İsrail Cumhurbaşkanı'nın Etiyopya ziyareti ne anlama geliyor?
"Nadir bir ziyaret kapsamında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Salı günü Etiyopya'ya ulaştı."
Shola Lawal | Al Jazeera | Tercüme: Mepa News
Netanyahu'nun, Ortadoğu ve Afrika'yı da kapsayacak şekilde "radikal" olarak nitelediği hasımlara karşı durmak için müttefik ülkelerden oluşan bir ağ kurulmasını önermesinden günler sonra, ülkenin cumhurbaşkanı kilit bir müttefik olan Etiyopya'ya resmi bir ziyarette bulundu.
Netanyahu'nun pazar günü, İsrail, Hindistan, Yunanistan, Kıbrıs ve diğerlerinin de yer alacağını söyleyerek, Ortadoğu'da düşmanlarına karşı durmak üzere "ittifaklar altıgeni" olarak tanımladığı varsayımsal yapının hangi Arap ve Afrika ülkelerini kapsayacağı henüz bilinmiyor. Bu düşmanların başında muhtemelen İran ve Lübnan'daki Hizbullah'tan Yemen'deki Husilere uzanan gruplar ağı geliyor.
Analistler, İsrail'in ulus devletler üzerinde yeterli etkiyi sağlayarak resmi bir güvenlik paktı oluşturabileceğini düşünüyor.
Buna karşın İsrail, Gazze'deki soykırım sırasında başlattığı ve Afrika Birliği'nin Filistinli sivillere yönelik İsrail saldırılarını kınayan birden fazla açıklama yayımlamasının ardından kıtadaki itibarının gerilediği bir dönemde, Afrika'daki devam eden "gönül alma" atağını derinleştiriyor.
Nadir bir ziyaret kapsamında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Salı günü Etiyopya'ya ulaştı. Doğu Afrika ülkesine son cumhurbaşkanlığı ziyareti 2018'de gerçekleşmişti.
Herzog, varışında yaptığı açıklamada, "Halklarımız arasındaki ilişki tarihin ve insanlık geleneğinin sayfalarına derinden işlenmiştir. İki ulusun hikayesinin merkezinde açık bir ortak hat var: El ele verebilme, ruh ve madde kaynaklarını birleştirebilme, yenilik yapma, gelişme ve herkesin yararı için büyüme." dedi
Herzog, çarşamba günü Başbakan Abiy Ahmed ile görüştü. Abiy, iki liderin "ortak ilgi alanlarında iş birliğini geliştirmenin yolları" hakkında konuştuklarını söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.
Ancak gözlemciler, ziyaretin yüzeyin altında Addis Ababa üzerindeki etki için bir mücadeleyi de temsil ettiğini söylüyor. Addis Ababa son günlerde Türkiye ve Suudi Arabistan'dan da benzer üst düzey heyetleri ağırladı.
Ortak bağlar ve ortak öfke
Etiyopya ve İsrail, halklarının paylaşılan tarihlerinden Afrika Boynuzu'ndaki son siyasi hamleler nedeniyle maruz kaldıkları eleştirilere kadar, kadar birçok bağla birbirine bağlı. Bu hamleler, bölgenin etkili ülkelerinden bazılarının tepkisini çekti.
İki ülke, kuzey Tigray ve Amhara'dan gelen Beta İsrael topluluğu ya da Etiyopyalı Yahudiler nedeniyle büyük ölçüde dostane ilişkiler sürdürüyor. Tarihsel olarak Etiyopyalı Yahudiler dini baskılara maruz kaldı ve İsrail'in kurulmasının ardından, İsrail, Geri Dönüş Yasası politikası kapsamında onların göçünü sağlamaya çalıştı. 1970'lerin sonları ile 1990'ların ortaları arasında on binlerce Etiyopyalı Yahudi gizlice İsrail'e taşındı. Bu, Etiyopya dahil birkaç Afrika ülkesinin 1973 Yom Kippur Savaşı ve İsrail'in Mısır'ı işgali nedeniyle İsrail ile bağlarını kopardığı bir döneme denk geldi. Etiyopya 1991'de bir iç savaşın eşiğine geldiği sırada, İsrail'in casusluk ajansı Mossad, iki gün içinde 14 bin Etiyopyalıyı hava yoluyla taşıyan cüretkar bir operasyon başlattı.
