İsrail ile Hizbullah'ın Güney Lübnan'daki yeni stratejileri ne?
"Alanların kontrolü ve İsrail güçleri için hareket özgürlüğü artık Hizbullah açısından çok fazla şey ifade etmiyor."
Louay Faour | New Arab | Tercüme: Mepa News
İsrail, 1982 ile 2000 yılları arasında Güney Lübnan'ı işgal ettiğinde kontrolü sürdürmek şu anlama geliyordu: Bölgede konuşlandırılmış binlerce asker, güçlendirilmiş askeri ileri karakollar ve yeni kurulmuş Hizbullah'ın gerilla savaşı yürüten savaşçılarıyla günlük çatışmalar.
Neredeyse 30 yıl sonra savaş alanı temelden farklı görünüyor.
Bugün İsrail, "Sarı Hat" adını verdiği tampon bölge içinde Güney Lübnan'ın geniş kesimlerini işgal ediyor. Sınır kasaba ve köylerinin tamamı yerle bir edildi ve yüz binlerce yerel sakin yerinden edilmiş durumda kalmaya devam ediyor.
Ancak çatışma analistlerine göre İsrail'in stratejisi artık yalnızca kalıcı bir askeri varlığa dayanmıyor. Bunun yerine İsrail giderek daha fazla gözetleme İHA'larına, yapay zekaya, hassas istihbarata ve hızlı saldırı kabiliyetlerine bel bağlıyor. Bu kabiliyetler, İsrail'in 2000 öncesinde sürdürülemez olduğu ortaya çıkan türden bir işgali sürdürmeden savaş alanını izlemesine, hedef almasına ve şekillendirmesine imkan tanıyor.
Bu sırada İran destekli Hizbullah da bu yeni stratejiye uyum sağlamaya çalışıyor. Son iki yılda liderlik kadrosunda, silah stoklarına ve militan altyapısında benzeri görülmemiş kayıplar yaşayan Şii grup, FPV İHA'ları ve tanksavar füzeleri kullanan merkezi olmayan gizli hücreleri tercih ediyor ve İsrail güçlerine mümkün olduğunca fazla zarar vermeyi amaçlayan gerilla savaşı taktiklerine geri dönmüş durumda.
Armed Conflict Location & Event Data Project (ACLED) Ortadoğu Yardımcı Araştırma Müdürü Nasser Khdour'a göre İsrail, askeri analistlerin "dinamik ileri savunma" olarak tanımladığı yaklaşıma geçiyor gibi görünüyor. Bu yaklaşım, Lübnan içinde çok sayıda asker bulundurmak yerine gözetleme, İHA'lar ve hızlı hassas saldırılara dayanıyor.
Khdour, The New Arab'a yaptığı açıklamada, "İsrail'in Lübnan içinde kalıcı üsler bulundurduğu eski modele dönmek istediğini düşünmüyorum." dedi ve ekledi: "Bu üsler kırılgan olur ve Hizbullah tarafından saldırıya uğrar. Asker sayısını azaltmak, nüfuz, izleme ve saldırı kabiliyetini azaltmak anlamına gelmiyor."
Savaş alanını yeniden şekillendirmek
Lübnan'daki genel şiddet, 26 Haziran'da imzalanan üçlü çerçeve anlaşmasının ardından azalmış olsa da ACLED verileri, İsrail operasyonlarının daha seyrek olmaktan ziyade daha planlı hale geldiğini gösteriyor.
Güney Lübnan içindeki İsrail topçu ateşi, hava saldırıları ve İHA saldırıları 21 Haziran'dan sonra keskin biçimde düştü. 1-20 Haziran arasında günde ortalama yaklaşık 60 saldırıdan, 21 Haziran-6 Temmuz arasında günde yaklaşık 7 saldırıya geriledi.
