İran savaşı Trump'ın başkanlık sürecini riske atıyor
ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş üçüncü haftasına girerken Trump kritik kararlarla karşı karşıya.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş üçüncü haftasına girerken, Başkan Donald Trump’ın önündeki seçeneklerin başkanlığının geri kalanını şekillendirebileceği değerlendiriliyor.
Trump, Beyaz Saray’da yaptığı uzun açıklamalarda savaşın gidişatına değinirken iç politika ve çeşitli gündem başlıklarına da temas etti. Hafta sonunu Florida’daki tesisinde golf oynayarak geçiren Trump’ın, sosyal medya paylaşımlarında da İran savaşı kadar iç siyaset konularına yer vermesi dikkat çekti.
Ancak Beyaz Saray, askeri operasyonun sürdüğünü ve Başkan’ın önceliğinin İran'a yönelik operasyonun başarısını sağlamak olduğunu belirtti. Bu kapsamda Trump’ın nisan başında planlanan Çin ziyaretinin bir ay ertelendiği açıklandı.
Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin korunması için uluslararası bir koalisyon kurulması çağrısında bulundu. Ancak Japonya, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesi bu girişime katılmaya sıcak bakmadıklarını açıkladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin “daha geniş bir savaşa sürüklenmeyeceğini” söyledi.
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, ABD için kritik bir karar noktası olarak öne çıkıyor. Trump, İran’ın deniz mayınları ve saldırılarının deniz trafiği için büyük risk oluşturduğunu ifade etti.
ABD medyası, Washington’un askeri seçeneklerini açık tutmak amacıyla Japonya’da konuşlu yaklaşık 5 bin kişilik bir deniz piyade birliğini Orta Doğu’ya sevk ettiğini bildirdi. Olası bir kara harekatının ABD askerlerini doğrudan çatışma riskine sokabileceği belirtiliyor.
Öte yandan savaşın uzaması, enerji fiyatları ve iç politika üzerindeki etkileri nedeniyle Trump için siyasi riskler barındırıyor. ABD’de benzin fiyatları son bir ayda önemli ölçüde artarak galon başına ortalama 3,72 dolara yükseldi.
Uzmanlar, artan yaşam maliyetlerinin Amerikan kamuoyunda savaş desteğini zayıflatabileceğini ve özellikle merkez seçmenler arasında Trump’ın popülaritesini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
ABD kamuoyunda uzun süreli dış askeri müdahalelere yönelik yorgunluk olduğu da ifade ediliyor. Amerikan askerlerinin sahaya sürülmesi durumunda tepkilerin artabileceği değerlendiriliyor.
Buna karşın ABD’nin yalnızca hava saldırılarıyla sınırlı bir operasyon yürütmesi halinde Trump’ın siyasi manevra alanının korunabileceği belirtiliyor.
Kasım ayında yapılacak ara seçimlere kadar Beyaz Saray’ın ekonomik etkileri kontrol altına alacak bir çözüm arayacağı ifade ediliyor.
Trump ise ABD’nin dünyanın en güçlü ülkesi olduğunu vurgulayarak, gerekirse tek başına hareket edebileceği mesajını verdi.
Kaynak: Mepa News, BBC