Bugün İsrail'de yaklaşık 160 bin Etiyopyalı Yahudi yaşıyor. Topluluğun içinden birçok kişi uyum sağlamakta zorlanıyor ve ayrımcılık ile ırkçılıktan şikayetçi. 2019'da Etiyopya kökenli 19 yaşındaki bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından on binlerce Etiyopyalı Yahudi İsrail şehirlerinde protesto için sokaklara dökülmüştü.
Bu arada Etiyopya-İsrail devlet ilişkileri istikrarlı seyrini korudu. Netanyahu 2016'da ülkeyi ilk başbakanlık ziyareti kapsamında ziyaret ettiğinde, Addis Ababa Afrika Birliği'nde İsrail'in uzun süredir istediği gözlemci statüsüne destek veren ilk Afrika ülkelerinden biri oldu. Güney Afrika, Cezayir ve Filistin'i destekleyen diğer ülkelerin sert muhalefeti süreci 2021'e kadar geciktirdi. Daha sonra 2023'te Afrika Birliği, statünün geri çekildiğini teyit etti.
İsrail'in yardım kuruluşu Mashav, son on yılda tarım ve su alanındaki iş birliği projeleri şeklinde Etiyopya'ya yardım sağladı. Ancak Addis Ababa, Çin gibi daha zengin ortaklardan çok daha büyük fonlar alıyor. İsrail geçen yıl bazı Afrikalı gazetecileri ülkeye medya gezilerine sponsor olarak davet ettiğinde, gazetecilerin davet edildiği ülkeler arasında Etiyopya da vardı.
El Cezire'ye konuşan Hargeisa merkezli analist Moustafa Ahmad'e göre, daha yakın zamanda ise her iki ülke, Somali'nin kendi toprağının bir parçası olarak gördüğü ve İsrail'in kendi ulusal güvenliği açısından kritik addettiği Somaliland'ı desteklemeleriyle birbirine bağlanıyor.
Aralık ayında İsrail, Somaliland'i devlet olarak tanıdı ve bunu yapan ilk ülke oldu. Aylar önce, yerinden edilmiş Filistinlilerin Somaliland'a ya da bölgedeki bir diğer önemli İsrail müttefiki olan Güney Sudan'a taşınmasına yönelik planlarla ilgili doğrulanmamış görüşmeler vardı. Analistler, Güney Sudan ve İsrail'in bir diğer yakın dostu olan Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin de Somaliland'ı tanıyabileceğini öne sürüyor.
Birçok ülke ile Afrika Birliği, İsrail'in Somaliland'ı tanımasına Somali'nin egemenliğinin ihlali olduğu gerekçesiyle karşı çıktı. Buna karşın Somaliland'da pek çok kişi hamleyi kutladı ve bu hafta çarşamba günü Hargeisa, İsrail'e ilk büyükelçisini atadığını duyurdu.
Addis Ababa baskı altında
Herzog'un ziyareti sırasında gündemde hangi konuların olduğuna dair ne İsrail ne de Etiyopya ayrıntı verdi, ancak Somaliland'ın listenin en üst sırasında olması muhtemel görünüyor.
Addis Ababa, 2024'te Hargeisa ile tartışmalı bir liman anlaşması imzalayarak komşularını öfkelendirmişti. Bu anlaşma, Etiyopya'ya denize erişim sağlayacak ve bildirildiğine göre bunun karşılığında gelecekte Somaliland'in tanınması gündeme gelecekti. Büyük ve hızla sanayileşen Etiyopya, Eritre'nin 1993'te ayrılmasının ardından denize erişimini kaybettiği için karayla çevrili durumda. Başbakan Abiy, denize erişimin ülkesinin geleceği için kritik olduğunu sık sık dile getirdi.