Aynı dönemde topçu ateşi ve tank ateşi, İsrail operasyonlarında hava ve İHA saldırılarına kıyasla daha büyük bir pay oluşturdu. Bu da İsrail'in sık hava saldırılarını sürdürmek yerine tampon bölge çevresinde baskıyı korumaya yöneldiğini gösteriyor.
Khdour'a göre bu örüntü, yalnızca Hizbullah saldırılarına yanıt vermekten ziyade daha geniş bir askeri hedefe işaret ediyor:
"İsrail artık yalnızca tek tek Hizbullah saldırılarına karşılık vermiyor. Tampon bölgeyi korumayı, Hizbullah'ın Güney Lübnan'daki mevzilerini güçlendirmesini engellemeyi ve Hizbullah'ın Litani'nin kuzeyindeki stratejik altyapısını zayıflatmayı amaçlayan daha geniş bir harekat yürütmeye çalışıyor gibi görünüyor."
Litani Nehri'nin kuzeyinde İsrail güçleri, Nebatiye'ye bakan Ali et Tahir Sırtı gibi stratejik noktalar çevresinde faaliyetlerini sürdürdü. İsrail askerleri haftalardır Ali et Tahir'i ele geçirmek için Hizbullah savaşçılarıyla çatışıyor. İsrail ordusu, burada Hizbullah'a ait geniş bir yeraltı askeri kompleksi bulunduğunu söylüyor.
ACLED ayrıca ateşkes döneminde bina yıkımında keskin bir artış kaydetti. Khdour bunun sahadaki gerçekliği yeniden şekillendirme girişimlerini yansıttığını düşünüyor.
Tampon bölge alanındaki onlarca kasaba ve köy ya neredeyse tamamen dümdüz edildi ya da ağır şekilde yıkıma uğradı.
Khdour, İsrail'in Güney Lübnan içinde yeni kalıcı askeri üsler inşa ettiğine dair çok az kanıt olduğunu söyledi. Ancak köylerin temizlenmeye ve altyapının yok edilmeye devam etmesi, İsrail'in büyük ve kalıcı bir konuşlanma olmadan bile uzun vadeli askeri hakimiyeti destekleyebilecek şekilde araziyi hazırladığını düşündürüyor.
İsrail Savunma Bakanı Katz: Güney Lübnan'ı Gazze'ye çevirdik, 20 bin evi yıktık
Hizbullah'ın yeni taktikleri: Daha az füze, daha fazla İHA
Hizbullah'ın üst düzey komuta yapısının büyük bölümünün suikastlarla hedef alınması, füze cephaneliğinin önemli kısımlarının yok edilmesi ve 2024'teki çağrı cihazı ve telsiz saldırıları dahil derin istihbarat sızması, grubun kabiliyetlerini temelden değiştirdi.
Khdour, Hizbullah'ın önemli ölçüde zayıfladığı konusunda hemfikir. Ancak bunun yalnızca askeri çöküş olarak yorumlanmaması gerektiğini savunuyor:
"Operasyonlardaki bu azalmanın yalnızca Hizbullah'ın kabiliyetinin azalmasıyla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Hizbullah, çatışmayı yeniden başlatmanın yeni bir strateji gerektireceğini anladı."
Grup, İsrail ilerleyişini konvansiyonel savaş yoluyla durdurmaya çalışmak yerine, FPV İHA'ları, tanksavar silahları ve tüneller arasında gizlice taşınabilen daha hafif ekipmanlarla donatılmış daha küçük gerilla birliklerine giderek daha fazla bel bağlıyor. Bu tünellerin birkaçını İsrail daha önce imha etti.
Khdour, "Tek bir kişi bir FPV İHA'sı ateşleyebilir ve İsrail güçlerine ciddi maliyetler yükleyebilir." dedi.
ACLED, 2 Mart ile 20 Haziran arasında Güney Lübnan içinde faaliyet gösteren İsrail güçlerine karşı 800'den fazla uzaktan saldırı kaydetti. Bunların yaklaşık yüzde 47'sinde İHA'lar kullanılırken, yaklaşık yüzde 53'ünde roketler, topçu atışları ve tampon bölge boyunca İsrail askerlerini, tanklarını, askeri mevzilerini ve birlik hareketlerini hedef alan güdümlü tanksavar füzeleri kullanıldı.
