İsrail basını: Şara'nın açıklamaları barıştan çok güvenlik düzenlemelerine işaret ediyor
İsrail basını, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın Al Jazeera'ye verdiği röportajı değerlendirdiği analizde, Şam yönetiminin önceliğinin kapsamlı bir barış anlaşmasından önce İsrail ile güvenlik düzenlemesi oluşturmak olduğunu öne sürdü.
İsrail basınında yayınlanan bir analizde, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın Al Jazeera'ye verdiği son röportajın, İsrail ile kapsamlı bir barış anlaşmasından ziyade kademeli güvenlik düzenlemelerine dayalı yeni bir diplomatik yaklaşımın sinyallerini verdiği öne sürüldü.
Analizde, Şara'nın İsrail ile güvenlik anlaşmasına ulaşmak için çalıştığını söylemesinin önemli olduğu belirtilirken, Golan Tepeleri üzerindeki Suriye haklarından taviz verilmeyeceği yönündeki açıklamasının ise kısa vadede kapsamlı bir barış anlaşmasını zorlaştırdığı ifade edildi.
İsrail basınına göre, mevcut siyasi koşullarda hiçbir İsrail hükümetinin Golan Tepeleri'nden çekilmeye sıcak bakmasının beklenmediği, bu nedenle nihai bir barış anlaşmasının yakın dönemde mümkün görünmediği değerlendirildi.
"Önce güvenlik, sonra barış"
Analizde, Şara'nın açıklamalarının esas öneminin kapsamlı barıştan ziyade sınır güvenliğini sağlayacak ara düzenlemelere açık olması olduğu savunuldu.
Bu yaklaşımın, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'nun geçen hafta Washington'da yaptığı açıklamalarla büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi.
Haberde Avn'ın da İsrail ile doğrudan kapsamlı bir barıştan çok, uzun vadeli güvenlik düzenlemelerine vurgu yaptığı hatırlatıldı.
Analize göre bu durum, Suriye ve Lübnan'ın İsrail ile onlarca yıllık çatışmayı tek adımda sona erdirmek yerine, önce güvenlik mekanizmaları oluşturarak daha istikrarlı bir bölgesel yapı kurmayı hedeflediğine işaret ediyor olabilir.
"Pragmatik yaklaşım"
İsrail basını, hem Şara'nın hem de Avn'ın açıklamalarının ideolojik söylemlerden uzak, daha pragmatik bir çizgiye işaret ettiğini ileri sürdü.
Analizde, iki liderin de ülkelerindeki merkezi otoriteyi güçlendirmek ve silahlı grupların etkisini sınırlandırmak için İsrail ile güvenlik düzenlemelerini kendi ulusal çıkarları açısından değerlendirdiği öne sürüldü.
Bu çerçevede, Lübnan'da Hizbullah'ın etkisinin sınırlandırılması, Suriye'de ise merkezi yönetimin ülke genelinde otoritesini sağlamasının, İsrail ile düşük yoğunluklu güvenlik iş birliği sayesinde kolaylaşabileceği değerlendirmesi yapıldı.
En büyük anlaşmazlık tampon bölgeler
Analizde, buna rağmen taraflar arasında önemli görüş ayrılıklarının bulunduğu vurgulandı.
Şara'nın Golan Tepeleri üzerindeki Suriye egemenliği talebini sürdürdüğü ve olası bir güvenlik düzenlemesinin, İsrail'in 2024 sonunda işgal ettiği tampon bölgeden çekilmesini içerdiğinin anlaşıldığı ifade edildi.
İsrail'in ise hem Suriye hem de Lübnan'da oluşturduğu tampon bölgelerden, Şam ve Beyrut yönetimlerinin sınır güvenliğini tam olarak sağlayabileceklerine ikna olmadan çekilmeyeceği değerlendirmesinde bulunuldu.
"Kademeli diplomasi" değerlendirmesi
İsrail basınına göre Şara ve Avn'ın son dönemde kullandığı benzer dil, bölgede İsrail ile doğrudan kapsamlı barış yerine güvenlik düzenlemelerini önceleyen yeni bir diplomatik sürecin şekillenebileceğine işaret ediyor.
Analizde, böyle bir yaklaşımın sınırların istikrara kavuşmasını, merkezi yönetimlerin güçlenmesini ve silahlı devlet dışı aktörlerin etkisinin azaltılmasını hedeflediği; kapsamlı barış anlaşmalarına kıyasla daha sınırlı ancak mevcut şartlarda daha gerçekçi bir hedef olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Kaynak: Mepa News
