İsrail Gazze'den gerçekten çekilecek mi?

İsrail Gazze'den gerçekten çekilecek mi?

"Netanyahu, Trump ve Amerikalılar tarafından bu anlaşmanın uygulanmasına yönelik muhtemel adımları baltalıyor gibi görülmek istemeyecektir."

Simon Speakman Cordall | Al Jazeera | Tercüme: Mepa News

ABD Başkanı Donald Trump, Hamas'ın Gazze'deki silahlarını teslim etmeyi kabul ettiğinin açıklanmasından bu yana zafer havası içinde.

Ancak perşembe günü varılan silahsızlanma anlaşmasının şartları, İsrail'in Gazze'den çekilmesini ve yetkiyi kademeli olarak bir Filistin yönetimine devretmesini de öngörüyor. Bu şartlar, İsrailli siyasetçiler ve İsrail basını tarafından soğuk karşılandı.

İsrail hükümeti henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak adı açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, "çeşitli yayınlarda Gazze Şeridi'nde diplomatik ilerleme kaydedildiğinin bildirilmesine rağmen, İsrail'in Hamas'ın gerçek anlamda silahsızlandırılması olarak değerlendirdiği süreç gerçekleşmeden Gazze'deki mevcut mevzilerinden çekilmeyeceğini" söyledi.

Trump ise İsrail'in anlaşmadan "çok memnun" olduğunu belirtti.

Seçim intiharı

Birçok İsrailli, 7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğünde İsrail'e düzenlenen ve Gazze'den başlatılan saldırının ardından Gazze'deki Filistinlilere karşı sert tutumunu sürdürüyor. Bu durum, İsrail'in daha sonra Gazze'de 73 binden fazla Filistinliyi öldürdüğü ve bölgeyi yıktığı soykırım savaşına rağmen devam ediyor.

Mayıs ayında yapılan bir ankette, Yahudi İsrailli katılımcıların yüzde 82'si Filistinlilerin Gazze'deki evlerinden zorla çıkarılmasını destekledi. Aynı ankette katılımcıların yüzde 56'sı İsrail vatandaşı Filistinlilerin de evlerinden çıkarılmasını destekledi.

Bir ay sonra yapılan başka bir ankette ise katılımcıların yüzde 64'ü Gazze'deki Filistinliler arasında "masum kimse bulunmadığına" inandığını belirtti.

Hükümetteki bakanlar da dahil olmak üzere birçok İsrailli siyasetçi, işgal altındaki Batı Şeria'yı bölen yerleşimlere benzer yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin yakında Gazze'de de kurulacağını söyledi.

Bu nedenle İsrail'in Gazze'den çekilmesi ve bölgenin yeniden imarına yönelik adımlar atılması ihtimali birçok İsrailli açısından kabul edilemez görülüyor. Siyasetçiler de silahsızlanma anlaşmasını hızla kınadı.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, anlaşmayı "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

Ben-Gvir sosyal medyada, "Katillere yönelik suikastların durdurulması taahhüdü, Hamas'ın bir sonraki katliama hazırlanmasını kabul etmekle aynı anlama gelir. Gazze'deki suikastlar sürmeli, göç teşvik edilmeli. İsrail kazanmalı." diye yazdı.

"Göçün teşvik edilmesi" ifadesi yaygın olarak etnik temizlik anlamında değerlendiriliyor.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerdeki başlıca rakibi Gadi Eisenkot gibi merkezci kabul edilen siyasetçiler de aynı ölçüde şüpheciydi. Eisenkot, savaşın hedeflerinden, yani Hamas'ın askeri ve siyasi gücünün yok edilmesinden daha azını sağlayan herhangi bir anlaşmanın tam bir başarısızlık olduğunu söyledi.

Eisenkot, "7 Ekim sabahından bu yana yaklaşık üç yıl geçti. Hamas ise 6 Ekim akşamındakine benzer sayıda teröristle gücünü yeniden topladı." paylaşımı yaptı.

Barış siyaseti

Netanyahu henüz açıklama yapmadı. Ancak ABD-İsrail kamuoyu araştırmacısı ve danışman Dahlia Scheindlin, seçimlere yalnızca birkaç ay kalmışken Netanyahu açısından riskin yüksek olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun çok sayıda yolsuzluk suçlamasından mahkum edilmesi halinde hapis cezasından kaçınmak için muhtemelen en büyük şansı, Ekim seçimlerini kazanmasına bağlı.

Ancak muhalefet şu anda birçok ankette önde ve hükümet kurmaya yetecek sayıda sandalye kazanabilir.