Khdour, "Bu, İsrail'in son ateşkesten önceki son haftalarda operasyonlarını, tampon bölgeye ve Kuzey İsrail'in Celile Parmağı bölgesindeki kasabalarına bakan Şekif bölgesi ve Ali Tahir Sırtı gibi Litani Nehri'nin kuzeyindeki alanlara kadar genişletmesinin nedenlerinden biriydi." dedi.
Khdour'a göre FPV İHA'ları ve güdümlü tanksavar silahlarının kullanımı, Hizbullah'ın kitlesel roket ateşine dayanmak yerine daha küçük ve daha hareketli birliklerle hasarı en üst düzeye çıkarma çabasını gösteriyor.
Khdour, "Alanların kontrolü ve İsrail güçleri için hareket özgürlüğü artık Hizbullah açısından çok fazla şey ifade etmiyor." dedi.
Mart ayından bu yana yenilenen çatışmalar sırasında ACLED verileri, Hizbullah'ın İsrail'e karşı İsrail hava savunmaları tarafından önlenen mühimmatlar dahil 1100'den fazla saldırı düzenlediğini gösteriyor. Grubun İHA kullanımı önceki çatışma turlarına kıyasla artsa da roketler saldırıların yaklaşık yüzde 70'ini, İHA'lar ise yaklaşık yüzde 30'unu oluşturdu.
Hedeflerin çoğu, Hizbullah'ın Kuzey İsrail'de günlük hayatı aksatma ve Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı sürdürme stratejisini yansıtacak şekilde Kuzey İsrail'deki yerleşimlerdi. İsrail ordusu, Güney Lübnan'daki tampon bölgesinin ve genişletilmiş savunma hattının Kuzey İsrail kasabalarına yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmayı amaçladığını iddia ediyor.
Hizbullah’ın fiber optik İHA’ları İsrail’i zorluyor
Teknolojik üstünlük ve Hizbullah'ın uyum çabası
Yapay zeka destekli istihbarattan gözetleme İHA'larına ve hassas saldırılara kadar İsrail'in teknolojik üstünlüğü, Güney Lübnan'da gücü elinde tutma biçimini dönüştürdü.
Ancak Khdour, teknolojinin tek başına bir gerilla hareketini ortadan kaldıramayacağını düşünüyor:
"Teknoloji artık İsrail'in askeri stratejisinin her yerde merkezi bir parçası: Gazze'de, Lübnan'da ve Suriye'de. Ancak bu kabiliyetin sınırları var. Savaşmak ve direnmek isteyen unsurların devam etmesi için hala alan var."
Hizbullah'ın merkezi olmayan yapısı, daha fazla operasyonel gizlilik ve daha küçük savaş hücrelerine dayanması, grubun İsrail'in istihbarat üstünlüğüne halihazırda uyum sağlamaya başladığını gösteriyor.
Khdour, "Sırf İsrail teknolojiye sahip diye bunun grubu ortadan kaldıracağı anlamına geldiğini söyleyemeyiz." dedi.
İsrail'in Washington çerçeve anlaşması kapsamında gerçekten çekilip çekilmeyeceği belirsizliğini koruyor. Ancak çekilse bile bazı analistler, çatışmanın bir sonraki aşamasının kalıcı işgale hiç bağlı olmayabileceğine inanıyor.
Bunun yerine mevcut gerçekliklere bakıldığında Güney Lübnan, gözetleme, yapay zeka ve hassas ateş gücünün sahadaki askerlerin yerini almaya çalıştığı, Hizbullah'ın ise silahsızlanmayı reddetmesi halinde hayatta kalmanın yeni yollarını aradığı yeni bir savaş modelinin deneme sahası haline gelebilir.
