İmam Buhari Vakfı: Afganistan üzerinden İslam Şeriatı hedef alınıyor
İmam Buhari Vakfı, son günlerde Afganistan'daki yeni ceza kanunu üzerinden gündeme gelen tartışmalarla ilgili açıklama yayınladı.
Afganistan İslam Emirliği lideri Hibetullah Ahundzade'nin onayının ardından ülkenin yeni ceza muhakeme kanunu yürürlüğe girdi.
Afgan yetkililer yaptıkları açıklamalarda söz konusu kanunların İslam şeriatı referans alınarak hazırlandığını belirtmişti.
Afganistan Adalet Bakanlığı Sözcüsü Bereketullah Resuli, İslam Emirliği'nin kanunlarında İslam Şeriatı ile çelişen hiçbir madde, fıkra, bölüm, paragraf veya hüküm bulunmadığını belirtti.
Resuli söz konusu kanunları Kur'an-ı Kerim, hadisler ve Hanefi fıkhı kitaplarından çıkarılan hükümlerle derlendiğini ekledi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stéphane Dujarric ise İslam Emirliği tarafından çıkarılan İslam şeriatı referanslı ceza kanununu "insan hakları standartlarını" ihlal ettiği gerekçesiyle eleştirdi.
Öte yandan birçok sosyal medya hesabı da kanunla ilgili doğru olmayan haberleri dolaşıma sokmaya başladı.
İmam Buhari Vakfı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu haberlerin ve oluşturulmaya çalışılan gündemin amacının Afganistan üzerinden İslam Şeriatını hedef almak olduğu belirtildi.
Yapılan açıklama şu şekilde:
"Amerikan askeri gücü öncülüğündeki küresel sistemin, 20 yılda kuvvet kullanarak dize getiremediği Afganistan İslam Emirliğini, medya ve propaganda yoluyla abluka altına alma girişimleri devam etmektedir. Bu girişimlerin sonuncusu ise, Afganistan'da yürürlüğe giren yeni ceza kanununa ilişkindir.
Küresel medya ve yerel iş birlikçileri, İslam Emirliği yönetiminin çıkarmış olduğu söz konusu kanunu çeşitli yalanlar, iftiralar ve ithamlarla hedef almaktadır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere küresel küfür sisteminin kurumları, Afganistan İslam Emirliği'ni ve yayınladığı kanunu aleni bir şekilde hedef almaktadır. Halbuki "insani" kaygılarla hareket ettiğini iddia eden bu sistemin bizatihi kendisi 20 yıldan uzun süredir Afganistan'a işgali, katliamları, tecavüzleri dayatmıştır.
Bu noktada, hedef alınmak istenen şeyin Afganistan İslam Emirliği olmadığı, küresel küfür düzeninin ve yerel iş birlikçilerinin bizatihi İslam'ı ve İslam şeriatını hedef aldığı oldukça açıktır. Bu kesimlerin derdi hiçbir zaman herhangi bir ülke, bölge veya taraf değildir. Bunlar, kendi küfür ve zulüm düzenlerini temelden sarsacak olan İslam hükmünün yeniden dirilmesini istememektedirler.
Afganistan'da çıkarılan kanun incelendiğinde, bu kanunun klasik bir Hanefi ceza hukuku derlemesi olduğu görülmektedir. Kanunda yer alan hükümlerin tamamı ise kaynağını Kur'an'dan, Sünnet'ten ve Hanefi fıkhının en temel eserlerinden almaktadır.
Hanefi fıkhı asırlarca, başta Osmanlı Devleti olmak üzere Hint Altkıtası'ndan Avrupa içlerine kadar uzanan İslam sultanlıklarının temel başvuru kaynağı olmuştur. Bugün İslam beldelerinde uygulanan Avrupai hukuk sistemleri ise çok değil, bir asır önce topraklarımızı istila eden emperyal güçlerce bizlere dayatılmıştır. Geçmiş ve günümüz arasında hukuki açıdan geldiğimiz vahim durum göz önüne alınırsa, vicdan sahibi bir kimse bu iki sistem arasında ne büyük bir fark bulunduğunu takdir edecektir.
Mevcut durumda söz konusu olan mesele, Afganistan'ın değil, bizatihi İslam şeriatının hedef alınması meselesidir. İslam şeriatı Müslümanların göz aydınlığı, yeryüzündeki tüm insanların dünyevi ve uhrevi saadetinin temelidir.
Küresel medyanın ve yerel uzantılarının manipülasyon taktikleri dikkatle takip edilmeli, İslam şeriatını hedef alan kavli ve fiili saldırılarına karşı dikkatli olunmalıdır."
Kaynak: Mepa News
