbe olduğunu söyledi.

Yazar, bu saldırıların ve Somali'de yaşanan diğer askeri operasyonların, Uganda'nın ülkedeki askeri varlığı boyunca yaptığı fedakarlıkların boyutunu gösterdiğini ekledi.

Ugandalı askerlerin geleneksel bir barışı koruma ortamında görev yapmadığını vurgulayan yazar, çeşitli savaş yöntemlerine başvuran örgütlü bir silahlı ağla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Bu yöntemler arasında bombalı eylemler, patlayıcı yüklü araçlar, yollara döşenen mayınlar ve silahlı pusuların yanı sıra birlikte planlanıp yürütülen koordineli saldırılar bulunuyordu.

Emma Belinda, bu saldırıların Uganda kuvvetlerinin Somali'deki görevleri sırasında ne ölçüde yıprandığını ve ağır can kayıpları verdiğini gösterdiğini yineledi.

Askerlerin, operasyonlarında çok sayıda ve son derece tehlikeli yöntem kullanan örgütlü savaşçılarla karşı karşıya kaldığını belirten yazar, bu nedenle Uganda kuvvetlerinin ülkedeki varlığının sürekli risk ve kayıplarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

"Afrika güçlerinin çekilmesi Uganda birlikleriyle sınırlı kalmayacak"

National Security News, Somali'de faaliyet gösteren bir uluslararası kuruluşun eski üst düzey bir yetkilisine dayanarak, Afrika kuvvetlerinin ülkeden çekilmesinin Uganda birlikleriyle sınırlı kalmayacağını aktardı. Başka Afrika kuvvetlerinin de Somali'den ayrılmak için işlemlere başlaması bekleniyor.

Yetkili, ülkeden herhangi bir askeri çekilmenin olası sonuçları konusunda uyardı. Yabancı kuvvetlerin ayrılmasıyla oluşabilecek güvenlik boşluğundan Eş Şebab'ın yararlanabileceğine ilişkin yıllardır süren kaygıları hatırlattı.

Yetkili, "Askeri kuvvetlerin Somali'den çekilmesinin, sonunda Eş Şebab'ın ülkenin kontrolünü ele geçirmesine ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmasına imkan tanıyacağından hep endişe edildi" dedi.

Güvenlik ve siyaset analistleri de Somali'deki mevcut durum ile Afganistan'da yaşanan gelişmeler arasında benzerlikler bulunduğuna işaret ediyor. Analistler, ülke içindeki siyaset ve güvenlik krizleri ağırlaşırken Afrika'nın askeri varlığının azalmasının, Somali'de güvenlik ve askeri kontrolün geleceği konusunda ciddi sorular doğurduğu görüşünde.

Bu değerlendirmelerin bazılarında, ülkedeki gelişmeler hız kazanırken Eş Şebab'ın başkent Mogadişu'ya ulaşacağı ve Somali'nin geniş kesimlerini kontrol altına alacağı öngörülüyor.

Jameeco saldırısı

Buna paralel olarak, Aşağı Şabelle bölgesindeki Leego kenti yakınlarında bulunan Jameeco'da son çatışmalarda hükümet güçlerinin verdiği ağır can kayıplarına ilişkin uyarılar ve eleştiriler artıyor.

Çatışmalar sırasında Eş Şebab'ın düzenlediği saldırıda hükümet güçlerinin 400'den fazla mensubu öldü. Bu durum Somali siyasetinde bir tepki ve eleştiri dalgasına yol açtı.

Başta eski Başbakan Hasan Ali Hayri, eski Somali Cumhurbaşkanı Şerif Şeyh Ahmed ve milletvekili Abdirahman Abdishakur olmak üzere bazı muhalif siyasetçiler, hükümet güçlerinin bu çatışmalarda yaşadıkları karşısında öfke ve kaygılarını kamuoyu önünde dile getirdi.

Bu siyasetçiler, Jameeco çevresindeki saldırıda hükümet güçlerinin verdiği kayıplar hakkında sert açıklamalar yaptı. Hükümete bağlı silahlı birliklerin yaşadıklarını bir felaket olarak niteleyerek tepkilerini dile getirdiler.

Üç siyasetçi yaşananlardan Hasan Şeyh Mahmud'u sorumlu tuttu. Mahmud'u, gerekli askeri imkan ve kapasiteye sahip olmadığını söyledikleri hükümet güçlerini, riskleri konusunda daha önce uyarılar yapılmış bir çatışmaya sürmekle suçladılar.

Siyasetçiler, Hasan Şeyh Mahmud'un çatışmaların yoğun olduğu bazı cephelere sevk ettiği silahlı personelin akıbeti konusunda da yeni bir uyarıda bulundu. Hükümet güçlerinin, imkan ve kapasitelerine uygun olmayan çatışmalara sürülmeye devam etmemesi gerektiğini belirttiler.

Muhalif siyasetçiler, Jameeco'daki askeri kayıpları eleştirmekle kalmadı. Somali'deki uluslararası ve Afrika varlığının geleceğiyle ilgili bir dizi gelişmeden de ciddi kaygı duyduklarını belirttiler.

Basın toplantılarında Afrika kuvvetlerinin çekilmesinden ve bunun güvenlik açısından doğurabileceği sonuçlardan kaygı duyduklarını dile getirdiler. Afrika Birliği İstikrarı Destekleme Misyonu'na (AUSSOM) lojistik destek vermekle görevli Birleşmiş Milletler Somali Destek Ofisi'nin (UNSOS) görevine yakında son verilmesinin beklenmesinden de büyük endişe duyduklarını belirttiler.

Ülkede kurumların ve siyasi düzenin inşasını desteklemekle görevli Birleşmiş Milletler Somali Geçiş Ofisi'nin (UNTMIS) kapatılmasını da gündeme getirdiler. Ofis, görevinin sona ermesinin ardından kısa süre önce kapılarını kapattı.

Böylece Somali'de eş zamanlı siyasi ve askeri krizler iç içe geçiyor. Hiran'da tırmanan gerilime, ülkenin güneybatısındaki hareketlilik ve kopuşlara ve Afrika'nın askeri varlığının azalmasına, cephelerdeki kayıplar nedeniyle hükümetin performansına yöneltilen artan eleştiriler ve Afrika misyonu ile Somali'deki siyasi sürece destek veren uluslararası kurumların rollerinin daralması da eşlik ediyor.

Kaynak: Mepa News, Ajanslar

wp.png

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.