Scheindlin, "Netanyahu'nun değerlendirmelerinin 7 Ekim saldırısından kaynaklanan toplumsal travmayla hiçbir ilgisi yok" dedi ve meselenin tamamen siyasetle ilgili olduğunu söyledi. "Öncelikle, muhtemelen sadece mevcut koalisyon ortaklarının ne düşündüğünü önemseyecek."

Scheindlin, Gazze'den çekilmenin söz konusu olmadığını belirterek, Netanyahu'nun koalisyonunu korumak ve sağcı seçmenleri kendisini desteklemeye teşvik etmek için atacağı adımları, kendisine karşı giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşadığı görülen ABD'deki müttefiklerini daha fazla uzaklaştırmadan gerçekleştirmesi gerektiğini söyledi.

Scheindlin, "Netanyahu, Trump ve Amerikalılar tarafından bu anlaşmanın uygulanmasına yönelik muhtemel adımları baltalıyor gibi görülmek istemeyecektir. Bu nedenle İsrail ordusunun Gazze içindeki konumunda oldukça sembolik bazı değişiklikler yapabilir" dedi.

Scheindlin'e göre uygulanabilecek yöntemlerden biri, İsrail ordusunun Ekim 2025 ateşkes anlaşması kapsamında bulunması gereken mevzilere geri çekilmesi olabilir. İsrail, bu anlaşmadan bu yana 1200'den fazla Filistinliyi öldürdü ve anlaşmayı göz ardı ederek kontrolü altındaki alanı defalarca genişletti.

Trump'ı memnun etmek

ABD'nin İsrail'den beklentilerini yönetmek, yalnızca Netanyahu için değil, ülkenin liderliği için yarışan tüm siyasetçiler açısından muhtemelen bir sorun olacak.

Adı açıklanmayan bir ABD'li yetkili, İsrail'in silahsızlanma anlaşmasına uymaması halinde Trump'ın "çok ama çok hayal kırıklığına uğrayacağını" söyledi.

California Üniversitesi Los Angeles Kampüsünde İsrail araştırmaları profesörü olan Dov Waxman, "Netanyahu zaten herhangi bir hükümet kurmak için zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya. Bunu kabul ederse işi daha da zorlaşır" dedi.

Netanyahu daha önce Gazze konusunda İsrail'e getirilen şartların etrafından dolaşmayı ve aşırı sağcı koalisyonundaki birliği korumayı başardı. Koalisyonun bazı üyeleri, savaş Hamas'ın tamamen yenilgiye uğratılmasıyla sona ermezse hükümeti düşürmekle defalarca tehdit etti.

Netanyahu son anlaşma konusunda şimdilik sessiz kalabilir, ancak sonunda konuşmak zorunda olacak.

Waxman, "Bu gerçek bir sorun olabilir. Çünkü anlaşmayı eleştirirse Trump'ı öfkelendirme riski taşır. Trump henüz İsrail seçimlerinde onu desteklemese de Netanyahu, seçim sürecinde kendisine bir tür hediye sunmasını umuyor olmalı. Bu, affedilmesi için yeni bir çağrı veya Suudi Arabistan ile normalleşme olabilir, belki de ikisi birden. Ancak Trump'ı yanında tutmak zorunda." dedi.

İsrail kamuoyunda, İsrail'in güvenliğinin Trump yönetiminin önceliklerinin başında yer almaya devam ettiğine yönelik şüpheler artmış olsa da ABD'nin güvenlik şemsiyesine duyulan ihtiyaç, kamuoyunun ve siyasi kurumların büyük çoğunluğu tarafından kabul ediliyor. Bu çevrelerin bazıları, bu ilişkideki muhtemel herhangi bir çatlağı Netanyahu'yu eleştirmek için kullanıyor.

İsrail Bölgesel Dış Politikalar Enstitüsü Mitvim'in başkanı ve kurucusu Nimrod Goren, "Netanyahu geçmişte bu tür meseleleri yönetmekte çok başarılı olduğunu gösterdi" dedi.

Goren, "Trump'ın açıklamasını yapmasını, imza törenini düzenlemesini ve gereken tüm görüntülerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Ancak Gazze'den çekileceğini düşünmüyorum" dedi.

İsrailli analist şu ifadeleri kullandı:

"Onun çekilme fikrinin kamuoyunun ötesine geçtiğini düşünüyorum. Bu, onun bütün felsefesine, ideolojisine ve dünya görüşüne aykırı: İsrail'in sınırlarının ötesinde ve kötü niyetlerin eyleme dönüşebileceği her yerde bulunması gerektiği düşüncesine. Çekilmeyi tartışmak yerine, seçimlere doğru ilerlerken gerilimi daha da tırmandıracağını düşünüyorum."

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.