Etiyopya ile Somali arasındaki gerilim o kadar şiddetliydi ki, analistler iki komşu arasında olası silahlı çatışma konusunda alarm verdi. Ta ki Mogadişu'nun kilit kalkınma ortaklarından Türkiye devreye girip Addis Ababa'ya Mogadişu ile koordinasyon kurması için baskı yaparak işleri yumuşatana kadar.
Analistlere göre İsrail şimdi, 850 kilometrelik kıyı şeridine sahip Somaliland'i tanıması için Etiyopya'yı daha da ileri itmeye çalışıyor olabilir. Ahmad, Hargeisa'da birçok kişinin, daha fazla ülkenin İsrail'in adımlarını izlememesinden dolayı hayal kırıklığı yaşadığını söyledi.
Ancak Addis Ababa, birçok cephede artan bölgesel yalnızlaşma ile karşı karşıyayken şu anda daha fazla baskıyı hoş karşılamayabilir.
Bunun başlıca nedenlerinden biri, Mısır ve Sudan'ın sulama için ihtiyaç duydukları su arzını engellediğini söyledikleri tartışmalı Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD).
Etiyopyalılar için ulusal gurur kaynağı olan baraj, neredeyse tamamen vatandaş bağışları ve devlet kaynaklarıyla finanse edildi. İsrailli mühendisler projeye katıldı ve İsrail'in komşularıyla gerilimin arttığı dönemde barajı korumak için Etiyopya'ya silah sattığı bildirildi, ancak İsrail hükümeti bunu reddediyor.
Aynı zamanda Addis Ababa, Eritre ile de gerilim yaşıyor. Eritre, Somali ve Mısır'a daha yakın bir konuma geldi. Her iki ülke tarihsel olarak çekişme içindeydi ve son dönemde, 2020 Tigray Savaşı ve Abiy'nin ülkesinin denize erişime ihtiyacı olduğuna dair tekrarlanan açıklamaları nedeniyle gerilim yeniden yükseldi.
Ahmad, "Addis Ababa, bu dönemde bölgesel yalnızlaşmasını pekiştirecek bir karar almaktan kaçınıyor. Çünkü Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinde etki kurmak isteyen çeşitli aktörler arasında açıkça denge kuruyor" dedi.
Addis Ababa üzerinde, statükonun sürmesini isteyen ülkelerden de baskı artıyor.
Pazar günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Etiyopya'yı ziyaret etti ve konuşmasında, "İsrail'in Somaliland'i tanıması Somaliland'in ya da Afrika Boynuzu'nun yararına değildir" dedi.
Bu açıklama Hargeisa'da tepkiye yol açtı. Hargeisa, açıklamayı Somaliland ile ortakları arasındaki ilişkileri baltalamayı amaçlayan "kabul edilemez bir müdahale" olarak niteledi.
Bu arada, Yemen'deki çatışmaya nasıl yaklaşılacağı konusunda Birleşik Arap Emirlikleri ile süregelen bir anlaşmazlık yaşayan Suudi Arabistan da şubat ayında tartışmaya dahil oldu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el Hureyci bu hafta Addis Ababa'daydı ve "bölgesel barış"ı görüştü. Bu ziyaret, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın Abiy ile görüşmek üzere kente gelmesinden iki hafta sonra gerçekleşti.
Şu ana kadar Riyad'ın Addis Ababa'yı etkileme konusunda herhangi bir başarı kaydedip kaydetmediği belirsiz.
İsrail'in bu açıdan nasıl bir sonuç alacağı da henüz net değil.
Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editröyel politikasını yansıtmayabilir.
